Zikir nedir ve nasıl yapılır?

Konusu 'Dini Sorular...' forumundadır ve Gula Dilemin tarafından 26 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

  1. Gula Dilemin

    Gula Dilemin islamseli

    Katılım:
    19 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    8.357
    Beğenileri:
    0
    Sual: Zikir nedir ve nasıl yapılır?
    CEVAP

    Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki:

    Zikir, hatırlamak, anmak demektir. Hatırlamak da kalble olur. Söylemekle olmaz. Şimdi üç türlü zikir bilinmektedir:

    1- Dille, söylemekle yapılan zikirdir. Söylerken, kalb birlikte hatırlamaz. Yalnız dille söylenen zikrin, kalbi temizlemekte faydası pek az olur. İbadet sevabı hâsıl olur. Aşağıdaki âyet-i kerime kalben zikretmeyenler içindir:

    (Kalbleri Allahü teâlâyı zikretmeyenlere azap vardır.) [Zümer 21]

    2- Yalnız kalble yapılan zikirdir. Dil söylemez. Üç ayet meali şöyledir:

    (Rabbinizi, yalvararak ve gizli ve sessiz çağırınız) [Araf 54]

    (Kalbler, ancak Allahı zikretmekle itminana [sükûna, rahata] kavuşur) [Rad 28]

    (Rabbini, içinden zikret!) [Araf 204]

    Daha başka birçok âyet-i kerimede ve sayısız hadis-i şeriflerde ve din büyüklerinin kitaplarında bu zikir bildirilmektedir.

    3- Dille kalbin birlikte yaptığı zikirdir. Allah adamları, Evliya-i kiram, yükseklere eriştikten sonra, böyle zikri yapabilirler.

    Kalble yapılan zikir, en önce Fahr-i âlem efendimizin hicret gecesinde, Sevr dağındaki mağarada, Hazret-i Ebu Bekr-i Sıddık’a diz üstüne oturtup, gözlerini kapamasını emrederek sessiz yaptırdığı zikirdir.

    (Hep sadıklarla birlikte bulunun!) [Tevbe 121]

    (Rablerini isteyenlerle beraber olmağa çalış!) [Enam 52]

    Bu iki ayeti kerime meali büyüklerle rabıtayı bildiriyor. Bu rabıtayı yapmak, (Allahü teâlânın sevdiklerini hatırlamak, rahmet etmesine sebep olur) hadis-i şerifine uymaktır. Bunlar gibi, başka âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler de vardır.

    Mazher-i Can-ı Canan hazretleri buyuruyor ki:

    Üç türlü zikir vardır:

    1- Kalb karışmadan, yalnız dil ile söylemektir. Bunun faidesi yoktur.

    2- Ağızla söylemeyip, yalnız kalb ile yapılan zikirdir. Buna, tasavvufda Zikr-i hafi denir. Bu da, yalnız Zat-ı ilahiyeyi zikirdir. Yahut sıfatlarını düşünerek yapılır. Nimetleri de düşünülürse Tefekkür denir.

    3- Kalble ve dille birlikte zikirdir. Dille kendi işitecek kadar söylenirse, Zikr-i hafi denir. Âyet-i kerimede emrolunan, bu zikr-i hafidir. Başkası da işitirse Zikr-i cehri denir. Âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler, zikr-i hafinin zikr-i cehriden efdal olduğunu gösteriyor. Resulullahın hazret-i Ali’ye öğrettiği zikr-i cehri, kendi işitecek kadar olan zikirdir ki, hakikatte zikr-i hafi demektir. Zikirden önce kapıyı kapattırması da, böyle olduğunu gösteriyor. (Makamat-i Mazheriyye 11.mektup)

    Zikretmek, Allahtan başka şeylerin sevgisini, onlara düşkün olmağı kalbden çıkarmak içindir. Kalbin mahlûklara bağlılığını yok etmek için en iyi ilaç zikirdir. Hadis-i şerifte, (Zikrederek, kalblerinin yükünü hafifletenlerin yolunda olun!) buyuruldu. Bunun için, “Allah’a, Allahü teâlânın sevgisine kavuşmak için, kalbin mahlûklara olan bağlantılarını kesmek, onu dünya zevklerine düşkün olmaktan kurtarmak lazımdır. Kalbi kurtarmak için de, zikirden daha faydalı bir ilaç yoktur” demişlerdir. (Tefsir-i azizi)

    Allahü teâlâyı hatırlamak, Onun ismini söylemekle veya çok sevdiği bir Velisini görmekle olur; çünkü hadis-i şerifte, (Onlar görüldüğü vakit, Allah hatırlanır) buyuruldu. İsmini işitirken, söylerken, başka şey düşünülebilir. Onu hatırlamak şüpheli olur. Onu devamlı hatırlamak için, her gün binlerce söylemek lazım olur. Evliyayı severek, inanarak görünce, muhakkak hatırlanacağı müjdelendi. Görmek gözle olduğu gibi, Velinin şeklini, suretini, kalbine, hayaline getirmekle de, görmüş gibi olup, Allahü teâlâyı hatırlamaya sebep olur. Böyle, kalble görmeye rabıta denir ki, kalbi, Allahü teâlâdan başka şeyleri sevmekten, onları düşünmekten kurtaran vasıta ve temiz kalbe, ihlâsa kavuşturan yoldur.

    İmam-ı Rabbani hazretleri, 231. ve 266. mektuplarında, yüksek sesle zikrin bid’at olduğunu bildirmektedir.
     
  2. lal

    lal islamseli

    Katılım:
    17 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.677
    Beğenileri:
    0
    Rabbim razı ve hoşnut olsun güzel kardeşim

    Allahü teâlâyı hatırlamak, Onun ismini söylemekle veya çok sevdiği bir Velisini görmekle olur; çünkü hadis-i şerifte, (Onlar görüldüğü vakit, Allah hatırlanır) buyuruldu. İsmini işitirken, söylerken, başka şey düşünülebilir. Onu hatırlamak şüpheli olur. Onu devamlı hatırlamak için, her gün binlerce söylemek lazım olur. Evliyayı severek, inanarak görünce, muhakkak hatırlanacağı müjdelendi. Görmek gözle olduğu gibi, Velinin şeklini, suretini, kalbine, hayaline getirmekle de, görmüş gibi olup, Allahü teâlâyı hatırlamaya sebep olur. Böyle, kalble görmeye rabıta denir ki, kalbi, Allahü teâlâdan başka şeyleri sevmekten, onları düşünmekten kurtaran vasıta ve temiz kalbe, ihlâsa kavuşturan yoldur.
    :a.r.o::a.r.o:
     
  3. hafsa

    hafsa islamseli

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    429
    Beğenileri:
    0
    :icon_allah:raz olsun
     
  4. Gula Dilemin

    Gula Dilemin islamseli

    Katılım:
    19 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    8.357
    Beğenileri:
    0
    Rabbim cümlemizden razı olsun inşAllah :gül:
     
  5. cami_imami diyanet

    cami_imami diyanet Üyeliği Durduruldu

    Katılım:
    30 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    32
    Beğenileri:
    0
    Tasavvuf ve tarikatlerde "zikir" hususu farkli arzedilir.
    Kur'an'da zikir kavrami, "alim"leri ifade icin de kullanilmistir. Yani bilen anlaminda.
    "Bilmediklerinizi "zikirli"lerden sorunuz."
    Allah Allah diye dudak zikrine müdavim olan her insan "alim" degildir.
    Genel itibariyle zikir:
    Allah'in emrettigi sekilde, konusmak, yasamak ve tatbik etmek demektir.
     
  6. toz_toprak

    toz_toprak Member

    Katılım:
    17 Eylül 2009
    Mesajlar:
    289
    Beğenileri:
    0
    Allah Allah diye dudak zikrine müdavim olan her insan "alim" degildir.
    Genel itibariyle zikir:
    Allah'in emrettigi sekilde, konusmak, yasamak ve tatbik etmek demektir..


    ..takva ile Zikir i karıştırmayalım
     
  7. toz_toprak

    toz_toprak Member

    Katılım:
    17 Eylül 2009
    Mesajlar:
    289
    Beğenileri:
    0
    "O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır." (Nisa/103
     
  8. toz_toprak

    toz_toprak Member

    Katılım:
    17 Eylül 2009
    Mesajlar:
    289
    Beğenileri:
    0
    Namazı yanlarımız üzerinde kılamayız.yukarıdaki ayette farklı bir durum vardır
     
  9. azizan

    azizan New Member

    Katılım:
    27 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    0
    zikir anmaktır, namaz başka bir ibadettir.
     
  10. yolculuk

    yolculuk Member

    Katılım:
    1 Ekim 2009
    Mesajlar:
    49
    Beğenileri:
    0
    s.a
    en büyük zikir namazdır.hadisi şeriften bellli oluyorki namaz bana sevdirildi namaz benim gözümün nurudur.,ki başka bir hadisi şerifte namazın ne kadar büyük bir zikir olduğunun ıspatını tastik ediyor.kılınan dosdoğru namaz her türlü kötü işlerden alı koyar.enkabut süresi:45.Sana Kitap'tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah, yaptıklarınızı bilir.kardeşim allahın namaz olmadan allahın katında sevimli olacak bir zikir gösterde bende tastikleyim.oysa namaz olmassa dağlar kadar amelle gitsekte allah değer vermiyor.düşünün ki mahşerde ilk sorulacak olan iman ve sonrasında hemen namaz.bir havuz düşünün ,o havuzlara hortumlar bağlamışlar o havuzdan ihtiyaçları olan suyu çekiyolar.acaba söylüyorum size havuz boş olursa su ihtiyacını karşılayamazlar demi.işte namazda inş o havuz gibidir.hakkını helal et inş kardeşim.amacım sadece allaha neyle ne kadar muhtaç olduğumuzu hatırlatmak.s.a
     
  11. AllahuEkber!

    AllahuEkber! islamseli

    Katılım:
    23 Şubat 2009
    Mesajlar:
    430
    Beğenileri:
    0
    :razi: Kardeşim.
     
  12. azizan

    azizan New Member

    Katılım:
    27 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    0
    zikir ayrıdır, namaz ayrıdır neden aynıymış diye ısrar ediliyor ben bunu hiç anlamıyorum. zikir anmaktır, namaz bilen insanlar için en büyük hazine olmuştur mesela Mevlana hazretlerinin namaza kalktığında heyecan ve korkudan yüzünün sarardığı anlatılır oysa zikir yapılırken dahaçok aşkın coşması görülür.:icon_allah:
     
  13. efnan_57

    efnan_57 islamseli

    Katılım:
    24 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.254
    Beğenileri:
    0
    :icon_allah: razı olsun..........
     
  14. mucurluomer

    mucurluomer Active Member

    Katılım:
    12 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.012
    Beğenileri:
    2
    Selam arkadaşlar sorularda cevaplarda güzel gidiyor seyda hz şöyle buyurmuştu zikirsiz insan fikirsiz insandır kul ALLAHI C.C. fikretttigi zaman zikre başlar çünkü bütün inasanlara emredilen ALLAHI C.C. cok anın ve ondan korkun ALLAH C.C. Bilen ve bağışlayandır nefsin encok korktuğu vede yola geldiği filiyat zikirdir zikir nefis terbiyecisidir kalpler ancak ALLAHI C.C. ikretmekle mutmayın olur
    :razi:hakkınızı helal edin
     
  15. mucurluomer

    mucurluomer Active Member

    Katılım:
    12 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.012
    Beğenileri:
    2
    azizan kardeş namaz dahil ALLAH C.C. rızası için yapılan büyün ibadet ler zikirdir namazda hem lisan ile hem beden ile zikirdir ama sen ders olarak çekilen zikirden o ayrı bir güzelliktir ALLAH C.C. RAZI OLSUN
     
  16. mucurluomer

    mucurluomer Active Member

    Katılım:
    12 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.012
    Beğenileri:
    2
    selam imam kardeş sen ve ben aynı şeyleri konuşuyoruz fakat aramızdaki güzel farklılık ben tarikat penceresinden bakıyorum konuya siz zahiri penceresinden bakıyorsun dudak zikrine tarikat lar disiplini diyorsun oysaki tarikat şeriat tır seyda hz. buyurduki şeriatsız tarikat zındıklıktır şeriatta ilmin bilmin başıdır zikirsiz insan fikirsiz derken tüm şeri ilim ve bilimi ögrenerk yaşıyarak vede bunları zahıren yaşayarak topluma yayarak faliyetini sürdürüken nefsini terbiye ve takva yolunda ilrlemek için yapıln dudak veya kalp zikri tarikat disiplini deyil yapılması halinde mutmain olma yolunun başlangıcıdır demektedirler ALLAH C.C. buyurmuyormuki ALLAHI C.C. cok anın ve ondan kokun zikirde cok anmak vede onun merhametine sığınmaktır tarikatlar ilim yuvasıdır tarikatlıların sadık olanlarınında en cahili de günümüz alimlerine taş çıkartacak ilme sahiptirler ALLAHA C.C. emanet olun hakınızı helaledin:razi:
     
  17. hoskafa

    hoskafa islamseli

    Katılım:
    7 Eylül 2007
    Mesajlar:
    12.819
    Beğenileri:
    0
    Paylaşımlarınız için sağolasınız,
    :razi:

    Selam ve dua ile
     
  18. mucurluomer

    mucurluomer Active Member

    Katılım:
    12 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.012
    Beğenileri:
    2
    ...
    Evet kardeşim söylediginize aynen katılıyorum fakat
    burada gözden kaçan birşey var namazı zaten kılacagız
    buradaki konu ders olarak cekilen tesbihatla allah c.c.
    Dilve kalp ile zikretmek ten bahistir takva yolundan bahistir nefsi terbiye yoludur farklı konulardır
    zaten namazı kılmayana tarikat zındıklıktır buyrulmuştur

    saygılar
     
  19. zahide bozlak

    zahide bozlak Member

    Katılım:
    24 Ekim 2009
    Mesajlar:
    30
    Beğenileri:
    0

Sayfayı Paylaş