DOLAR 7,8799
EURO 9,5584
ALTIN 466,147
BIST 1322,1
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu

Resimli-Videolu Ayasofya Tarihi

Resimli-Videolu Ayasofya Tarihi
REKLAM ALANI
25.07.2020
221
A+
A-

Ayasofya Caminin Tarihi

Ayasofya anıtsal bir yapı olarak dünya çağında bir üne sahiptir. Geçmişte 482 yıl boyunca cami ve 916 yıl boyunca kilise olarak kullanılan bu muhteşem yapı 24.07.2020 tarihinde Danıştay kararıyla yeniden cami olarak ibadete açılmıştır.

Ayasofya 1985 yılından beri önemli bir UNESCO Dünya Mirası alanıdır. Ayasofya’nın 1400 yılı aşkın bir süredir bu şehir ve tüm dünya için önemli bir yere sahipti.  Ayasofya ile ilgili birçok manevi ve metafizik hikayeler ve efsaneler vardır.

Ayasofya Tarihi! Ayasofya Kaç Yılında Yapıldı? Ne Zaman Müze Oldu?

Dünya mirası olarak UNESCO tarafından korunan tarihi yapılardan biri olan Ayasofya, aynı zamanda en eski şehir simgelerinden biridir. Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethedilmesinden sonra camiye çevrilen Ayasofya, Cumhuriyet’in kuruluşunun ilk yıllarında müze olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Danıştay tarafından alınan son kararla birlikte 24 Temmuz 2020 tarihinde camiye dönüştürülerek, yeniden ibadete açılmıştır.

Ayasofya Camii’nin Tarihi

Türkiye’nin en çok turist çeken, tarihi yapılarından biri olan Ayasofya’nın 15 asırlık tarihi vardır. İstanbul fetih edilmesinden sonra 500 yıl cami olarak kullanılan Ayasofya, Cumhuriyetin ilan edilmesinden kısa bir süre sonra müze statüsüne çevrilmiştir.

İstanbul’un tarihi yarımadası Fatih ilçesine bağlı olan Sultanahmet meydanında bulunan Ayasofya, ziyaretçilerini büyüleyen bir mimaridir. İlk yapıldığında Bizans Kilisesi olarak yapılan tarihi yapı, 3 kez isim değiştirmiştir.

İlk adı Megale Ekklesia (Büyük Kilise), İmparator Constantinos ‘un (324–337) oğlu İmparator Constantios (337–361) tarafından 360 yıllarında yapıldığı bilinmektedir. Bu kilise bazilikal planlı ve ahşap çatılıdır. 404 yılında İmparator Arcadios’a karşı, çıkan halk ayaklanmasında bir kısmı yakılmış ve harap edilmiştir.

2. Kilise Kilise İmparator II. Theodosios (408–450) tarafından Mimar Ruffinos’a 415 yılında inşa ettirilmiştir. Bu yapıda yine ahşap çatılı ve bazikal planlı olarak yapılmıştır. 2. Ayasofya’da İmparator Iustinianos’a ( 527–565) karşı 532 yılında başlayan ve tarihte Nika ayaklanması adıyla bilinen isyan sonucunda yakılmış ve yıkılmıştır.

Ayasofya’nın son ve bugünkü hali İmparator Iustinianos tarafından Miletos’lu (Milet) Isidoros ile Tralles’li (Aydın) Anthemios ‘a, o dönemin önemli iki mimarına yaptırılmıştır. Ayasofya’nın yapımına 23 Şubat 532 tarihinde başlanmıştır.

Binanın yapımı 1000 usta ve 10.000 işçinin çalışmasıyla, 5 yılda tamamlanmıştır. 27 Aralık 537 tarihinde ibadete açılmıştır. Ayasofya’da VI. yüzyılda yapılan, orjinal tavan mozaiklerinin bitkisel ve geometrik motifli halleri günümüze kadar ulaşmıştır. Ancak tasvirli mozaiklerin ikonaklazma akımının bitiminden sonra yapıldığı bilinmektedir.

Ayasofya’nın Camiye Çevrilmesi

Fatih Sultan Mehmet tarafından 1453 yılında İstanbul’ın fethi ile birlikte çamiye çevrilmiştir. Çeşitli kaynaklarda yer alan bilgilere göre bu sırada harap olan Ayasofya, İstanbul’un fethinden sonra onarım ve güçlendirme çalışmaları yapılmıştır.

Bu dönemden sonra hiçbir tahribata uğramamış ve günümüze kadar en güzel ve görkemli haliyle gelmiştir. Ayrıca yapının mimarisinde yapılan ilave Osmanlı mimari unsurlarıyla kutsal bir mekan ve ibadethane olarak varlığını sürdürmektedir.

Yapıya XVI. ve XVII. yüzyıllarda mihrap, minber, vaaz kürsüleri, ahşap korkuluklar ilave edilmiştir. Sultan I.Mahmut döneminde kütüphane eklenmiştir.

Yapıda yer alan çiniler XVI. yüzyılın ender örneklerindendir. Sultan III. Murat zamanında minareler eklenmiştir. Ayasofya avlusu içerisinde I. Mahmut tarafından yaptırılan şadırvan ve Sıbyan mektebi ve Sultan Abdülmecit döneminde muvakkithane yaptırılmıştır. Ayasofya’da 3 adet türbe bulunmaktadır.

Ayasofya’nın güney avlusunda III. Murat türbesi, Sultan III. Mehmet türbesi, Sultan II. Selim Türbesi, Şehzadeler Türbesi inşa edilmiştir. Bizans döneminde Vaftizhane olan yapı ise Sultan I. Mustafa ve Sultan İbrahim türbesi haline dönüştürülmüştür. Fatih Sultan Mehmet Ayasofya’yı camiye çevirdikten sonra, kuzey tarafına medrese inşa ettirmiştir.

Ayasofya Ne Zaman Müze Oldu?

Mustafa Kemal Atatürk’ün önerisiyle, 24 Kasım 1934’te alınan Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye statüsüne dönüştürülerek, 1 Şubat 1935’te ziyarete açılmıştır. Dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından verilen onay ile başlayan çalışmalar, 15 yıl sürdü ve 1947’de tamamlandı.

1996 yıllında  Dünya Anıtları İzleme listesine alınan Ayasofya’nın kubbesi ve minareleri, Dünya Anıtları Fonu’nun da desteğiyle 1997-2002 arasında restore edilmiştir. Müze aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alarak UNESCO tarafından korunmaktadır.

Ayasofya Camii’nin Ne Zaman Yapıldı?

Ayasofya Doğu Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiştir. Doğu Roma İmparatorluğu Dönemine ait en büyük yapıdır. Kilise olarak yapılan bu muhteşem yapı aynı yerde 3 kez yeniden inşa edilmiştir.

İlk adı İmparator Konstantios tarafından 360 yılında yaptırılan Megale Ekklesia (Büyük Kilise)’dir. İkinci adı İmparator II. Theodosis tarafından 415 yaptırılarak Hagia Sophia (Kutsal Bilgelik) olarak 5. Yüzyıldan İstanbul’un Fethine kadar kullanılmıştır. Bu yapılan kliseler halk ayaklanmaları sırasında yıkılmıştır.

Ayasofya’nın üçüncü ve günümüze kadar gelen hali İmparator Justinianos tarafından iki önemli mimara yaptırılmıştır. Bu mimarlar Tralles’li (Aydın) Anthemios ve Miletos’lu (Balat) İsidoros’ tur.

16. ve 17. Yüzyılar arasında Ayasofya Camii’ne minber, mihraplar, müezzin mahfilleri, maksureler ve vaaz kürsüsü eklenmiştir.

Ayasofya Camii’nin dışına farklı dönemlerde yaptırılan medrese, muvakkithane, güneş saatleri, minareler, sıbyan mektebi, şadırvan, sebiller, mütevelli heyeti odası ile Ayasofya, Osmanlı Dönemi’nde kompleks bir yapı haline gelmiştir ve günümüzdeki muhteşem görünümüne ulaşmıştır.

Ayasofya Camii’nin içi

Caminin içi Osmanlı ve Bizans ihtişamının harika bir karışımıdır. Altına yazılan kutsal metinleri taşıyan birkaç dairesel ahşap plaka vardır. :

• Meryem Mozaiği – Bu sadece ana çıkış kapısının üstünde! 11. yüzyıla kadar uzanan Meryem Ana mozaiği, sağda Büyük Konstantin ve solda Justinian tarafından sınırlanmıştır. Her ikisi de popüler Bizans imparatorlarıydı.

• Ağlayan Sütun – İmparatorluk Kapısı’nın kuzey kısmında yer almaktadır. Tarihte bu sütun St.Gregory adlı bir mucize işçi tarafından yapılmıştır. Parmaklarınızı sütuna koyduğunuzda tüm hastalıkla şifa olduğu söylenmektedir.

• Osmanlı Mezarları – İznik çinileri ile yapılmış beş Sultan’ın mezarları bulunmaktadır.

Ayasofya Cami

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.