DOLAR 7,6952
EURO 8,9868
ALTIN 460,662
BIST 1102,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu

Peygamber Efendimiz Hayatı kısaca

Peygamber Efendimiz Hayatı kısaca
REKLAM ALANI

Peygamber efendimiz hayatı kısaca anlatacağız. Hz. Muhammed (s.a.v) 571 yılında Mekke’de dünyaya gelmiştir.  Mekke’nin en kalabalık kabilesi olan Haşimoğulları kabilesinden gelmektedirler. Babası, Abdullah, Annesi ise Amine Hatundur. 

Peygamber efendimiz hayatı kısaca anlatacağız akıllarda kalsın diye. Yoksa ciltlerle kitap yazılsa yeridir. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Süt annesi Halime Hatun’dur. Peygamber Efendimiz’in dedesi Abdülmuttalip, olup Mekke’nin ileri gelen isimlerinden biridir.

Peygamber Efendimiz(s.a.v.) 6 yaşında iken annesini kaybetmiştir. Annesinin ölümü üzerine 8 yaşına kadar dedesinin yanında sonra da Ebu Talip olan amcasının yanında kalmaya başlamıştır. Ebu Talip’ten ticaret yapmayı öğrenmiş ve Arabistan dışına çıkarak Suriye ve Yemen gibi yerleri de gezmiştir.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) kendi kabilesi gibi putlara tapmamış ve doğru sözlü ve güvenilir biri olmuş ve buna bağlı olarak da Muhammed’ül Emin lakabını almıştır.

Bu lakap güvenilir Muhammed (s.a.v.) anlamına gelmektedir. Ticaretle uğraşan Hz. Hatice ise onun hanımı olacaktır. Hz. Hatice’nin yanında çalışarak ondan ticareti öğrenmiş ve bir süre sonra da 25 yaşında iken onunla evlenmiştir.

Kuran’ın İnişi

Hz. Hatice, saygın ve zengin bir kadın idi. Hz. Muhammed, her türlü sorunda ve anlaşmazlıkta hakem olarak başvurulan saygın ve önemli bir kişilik idi. Her zaman taraflar arasında uzlaştırıcı gücünü korumuş ve yardıma ihtiyacı olan herkese yardım etmiştir.

Hz. Muhammed(s.a.v.) doğduğu günden beri tek bir Allah’ın varlığına inanmıştır. Hiçbir zaman putlarla alakası olmamıştır. Her daim yüksek ahlak üzerine yaşamıştır. 40 yaşında iken Mekke yakınlarında bulunan Hira mağarasına bulunduğu bir zamanda Ramazan ayının 27.gecesi Hz. Cebrail (a.s.) vasıtasıyla vahiy kendisine inmiştir.

Vahiy kendisine indikten sonra peygamber olan Hz. Muhammed (s.a.v) insanları yeni ve hak bir din olan İslam’a davet etmiştir. İlk Müslüman olanlar, Hz. Hatice, Hz Ali, ve Hz. Ebubekir’dir.

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) getirdiği dine inananların artması ve İslam’ın güçlenmesi ile Kabileler telaşa düşmüş ve bir çözüm aramaya çalışmışlar. Bunun üzerine hem Peygamber efendimizi (s.a.v.) caydırmak hem insanları İslam’dan uzaklaştırmak için ve kendi batıl tanrılarına inanmalarına devam etmeleri için baskı ve işkence uygulamaya başlamışlar.

İşkenceler ve baskılar artınca zayof ve ihtiyar kişilerden oluşan bir kafilenin Habeşistan ülkesine göç etmelerine izin verildi.

Habeşistan hükümdarı Hristiyan idi, ancak tek tanrı inancını benimsedikleri için, Müslümanlara herhangi bir kötülük yapılmayacağından bahsediyordu. Buna güvenerek böyle bir karar alındı. Hakikaten de öyle oldu. Hatta Habeş kralının Müslüman olduğu rivayet edilir.

Mekkeli müşrikler durmadılar Müslümanlar ile var olan bütün ilişkileri kestiler, bunlara ticaret, akrabalık ve diğer her türlü ilişkiler dahildir. Peygamber efendimizin (s.a.v.)  amcasının o yıl ölmesi ile beraber, Müşrikler bunları fırsat bilerek Hz. Muhammed’e ve onun dinine inanlara karşı baskılarını ve işkencelerini artırmaya başlamıştır. Baskıların şiddetlenmesiyle hicret kararı alındı.

Hicret

Hz. Muhammed, ona inananlarla birlikte 622’de Medine’ye göç ettiler, bu olaya Hicret denmektedir. Medine’ye göç edenlere Muhacir, onları karşılayanlara ise Ensar denmektedir.

Hicret ile İslam iki üç şehre yayılmaya başladı. Göç etme ile, Peygamber Efendimiz Muhammed ve ona inananlar her türlü baskı ve işkenceden bu şekilde kurtuldular.

Birtakım anayasa ve kurallar kabul edilerek işleme konuldu ve İslam Devlet’inin ilk temelleri de böylece atılmış oldu. Ancak hicreti içlerine sindiremeyen müşrikler bu işin arkasını bırakmadılar ve savaş ilan ettiler.

Bedir savaşı ile büyük bir hayal kırıklığına uğradılar ve mağlup oldular. Bu savaşta müşriklerin ileri gelenleri dahi öldü. Bu savaşın intikamını almak için yapılan Uhud savaşında Peygamber efendimiz (s.a.v.) emirleri tam yerine gelmemesinden kaynaklı Müslümanlar son anda yenildiler.

Arkasından yapılan hendek savaşı tam karşılıklı mücadele içinde geçti müşrikler bu savaşta da beklediklerini bulamadılar. Bu savaşta hendekler kazılmış ve bu fikri Selmani Farisi vermiştir.

Bu hadiselerden sonra zahiren zararlı ama perde arkasında Müslümanlara maddi ve manevi fetih kapıları açan Hudeybiye antlaşması yapıldı. Devamlı olarak İslam’ın aleyhinden haince planlalar yapan Yahudilerle Hayber savaşı yapılmış ve Hayber kalesi alınmıştır.

630 yılında ise savaş yapılmadan Mekke fethedilmiştir. Mekke’nin alınmasıyla İslam tam bir devlet olmuş ve İslamiyet hızla yayılmaya devam etmiştir.

Velhasılıkelam

Peygamber efendimiz (s.a.v.) 63 yaşında hayatını gözlerini yummuş ancak arkasında içten samimi binlerce sahabe ve milyonlarca İslam’a inanan kişiler bırakmıştır. Şimdi bile dünyanın yarısına yanım kişi onu görmedikleri halde ona iman edip getirdiği hakikatle iman ediyorlar.

REKLAM ALANI
ETİKETLER:
YORUMLAR