DOLAR 7,8264
EURO 9,2833
ALTIN 482,803
BIST 1219,6
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sağanak Yağışlı

Bir İman Esası Olarak: Ahirete İman

Bir İman Esası Olarak: Ahirete İman
REKLAM ALANI
06.07.2020
188
A+
A-

Ahirete iman demek her şeyin sonu olduğu gibi bu dünyanın süresi de dolacak, sonra yeniden başlayacak ve sonsuza kadar devam edecek olan zamana olup, bu zamanın başlangıcı, kıyamet dediğimiz dünya hayatının sonudur.

İnsanların kıyamet ile birlikte yeniden dirilmeleri yani haşir, hesap ile sual, mizan, kıldan ince sırat köprüsünden geçiş akabinde cennet ve cehenneme dahil olmak bunların hepsi ahiret hayatında olacak, insanın başına gelecek şeyler olup bunların tamamına kısaca ahirete iman diyoruz.

Ahirete İman Nedir?

Ahirete iman dediğimizde; kıyametin kopmasıyla birlikte başlayacak vakti, her şey gibi dünyanın dahi ömrünün sona ermesiyle birlikte her şeyin başka şekle girmesini, insanların kabirlerinden kalkıp tekraren dirilmesini, dünyada işlenen fiillerden hesaba çekilmeyi, amel defterleri ile hiçbir şeyin zayi olmadığını, sırat köprüsünden geçilerek amelleri iyi olanların ebedi cennete, amellerinin kötü olanların ebedi cehenneme gideceği aklımıza gelir.

Ahiret Gününe İmanın İnsan Hayatı Üzerindeki Tesirleri Nelerdir?

Kıyamet ile ahiret gününün başlaması ve bundan sonra olacaklara iman etmenin iman esasları arasında hususi ve önemli bir yeri vardır. Kur’an-ı Kerîm’de birçok kez “Allah’a ve ahiret gününe iman” olarak geçer.

Allah’ın kudreti ve iradesi ile bu dünyaya gönderilen insan, az çok burada yaşadıktan sonra ölecek ve kabre girecektir. Lakin insanın içindeki nurani hakiki varlığı olan ruh yaşamaya devam edecektir.

İnsanı ilk defa hiçten yoktan yaratan Allah, onun cismi çürüse dahi kıyamet günü tekrar yaratacaktır. Ruhunu ona vererek tekrar diriltecek ve bu dünyada işlediklerinden hesaba çekilip ceza veya mükafatını alacaktır.

Onun için insanın, dünya hayatına ve saadetine çalıştığından daha çok ahiret hayatına ve saadetine çalışması gerekir. Esasen bu dünya bir imtihan yeri ve ahiretin ekin mahalli yani tarlasıdır. Burada ne ekilirse ne yapılırsa orada karşımıza o çıkacaktır.

Ahiret hayatında karşımıza güzel şeylerin çıkmasını istiyorsak Allah’ın emirlerine uymak, yasaklarından kaçmak, hayırlı işleri yapmak, böylece Allah’ın rızasına götürecek iler yapmak elzemdir.

Ahirete imanın ehemmiyetini bu şekilde ifade ettikten sonra, insan hayatı üzerindeki etkisini de şöyle yazabiliriz.

Ahirete iman bize her daim Allah`ı hatırlatır, cennet ve cehennemi hatırlatır.  Bu hal üzeri kendisi daima her halinde ve zamanda O`nun huzurunda bilir. Yaptıklarının kedisini nereye götüreceğini bilir ve hayatı ona göre şekil alır.

Bu halde olan insanın aklında kötü şeyler barınmaz. Olsa bile onunla mücadele edebilir. Yani hem kendisine hem topluma zararı olmadığı gibi faydası olur.  

Ahirete iman bize sorumluluklarımızı hatırlatır, bir muhasebe ve kontrol ortaya çıkar. Nasıl ki bir teftiş olsa nasıl ki görevler daha dikkatli yapılır, işler intizamlı olur aynen bunun gibi yaratıcının huzuruna çıkmak, cennet cehennem fikri ile bir insan da sorumluluklarını hatırlar bir muhasebe ve kontrol ile hayatını sürdürür.

Ahirete iman varsa kalben müsterih ve ruhen huzurlu olur. Bilir ki hayrın mükâfatı şerrinde zulmünde cezası vardır hem de ebedidir.

Ahirete iman, insanı iki güzel vasfa sahip kılar

Bollukta verdiği her bir nimet için Allah’a şükretmek ve darlıkta ise her hâline sabretmek, isyan etmemektir.

Allah’a ve ahirete iman eden biri daima iyilik ve hayır işler, şerden ve kötülüklerden de kaçınır, ahlâk ile ziynetlenerek yaşar. Böyle olunca her işi doğru olur. Kendine, ailesine, çevresine, vatanına ve milletine faydalı olur.

Hak ve adalet üzere olur, kimseye zulmetmez. Zenginlik dilese kötü yollara tevessül etmez, hileye başvurmaz ve kimseyi aldatmaz. Malını mülkünü her daim hayırlı ve faydalı işlerde kullanır. Fakirlere ve düşkünlere yardım eder.

Kendisi için sevdiğini, istediğini mümin kardeşi için de ister. Bu esas ferd ve cemiyetin hayatını düzenleyen, sulh ve huzuru temin eden çok önemli bir faktördür. Eğer bunlarda bir sıkıntı varsa o zaman Allah’a ve ahirete iman konusunda zafiyet vardır vesselam.

REKLAM ALANI
YORUMLAR