Salâvatın Anlam ve Önemi..

Konusu 'O'nun (sav) adına yazılanlar' forumundadır ve Fecir tarafından 31 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

  1. Fecir

    Fecir islamseli

    Katılım:
    21 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    734
    Beğenileri:
    0
    Salâvatın Anlam ve Önemi




    Bir günde ne kadar konuşuyoruz?
    Bu konuşmalarımızın ne kadarı
    malayani dediğimiz şeylerdir? İş
    dünya ve ahirete lüzumlu konuşmaya
    gelince dillerimize ağırlıklar çöküyor.
    Bana ahrette en yakın olanınız bana
    en çok salâvat-ı şerife okuyanınızdır
    hadisi şerifince günde kaç salâvat
    okuyarak efendimizi yâd ediyoruz? Ya
    da kaç salâvat okumalıyız? Salâvatın
    anlamı nedir? Bu soruları merak edip
    araştırıp, öğrenmeliyiz.
    SALÂVAT’IN ANLAMI
    " Allahumme salli ala Muhammed"
    sözümüz şu anlama gelir:
    Ya rabbi, Peygamber efendimizi
    (s.a.) dünyada o’nun adını/şanını yücelterek,
    davetini iyice ortaya çıkarak
    ve şeriatını/dinini kalıcı kılarak yücelt.
    Ahirette de ümmetine şefaat ettirerek
    ve ecrini ve sevabını kat kat artırarak
    onu yücelt. (İbnü’l-Esir, en-Nihaye fi
    garibi’l-eser, 3/95 ) Salvat kuru kuruya
    söylenilen anlamsız bir söz değildir.
    Bir ahid, bağlılık, dua ve sevgi ifadesidir.
    İmam Gazali rahmetullahi aleyh
    diyor ki:
    "Şüphesiz dualar Allah Teâlâ’nın
    rahmetinin gelmesine vesiledir. Salâvat-
    ı şerife hem duadır, hem de Allah'ın
    rahmetinin gelmesine ve
    Rasulün'ün iltifatına vesiledir. Mesela
    hadis-i şerif de:
    "Kim -Allahumme salli ala Muhammedin
    ve enzilh-ul-mak'ad-elmukarrabe
    ındeke yevm-el
    kıyameti.- derse şefaatim ona hak
    olmuştur." buyrulmuştur. Bizden birimiz
    normal hallerde ruyasında kudsi
    âleminde olan zevatın ruhlarını görüp
    onunla şereflendiği gibi, kudsi ruhların
    da bizden birimizi görmeleri, şefkat ve
    marhametlerinin, feyz ve bereketlerinin görülene aksedilmesine vesile olur. Şüphesiz
    bu şerefe ulaşmanın en kuvvetli vesilesi salâvat-ı
    şerifedir ki onunla şefaat hak olur. Kaldı ki hadis-i
    şeriflerde bir salâvata on sevab va'dedildiği gibi on
    faydası da vardır:
    Birincisi, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in
    şefaatidir. Onun için Peygamber Efendimiz
    ümmetini, kendisine salâvat okumalarına teşvik buyurmuşlardır.
    İkincisi, salâvat-ı şerife Allah'a ve O'nun Rasulüne
    imanın yenilenmesinin ifadesidir.
    Üçüncüsü, Peygamber'e tazimin ifadesidir.
    Dördüncüsü, kıyamet gününe iman etmenin
    tecdididir(yenilenmesidir).
    Beşincisi, Peygamber'in zikriyle rahmetlerin
    gelmesine sebebdir.
    "Büyüklerin isimlerini söylemekle Allah'ın rahmetleri
    iner." hikmetli sözüne mebni salâvat, okuyana
    en büyük rahmetin gelişine vesile olur. Çünkü
    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, en büyük,
    en seçkin ve en üstün bir zattır; vesileyle inen rahmet
    de o nisbette büyür.
    Altıncısı, Allah ve O'nun Rasulu'nün sevgisi,
    ümmete vacib olan bir husustur; salâvatın okunması
    işte bu sevginin varlığının ifadesidir. Şüphesiz
    Peygamber ve Ehl-i beytinin sevgisi gibi insanı Allah'a
    kavuşturacak hiçbir amel yoktur.
    Yedincisi, salâvat-ı şerife duadır. Dua ise
    ibadetin beynidir.
    Sekizincisi, her işin tedbirinin Allah'a mahsus
    olduğunun, Peygamber'in dahi en sevgili kulu
    olmasına rağmen Rabb'ine muhtac olduğunun itirafıdır.
    (Şirkin bütün damarlarını kökünden koparan
    da bu inançtır.)
    Dokuzuncusu, insanın öz cevheri, ulvi ve
    kudsi âleme fıtraten meyyaldir, salâvat-ı şerife bu
    meyli arttırır. Artık insanın kemalata ermesi için salâvat-
    ı şerife tek başına dahi kâfi gelir.
    Onuncusu, hem ALLAH'ı ve hem Peygamber'i
    zikretmektir. Şüphesiz bunlar salâvat-ı şerifede
    birer hasenedir."

    Hâsılı salâvat-ı şerifeyle mü'min, Peygamber
    sallALLAHu aleyhi ve sellem'in duasına mazhar
    olur; bundan daha üstün bir ibadet olamaz.
    Özellikle cuma gününde salâvat-ı şerife okuyan,
    okumasındaki ihlâs ve muhabbeti nisbetinde
    Peygamber'e görülür.
    Nitekim hadis-i şerif de: "Gerçekte sizin günlerinizin
    en hayırlısı cuma günüdür. O günde Âdem
    yaratıldı, o günde kabzedildi, o günde birinci Sur'a
    üfürülüş olacak, o günde ikinci sa'k nefhası (Sur'a
    üfürülüş) olacaktır. Binaenaleyh o günde Benim
    üzerime salâvatları çoğaltın. Gerçekte sizin salâvatınız
    bana açık görülmektedir."
    Bu arada Ashab-ı kiram'dan bazıları: "Sen çürümüş
    olduğun halde nasıl bizim salâvatlarımız
    Sana arz olunur = açık görülür?" dediler. Bunun
    üzerine: "Gerçekte ALLAH Teâlâ Enbiyanın cesedlerini,
    yerin yemesine haram kılmıştır." buyurdu.
    Onun için cuma günlerinde daha fazla zikir,
    tesbih ve özellikle salâvat-ı şerifelere, dualara
    ehemmiyet vermelidir.



    Çarşamba, 22 Temmuz 2009 12:35 Salih Aydın
     

Sayfayı Paylaş