FAL VE FALCILIK
İslamtevhid dinidir. Tevhid
Allah'ın birliğine
eşi
benzeri
ortağı ve dengi olmadığına inanmaktır. Tevhîd inancı
yalnız Allah'a ibadet edilmesini ve sadece O’ndan yardım istenilmesini gerektirir. İnsanları
korkulan veya sevilen güç ve varlıklara tapmaktan men eder. Asıl yardımın Allah’tan beklenmesi gerektiğini onlara bildirir. Zira
rahmeti her şeyi kuşatan
her şeye gücü yeten
istediğini istediğine veren ve duaları kabul eden O’dur. Yüce Allah
Kur’an-ı Kerim’de kendisini bize şöyle tanıtmaktadır: “Rabbiniz Allah işte budur. O’ndan başka ilah yoktur. O
her şeyin yaratıcısıdır
o halde O’na kulluk ediniz. O
her şeye vekildir.”[1
Tevhîd akidesinden uzaklaşan bazı insanlaryanlış yollara sapmışlar
kâhinlerden
medyumlardan ve falcılardan yardım beklemeye başlamışlardır. Ne yazık ki
günümüzün en gelişmiş ve en medenî milletleri arasında bile
hâlâ kâhinlere
medyumlara ve falcılara inananlar bulunmaktadır.
Falgelecekten haber vermek
kaybolanı bulmak
kader
kısmet açmak ve talihi anlamak için kahve telvesi
iskambil kağıdı
bakla ve benzeri şeylere bakarak anlam çıkarmaktır. Falcılık da bu mesleği yapmaktır. Bu konuda İslâm’ın hükmü kesindir. Dinimiz falı da falcılığı da yasaklamıştır. Çünkü
gaybı ancak Allah bilir. Nitekim Kur'an-ı Kerimde "Gayb'ın anahtarları Allah’ın katındadır. Onları
ancak O bilir"[2]
"Göklerin ve yerin gaybı (nı bilmek) Allah'a mahsustur"[3] buyurulmaktadır.
Buna görefalcıların
medyumların ve kâhinlerin gayb'ı bilmeleri mümkün değildir. Falcılar ne yaparlarsa yapsınlar
neye bakarlarsa baksınlar
yaptıkları iş
söyledikleri söz
hiç bir zaman gerçeği yansıtmaz.
Fal baktıranlar çaresizfalcılar da hayâlci kimselerdir. Şayet falcıların söyledikleri doğru çıksaydı
bunlar başkalarına avuç açmaz ve üç beş kuruş menfaat temini için
falcılık yapmazlardı. Zaten falcılar
daha çok hayalden hoşlanan zayıf iradeli kimseleri aldatırlar.
Fal açtırmakcin çağırmak
kurşun döktürmek
kahve telvesinde ikbal aramak
İslâm’ın ve aklın reddettiği fevkalade yanlış şeylerdi
Fal ve falcılıkçağımıza kadar ulaşmış olan hurafelerden biridir. Elimizde; çağlara ışık tutan Kur'an gibi mukaddes bir kitabımız varken
onun onay vermediği ve hoş görmediği yanlış işleri yapmak akıl kârı değildir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)
muhtelif hadislerinde bizleri
bu gibi işlere teşebbüs etmekten
böyle hayalcilere başvurmaktan ve insanları güven bunalımına düşüren her davranıştan sakındırmıştı