Vaaz ve Sohbet Konuları: Peygamber Sevgisi

Konusu 'Vaaz-Hutbe' forumundadır ve Magrip tarafından 2 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. Magrip

    Magrip Hizmet Nimettir. Yönetici

    Katılım:
    11 Ocak 2008
    Mesajlar:
    20.430
    Beğenileri:
    1
    Vaaz ve Sohbet Konuları: Peygamber Sevgisi

    PEYGAMBER SEVGİSİ[1]
    I.Konunun Planı
    A-Peygamber Sevgisinin Anlamı ve Önemi
    B-Kur’an-Kerim’de ve Hadislerde Peygamber Sevgisi
    1. Hz Peygamber Alemlere Rahmet Olarak Gönderilmiştir
    2. Hz. Peygamber Mü’minlere ve Diğer İnsanlara Çok Düşkündür
    3. Hz Peygamber İnsanlara Allah’ın Lütfudur
    4. Hz.Peygamber Bütün İnsanlar İçin En Güzel Örnektir
    5. Hz Peygamber En Güzel Ahlaka Sahiptir
    6. Hz Peygamberi Sevmek İmandandır
    7. Hz. Peygambere Gönülden İtaat İmanın Gereğidir
    8. Müminler Hz. Peygamberin Canını Kendi Canından Aziz Bilir
    9. Allah Sevgisi Hz. Peygambere Tabi Olmaktan Geçer
    10. Allah Teala ve Melekler Hz. Peygambere Salat Eder
    C- Hz.Peygamberi Sevmenin Belirtileri:
    1.Hz. Peygamberin Davetine İcabet
    2.Hz.Peygamberin Sünnetini Yerine Getirmek
    3.Hz.Peygamberin Ahlakını Örnek Almak
    4.Hz. Peygamberin Sevdiklerini Sevmek
    D-Ashab-ı Kiramın Peygamber Sevgisi
    E-Kültürümüzde Peygamber Sevgisi
    F-Edebiyatımızda Peygamber Sevgisi

    II. Konunun Açılımı ve İşlenişi
    Konuya peygamber sevgisinin anlam ve önemine değinilerek başlanır.Hz.Peygamberi sevmenin imanla ilgili boyutu üzerinde durulur.Peygamber sevgisi konusu ayet ve hadislerden yararlanılarak genişçe izah edilir.Bu bağlamda peygamberimizin alemlere rahmet olarak gönderilmesi,üstün insani niteliklere sahip olması,güzel ahlakı ve ümmetine olan düşkünlüğü anlatılır.
    Daha sonra peygamber sevgisinin ancak; O’nun davetine icabet etmek, sünnetini yerine getirmek, sevdiklerini sevmek, sevmediklerini sevmemek ve ahlakını örnek almak suretiyle mümkün olacağı vurgulanır.Son bölümde kültürümüzde ve edebiyatımızda peygamber sevgisi konusu üzerinde durulur, ve genel bir değerlendirme yapılarak vaaza son verilir.
    III. Konunun Özet Sunumu
    Hz.Peygambere inanmak ve O’nu sevmek imanın temel şartlarından birisidir. Çünkü, Yüce Allah, O’nu bizzat kendisi seçmiş ve terbiye etmiştir. Kur’an’daki ifadeleri ile, en üstün ahlak sahibidir.Etrafına ışık saçan yüce bir kandildir. Kendisine tabi olanları daima en doğruya götürür.Bütün insanlar için rahmet olarak gönderilmiştir. Bu sebeple O, bütün bir beşer ve özellikle Allah’a ve ahiret gününe inananlar için en mükemmel bir örnektir.
    Hz.Peygamberin hayatı incelendiğinde görülecektir ki, O, Allah’a gönülden bağlanmanın, Onun emirlerini aşkla yaşamanın, insanların ızdırabına ortak olmanın, onlara sırf Allah rızası için yardım etmeyi bir vicdan zevki haline getirmenin, yine onlara sırf insan oldukları için sevgi ve saygı duymanın, intikama muktedir iken affetmenin en güzel örneklerini vermiştir.
    Zulme ve kötülüğe karşı durmanın, doğruluk ve adalet ölçülerinden asla ayrılmanın en canlı örnekleri onun hayatındadır. Sabrın, merhametin, alçak gönüllülüğün, aile reisliğinde anlayışın, idarecilikte sorumluluk duygusunun, askerlikte ileri görüşlülüğün, çocuklar, yetimler ve güçsüzlerle ilgilenmenin en eşsiz örnekleri onun hayatındadır.
    O halde, gerçek bir mü’min kendisine örnek edineceği bu ideal insanı Yüce Allah’tan sonra kendi canından, malından, her şeyden ve herkesten daha çok sever ve O’nu kendisine rehber edinir. Çünkü mü’min, Hz. Peygamber’e, O’nu sevmek ve O’na itaat etmek için inanmıştır. O’nu gereği gibi sevmez ve emirlerini yerine getirmezse O’na olan imanı elbette anlamsız kalacaktır.

    IV. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Ayetler

    قُلْ إِن كَانَ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَآؤُكُمْ وَإِخْوَانُكُمْ وَأَزْوَاجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ وَأَمْوَالٌ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَا أَحَبَّ إِلَيْكُم مِّنَ اللّهِ وَرَسُولِهِ وَجِهَادٍ فِي سَبِيلِهِ فَتَرَبَّصُواْ حَتَّى يَأْتِيَ اللّهُ بِأَمْرِهِ وَاللّهُ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ
    “De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticâret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasık topluluğu doğru yola erdirmez.”[2]

    “De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”[3]

    Peygamber sevgisi ile ilgili başvurulabicek diğer bazı ayetler:

    Nur,24/62-63; Şuara,26/3,215; Al-i İmran, 3/128; Tevbe, 9/129; Al-i İmran,3/164; Kehf, 18/6; Ahzab, 33/57; Haşr, 59/7; Ahzab, 33/6; Ahzab, 33/56;Nisa, 4/69.
    V. Konu İşlenirken Başvurulabilecek Bazı Hadisler
    Hz.Peygamberi her şeyden fazla sevmek imanın gereğidir:
    قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ وَالِدِهِ وَوَلَدِهِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ ‏"
    “Peygamber (SAV) şöyle buyurmaktadır: “Sizden biriniz beni annesinden-babasından, çoluk-çocuğunuzdan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olamaz.”[4]

    Allah ve Peygamber sevgisi imandandır, belki imanın ta kendisidir.Nitekim Hz. Ömer:
    -Ey Allah'ın Rasûlü! Ben sizi canımdan başka herşeyden daha çok severim" dedi. Peygamberimiz:
    -Ey Ömer, canımı kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, beni canından daha çok sevmedikçe olgun mü'min olamazsın, buyurdu. Peygamberimizi dikkatle dinleyen Hz.Ömer:
    -Ey Allah'ın Resûlü, vallahi ben şimdi sizi canımdan da daha çok seviyorum, deyince Peygamberimiz:
    -İşte Ya Ömer, şimdi olgun mü'min oldun buyurdular.[5]

    İmanın tadı Allahı ve Peygamberi sevmekle alınır:
    عنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ ثَلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ أَنْ يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا، وَأَنْ يُحِبَّ الْمَرْءَ لاَ يُحِبُّهُ إِلاَّ لِلَّهِ، وَأَنْ يَكْرَهَ أَنْ يَعُودَ فِي الْكُفْرِ كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُقْذَفَ فِي النَّارِ ‏"‏‏.
    “Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:“Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar: Allah ve Resûlünü, (bu ikisinden başka) herkesden fazla sevmek. Sevdiğini Allah için sevmek. Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek. ”[6]
    Cennette Hz. peygamberle beraber olabilmek için sevmek gerekir:
    أَنَّ أَعْرَابِيًّا، قَالَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَتَى السَّاعَةُ قَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا أَعْدَدْتَ لَهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ حُبَّ اللَّهِ وَرَسُولِهِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ‏"‏
    “Bir bedevi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:Kıyamet ne zaman kopacak? diye sordu. Efendimiz: “Kıyamet için ne hazırladın?” buyurdu. Allah ve Resûlünün sevgisini, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber:O halde sen, sevdiğin ile berabersin” buyurdu. ”[7]
    Hz. Peygamberin sünnetini yaşatmak sevginin göstergesidir:
    اَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ َمَنْ أَحْيَا سُنَّتِي فَقَدْ أَحَبَّنِي ‏.‏ وَمَنْ أَحَبَّنِي كَانَ مَعِي فِي الْجَنَّةِ
    “Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Kim benim sünnetimi ihya ederse beni sevmiş olur.Beni seven de cennette benimle beraber olur.”[8]

    Hz. Peygambere salâtü selâm getirmek sevginin gereğidir:
    اَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ الْبَخِيلُ مَنْ ذُكِرْتُ عِنْدَهُ ثُمَّ لَمْ يُصَلِّ عَلَيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ‏.‏
    “Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Cimri, yanında adım anıldığı halde bana salâtü selâm getirmeyen kimsedir. ”[9]


    VI. Yararlanılabilecek Bazı Kaynaklar
    1.İslam peygamberi, Muhammed Hamidullah, trc. Salih Tuğ, M. Said Mutlu. İstanbul : İrfan Yayınevi, 2002
    2.Hayatü's-sahabe : Peygamberimiz ve ilk Müslümanlar, Muhammed Yusuf Kandehlevi ; trc. Sıtkı Gülle. İstanbul : Divan Yayınları, 1990.
    3.Hazreti Peygamber’in hayatı : Siyer-i Nebi / Osman Keskioğlu, Ankara : Diyanet İşleri Başkanlığı, 1974.
    4.Riyazü’s-Salihin ,Nevevi, tercüme ve şerheden M. Yaşar Kandemir, İsmail L. Çakan, Raşit Küçük. İstanbul : Erkam Yayınları, 2001.

    [1]Not: Bu vaaz projesi Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Yunus AKKAYA tarafından hazırlanmıştır.

    [2] Tevbe, 9/24

    [3] Al-i İmran, 3/31

    [4] Buhari, Sahih, İman, 2/8 (I;9)

    [5] Aynî, Umdetü'l-Kârî,1/144.

    [6] Buhari, Sahih, İman,2/9 (I;9)

    [7] Müslim, Sahih, Birr ve Sıla,45/50 (III;2032)

    [8] Tirmizi, Sünen, İlim, 39/16 (V;46)

    [9] Ahmed b.Hambel, Müsned, I, 201
     

Sayfayı Paylaş