Münakaşa, fayda kapılarını kapatır İslamseli.Com Münakaşa, fayda kapılarını kapatır
MÜNAKAŞA

FAYDA KAPILARINI KAPATIR
Münakaşa; çekişmek

tartışmak anlamındadır. Herhangi bir konuda

haklı olduğunu karşı tarafa kabul ettirebilmek için

sert

hırçın

öfkeli davranmaktır. Sert

öfkeli olan bir kimse ise

kontrolünü kaybeder

aklı ile hareket edemez. Muhatabının doğru sözlerine kulak veremez ve kendi yanlışlarını savunmaya kalkar. Sert söyleyen ve münakaşa eden kimse

fitne çıkmasına sebep olur. İmam-ı Gazali hazretleri; “Dostlar arasında kin ateşini en kuvvetli tutuşturan; münakaşa ve mücadeledir” buyurmuştur.
Münakaşa

kendini üstün bilmekten yani kibirden kaynaklanır. Kibir ise

her iyiliğe engeldir. Dinimizde ilim öğrenmek

çok kıymetli olmasına rağmen

münakaşa etmek

başkalarından üstün görünmek ve övünmek için öğrenilirse

riya olmaktadır. Peygamber efendimiz;
(Kimse ile münakaşa etmeyen
haklı olsa bile
dili ile kimseyi incitmeyen Müslümanın
Cennete gireceğini size söz veriyorum. Şaka yapmak
yanındakileri güldürmek için olsa bile
yalan söylemeyenin Cennete gireceğini size söz veriyorum. İyi huylu olanın
Cennetin yüksek derecelerine kavuşacağını size söz veriyorum) buyurmuşlardır.
Meymun bin Mihran hazretlerine; (Arkadaşlarınızdan hiç ayrılmıyorsunuz ve hiç de birbirinize küsmüyorsunuz. Bu nasıl oluyor?) diye sual edilince

cevabında; çünkü ben dostlarıma hiç husumet

düşmanlık beslemiyorum. Onlarla hiç mücadele ve münakaşa etmiyorum buyurmuştur.
Ebu İshak Kazeruni hazretleri

bir talebesine hitaben; “Sevgili yavrum! Bid’at sahiplerinin sohbetinden

onlarla bulunmaktan sakın. Onlarla oturup münakaşa ve mücadeleye girişme. Allahü teâlâ Kur’an-ı keriminde bunu yasaklamıştır. Resulullah efendimiz de;
(Bir kimse haklı bile olsa
dinde münakaşa ve husumeti terk etmedikçe imanın hakikatine eremez) buyurdu” buyurmuştur.
Lokman Hakim hazretleri

oğluna nasihat ederek buyurdu ki:
“Ey oğlum! Elinden geldiği kadar kavgadan

münakaşadan sakın! Dünya işleri için kendini fazla üzme! Kızdığın zaman sözlerine dikkat et

ölçülü olmaya çalış! Büyüklerin önünden yürüme! Bir kimse konuşurken araya laf karıştırma! Ey oğlum! Diline sahip olmayan sonunda pişman olur. Çok münakaşa ve münazara yapan kötülenir.”
Süfyan-ı Sevri hazretleri buyuruyor ki:
“Münakaşa ve mücadele yapma. Haksızlık edip günaha girebilirsin. Her yerde sabırlı ol. Sabır

hayra ve iyiliğe

bunlar ise Cennete götürür. Hiddet ve gadaptan da kendini muhafaza et. Bunlar

insanı kötülüğe çeker. Kötülükler ise Cehenneme götürür. Âlimlerle münakaşa yapma

kıymetini düşürürsün.
Allahü teâlânın yaptığı taksime razı olup

rızkından memnun olursan

gönlü zenginlerden olursun. Allahü teâlâya tevekkül et

kuvvetli olursun. Dünya ehli ile onların dünya menfaatleri üzerinde münakaşa etme

o zaman seni

Allahü teâlâ ve insanlar sever. Mütevazı

alçak gönüllü ol

salih amelleri tamamlamış olursun. Acırsan

her şey sana acır.”
Aklı olan

İslamiyet’e uyar

münakaşayı terk eder ve Allahü teâlânın kullarına hizmet eder. Nefsine

şeytana uyan kimse ise

inkâr

küfür bataklığına kayar

kendini beğenip kibirlenir. İslamiyet’e uyan Cennete

nefsine uyan ise

Cehenneme gider.
Münakaşada

birçok kötülüklerin yanı sıra

kalb kırmak da vardır ki

bu da kul hakkıdır. Kul hakkından sakınmalıdır. Her şeyin çaresi var ama kul hakkı

helalleşilmediği müddetçe

affolmaz. Kul haklarını

ahirete bırakmamalı

burada halletmelidir. Kimin haklı kimin haksız olduğu

orada açıkça belli olacaktır. Dünyada ben haklıyım diyenler

orada haksız çıkabilirler. Bir kimse

herhangi bir konuda yüzde yüz haklı olsa bile

muhatabına “Tamam kardeşim

ben hakkımı helal ettim” deyip münakaşayı terk ederse

bu kimseye Cennette köşk vaat ediliyor. Bunu Peygamber efendimiz vaat ediyor. Bu yüzden

münakaşa etmemeli

haklı olunsa bile münakaşadan vazgeçmelidir.
İnsan

kendisine verilen her kuvveti

her azayı

ne için yaratıldı ise

o yolda kullanmalıdır. Allahü teâlânın âdetini değiştirip

onları İslamiyet’in beğenmediği yerlerde kullanmamalıdır. Çoluk çocuğu varsa

onlara karşı da

sert davranmamalı

onlarla tartışmamalı

dine uygun hareket etmeli

dinin gösterdiği güzel ahlaktan sapmamalıdır. Muhammed Bağdadi hazretleri; “Alay edenlere

zarar yapacaklara nasihat verilmez. Nasihat

birinin yüzüne karşı olmamalı

umumi olarak ortadan söylenmelidir. Hiç kimse ile münakaşa etmemelidir” buyurmuştur.
Netice olarak münakaşa; dostun dostluğunu giderir

düşmanın da düşmanlığını artırır. Nerden bakılırsa bakılsın münakaşa

hep zarardır. Bunun için münakaşa etmek

münakaşaya girişmek

fayda kapılarını kapatır. Hikmet ehlinin buyurduğu gibi:
“Kötülerle münakaşa etme üzerler

iyilerle münakaşa etme küserler.”
Alıntı-