DOLAR 7,717
EURO 9,0174
ALTIN 462,253
BIST 1102,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu

Gülümseten bir kıssa : Takkeci İbrahim Efendi

Gülümseten bir kıssa : Takkeci İbrahim Efendi
REKLAM ALANI
09.06.2020
153
A+
A-

Osmanlı zamanında meydana gelen öyle olaylar, kıssalar ve hikayeler var ki birbirinden ilginç ve ibretlik oluyor. İşte onlardan birisi de Takkeci İbrahim Efendi hikayesi de okuyunca bizi tebessüm ettiriyor.

Takkeci İbrahim Efendi İstanbul Topkapı surlarının hemen yanında bulunan küçük bir kulübede hayatını devam ettiren ve geçimini takke satarak sağlayan fakir mübarek biriymiş. Rızkını ve iaşesini namaz takkesi örerek ve onları satarak temin edermiş. Kendisi yoksul ve fakir olmasına karşın, gönlü zengin ve içten samimi biriymiş.

İbrahim Efendi’nin en büyük isteği ise bir cami yaptırmakmış. Onun bu arzusunu bilen arkadaşları Takkeci İbrahim Efendi’ye nasıl yaptıracaksın camiyi? Zaten geçimini zor elde ediyorsun, bu kadar parayı nereden bulacaksın?  diyerek takılıyorlarmış.

Ancak Takkeci İbrahim Efendi bunlara rağmen umudunu kaybetmez ve devamlı Allah’a dua eder ve dermiş ki; ümit ederim ki dualar kabul ola ve deryalar tutuşa. Böylece cami yaptırma isteği gün be gün artmış.

Bir gün rüyasında birini görür. Bu zat Takkeci İbrahim Efendi’ye: “Senin rızkın 2 salkım üzümdedir, Bağdat’a git” demiş. Takkeci İbrahim Efendi heyecanla uyanmış ve “Hayır olsun inşallah!” demiş. Ama rüyasına da bir türlü anlam verememiş.

Bir gün sonra sabah namazını kılmadan aynı rüyayı, bir daha açık bir şekilde görmüş. Yine “Hayır olsun inşallah” demiş. Bu sefer Bağdat’a gitsem mi, diye düşünmeye başlamış. Lakin bir türlü karar verememiş.

Takkeci İbrahim Efendi Bağdat yolcusu

Aynı rüyayı bir kez daha görünce demiş ki “Bize artık yol göründü.” Arkasından kimseye bir şey demeden, hazırlanarak Bağdat’a giden kervanlardan birine katılmış.

Takkeci İbrahim Efendi kervanla birlikte uzun bir yolculuk yapar ve sonunda Bağdat’a gelir. Bir han’a girer ve masaya oturarak yanında getirdiği ekmeğini yemeye başlar. Onun kuru bir ekmek yediğini gören hancı ona acır ve kapının önündeki asmadan 2 salkım üzüm kopararak İbrahim efendiye verir. İbrahim efendi ise hızlıca üzümleri yer ve kalkar.

 Hancı bu duruma şaşırmış ve Takkeci İbrahim Efendi’ye: Sen kimlerdensin, Necisin? Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun? Ve bu telaşının nedeni nedir? diye sual etmiş. 

O ise bir rüya gördüğünü, bu rüya üzerine İstanbul’dan Bağdat’a geldiğini söylemiş. Arkasından rüyasını anlatmış. Lakin adını söylememiş. Bunları dinleyen han gülümsemiş ve Be adam bir rüya gördün ve iki salkım üzüm için İstanbul’dan kalkıp ta Bağdat’a mı geldin.

Bir zat da bana rüyamda bir kaç kez İstanbul’da Takkeci İbrahim Efendi adında biri var onun kulübesinin ocağının hemen altında gömülü iki küp altın var. Git o küp altınları al der ama ben o iki küp altın için İstanbul’a gitmiyorken; sen iki salkım üzüm için Bağdat’a gelmişsin. Allah sana akıl fikir versin demiş.

Hancının bu sözlerini dinledikten sonra hemen İstanbul’a dönmüş ve kulübesinde ocağın altında 2 küp altını bulmuş. Bugün Topkapı’daki Takkeci İbrahim Ağa adı ile bilinen camiyi bu altınlarla yaptırmış.

Allah o ve unun gibi mübareklere rahmet eylesin.. 

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.