Sakalı kazımak haram mıdır?

Konusu 'Dini Sorular...' forumundadır ve gullerderya tarafından 30 Mart 2009 başlatılmıştır.

  1. gullerderya

    gullerderya islamseli

    Katılım:
    3 Mart 2008
    Mesajlar:
    6.038
    Beğenileri:
    0
    CEVAP:
    Sakalı tıraş etmek bazı alimlere göre mekruh, bazılarına göre tahrimen (harama yakın) mekruh, bazılarına göre ise haramdır. Bu durumda üzerinde ittifak edilen nokta, mazeret yokken sakalı kesmenin en azından mekruh olduğudur.
    Bilindiği gibi mekruh din dilinde, hoş görülmeyen, ya da olmasa daha iyi olur denen şeylerdir. Bazılarının zannettiği gibi sakal sadece bir örf değildir.
    Çünkü Hz. Peygamber’in (as) öyle fiilleri vardır ki, salt bir insan olarak, ya da o tarihte ve o bölgede yaşadığı için öyle yapmıştır. Bunların dinî bir yönleri olmayabilir. Mesela, o bir yerden bir yere gitmek için deveye binmiştir. Ama o zamanda araba ya da uçak bulunsa idi, kuvvetle muhtemeldir ki, onlara binmeyi tercih edecekti. O zamanki insanların giydiği izar ya da rida giymiştir. Başka bir elbise olmuş olsaydı onu da giyebilirdi. Nitekim o, çok farklı yerlerden gelen farklı elbiseleri de giymiştir. İşte onun böyle eylemleri/fiilleri, kendi zamanının örfüne, kültürüne ve alışkanlıklarına bağlı olan eylemleridir.
    Bunlar salt birer sünnet değillerdir. Ama bunlar en azından şu anlama gelirler ki, bunları yapmak caiz ve meşrudur. Bununla birlikte birisinin, Hz. Peygamber giydiği için entari giymesi, eğer yaşadığı memlekette bu elbise kınanmıyor ya da kadın elbisesini çağrıştırmıyorsa, ona Hz. Peygamber’i (sa) izleme sevabı kazandırabilir.
    Onun fiillerinin/yapıp ettiklerinin sünnet özelliği kazanabilmesi, şu üç şartı birlikte taşımalarına bağlıdır:
    1.Hz. Peygamber ne yaptı,
    2.Niçin yaptı,
    3.Nasıl yaptı?

    Mesela, onun kan aldırmış olmasını ele alalım:
    1.O kan aldırdı.
    2. Niçin kan aldırdı? Zaman zaman boynunda ve ayaklarında ağrılar hissettiği için.
    3. Nasıl aldırdı? Bir uzman bularak ve ağrıyan yerlerinden, kendi zamanında bilinen neşterle.
    İmdi bu sonuca göre, zamanımızda bir kişinin durup dururken, “kan aldırmak sünnettir, hadi gel kan aldıralım” demiş ve bunu gerçekleştirmiş olması, bir sünnetin yaşanması demek değildir.

    Sakala gelince, yukarıda da değindiğimiz gibi, onun sıradan bir örf ve kültür uygulaması olmadığını gösteren pek çok hadisi şerif vardır.
    Öyleyse onu dinen istenen bir eylem olarak görmek zorunluluğu bulunmaktadır.

    İşte ihtilaf, bu talebin derecesi konusundadır.
    Sakal sünnet midir, yoksa farz mıdır? Doğrusu sakal bırakmak en azından sünnettir ve farz diyenlerin bulunduğunu da hesaba katarsak, sıradan bir sünnet te değildir.

    Sakalın, hiçbir sebep yokken kesilmesi doğru değildir. Bu, en azından bir mekruhtur.

    Ama bununla birlikte şunu da bilmeliyiz ki, İSLAM’ın emir ve yasakları arasında bir hiyerarşi ve sıralama vardır.
    Çünkü İSLAM “iyilikleri kazandırmak, kötülükleri bertaraf etmek”, yani “def’i mazarrât, celb-i manafi” için gönderilmiştir.
    Daha önemli ile, önemli çatıştığında, önemli bırakılıp daha önemli olan yapılır.
    En iyi ile iyi çatıştığında, iyi bırakılıp en iyi yapılır; en kötü ile kötü çatıştığında en kötüden kurtulmak için kötü yapılır, iyi ile kötü çatıştığında da kötünün yapılmaması tercih edilir.
    Varsın iyi de yapılmamış olsun. Çünkü kötülüğü önlemek, iyiliği yapmaktan daha önemli ve önceliklidir. (Def-i mazarrat celb-i menâfi’den evladır)
    Bu durumda sakal bırakmayı iyi bir iş olarak alır ve bırakılması halinde nelerin oluştuğuna, ya da yapıldığına bakarız.



    Kaynak:Prof.Dr.Faruk Beşer
     
  2. mollacami

    mollacami New Member

    Katılım:
    26 Nisan 2009
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    0
    İlgili delil ve ardından uzman yorumları gelecektir :
    1. "On şey fıtrattandır: Bıyıkları kesmek; sakalı salıvermek; misvak ile ağzı, dişleri temizlemek; su ile burnu temizlemek; tırnakları kesmek; kirlerin barınabileceği yerleri yıkamak; koltuk altındaki kılları gidermek, kasıkları tıraş etmek; necaset yolunu su ile pak eylemektir." (Müslim, Tahare, 56/Ebu Davud Tahare, 29)
    2.‘’(şeytan) Şüphesiz onlara emredeceğim de Allah'ın yarattıklarını değiştirecekler (dedi).’’(Nisa : 119)
    Yukarıdaki âyette geçen ‘’yarattıklarını’’kelimesine binaen,Allah sakalı da yarattı ve sakalı kesince değiştirmek olur,dolayısıyla şeytana kanılmış olunur,diyerek bu âyeti delil olarak gösterenler mevcuttur.
    3.‘’ Bıyıkları kısaltın,sakalları uzatın.’’(Buhari,libas: 64/Müslim,tahare :54) benzeri lafızlarla (Müslim,taharet :16/Tirmizi,edep :6) hadis kitaplarında da deliller mevcuttur.
    4. ‘’ Rasûlullah (s.a.v) bıyık*ları kazıyıp sakalları olduğu hâl üzere bırakmayı (uzatmayı) emretti.’’ ( Müslim, Taharat. 51; Tirmizî. Edeb. İS: Nesâi Zinet, 1-56.Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/273.) > Tirmiziye göre hasen sahih hadistir. Görüldüğü üzere bıyıkları tamamen kesmeyi emreden hadiste mevcuttur.

    5.‘’Bıyığı kes,sakalı bırak.’’(Buhari,libas : 63,no : 5554,5,2209/Müslim,hads no : 260)
    6.‘’ Bıyığı kes,sakalı uzat, Yahudilere benzeme.’’(Tahavi,Meanilasar : 4,230/Ali El Mutteki.K.Ummal : 17218,6,649)
    7."Peygambere itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa:80)
    8."Peygamber size neyi getirip verdi ise onu kabul edin, alın ve sizi yasakladığı şeyden de sakının." (Haşr:7)
    9."Allah'ın Resulünde sizin için güzel örnekler vardır." (Ahzâb:21)

    10."Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, onlardandır." (Ebu Davud, Libas, 4)

    11.‘’Bıyığından almayan (kısaltmayan)kişi bizden değildir.’’(Tirmizi,hads no : 2762)

    12.‘’Peygamber…kendilerini kadınlara benzetmeye çalışan erkeklere lânet etti.’’(Tirzmizi,hads no : 2785,2786)

    13.Bıyık kesmenin mekruh bile olmadığa dair deliller için bak : (Şerhu Meâni'l-Asâr: 4,231/Neylü'l-Evtar: 1,137 / Muğnî: 1,73-74 )Bıyıkların yan taraflarından alıp ortada az bir şey bırakmak caiz görülmemiştir.
    Sakal konusunda alimlerin farklı görüş bildirmelerinin en büyük nedeni hadisteki ‘’ uzatın’’ kelimesine dayanmaktadır.Kimi alimler uzatın,kelimesinin emir manasında olduğunu düşünürken , kimi alimlerler de emir değil de ‘’ yapılmasını tavsiye ederim.’’ Anlamında olduğunu düşünmektedir.Bıyık hakkında ise farklı hadisler olduğundan,alimler tarafından farklı görüşler belirtilmiştir.Nitekim bir hadiste de bıyık bırakmayan bizden değildir anlamında lafızlar mevcutken başka bir hadiste de ‘’bıyığı kesin.’’denilmektedir.
    Uzman yorumları :
    1. İmam Ebû Hanîfe, İmam Züfer, İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre, gerek baştaki saçların, gerekse bıyığın kökün*ün kesilmesi efdaldir.( Neylü'l-Evtar: 1/137)>benzer bir bildiri Tahavi tarafından da rivâyet edilmiştir.
    ‘’Sakal tıraşı,Ebu Hanife,İmam Mâlik,Şafii,A.B.Hanbel ve diğerlerine göre
    haramdır.’’(Menhel : 1,186)Görüldüğü üzere Ebu Hanife’nin görüşünün ne yönde olduğuna dair iki rivayet mevcuttur.

    2.Tahavî , yakın manalar içeren hadisler rivayet ettikten sonra kendi reyini şöyle açıklar: "Naklettiğimiz hadislerin hemen hepsini bir araya getirdiğimizde şöyle bir sonuç çıkar : "Bıyıkları kökünden kes*mek, onu kırkıp düzeltmekten daha iyidir."

    3.Zahiri alimlerinden İbni Hazm,sakalı kesmek haramdır, dolayısıyla sakal bırakmak farz,demiştir.
    4.Ebu abdillah , bıyığı kazımak ile kısaltmak arasında fark yoktur,demiştir.

    5.Muğni adlı eserde belirtildiği üzere,Ebu Muhammed de Ebu Abdillah ile aynı görüştedir
    6.Buhari şerhçilerinden olan Ayni, bıyığın kısaltılmasının derecesi hakkında ihtilaf olduğunu söylemiştir.
    7.İbn Ömer,Cabir ibni Abdillah ve Ebu Said El Hudri’nin görüşü : Bıyığı kökten kazımak müstehap yani güzeldir.(Ayni,Umdetülkari :22/44)
    8.İbn-i Hacer, Remli, Gazali : Bu üç alimimiz de sakal tıraşının mekruh olduğu görüşündedir.

    9.İbn Teymiyye “İhtiyaratu’l-İlmiyye” de şöyle der: “Sahih hadislerde belirtildiği üzere sakal tıraşı haramdır. Kimse mübah görmemiştir.”

    10.Hanefilerden İbn Abidin : Erkeğin sakalını kesmesi haramdır.

    11.İmamı Şafi “El-Üm” de sakalı tıraşın haram olduğunu belirtmiştir.

    12.Malikilerden de el-Adevi, İmam Malik’den, sakal tıraşının Mecusilerin işlerinden olduğunu nakletmiştir.

    13.İbn Abdilber “Temhid” de sakal tıraşının haram olduğunu ve bunu ancak kadınsı erkeklerin yaptığını belirtmiştir.

    14.Fahirettin Razi,mekruh olduğu görüşünde.

    15.Maliki’lerden Kadı İyaz mekruh olduğu görüşünde.

    16.Ahmet Mahmut Ünlü,Müslüman erkeğin sakalını tıraş etmesi her zaman haramdır.(Fıtrat-ı Tağyir)

    17.Prof.Dr.Yusuf Kardavi, sakal tıraşının mekruh olduğu görüşündedir.

    18.Prof.Dr.Faruk Beşer : Sakalı Allah Resulü Efendimiz "fıtrat"tan, yani Allah (c.c)'ın seçtiği ve görmek istediği yaratılış biçiminden olarak nitelemiş, Allah da fıtratın değiştirilmesi için uğraşanların cehennemlik olduklarını bildirmiştir. Fıtratın gereği olan bir konuda hanımdan ya da herhangi bir kimseden izin istemek ise birisinin malı için bir baş*kasından izin istemesine benzer (Fetvalarla Çağdaş Hayat)

    19.Prof. Dr. M.Esad Coşan ise sakalı kesmek hilkati (yaratılıştan var olanı) tağyirdir (değiştirmektir) , bundan dolayı haramdır.(Güncel Meseleler)

    20.Prof.Dr. Muhammed Ebu Zehra :sakal bırakmak faziletli,kesmekse mübahtır.

    21.Diyanetin seçtiği görüşe göre sakal bırakmak örfi sünnettir,sakal kesmek haram değildir.

    22.Mevdudi,Fetvalar adlı eserinde sakal kesmek haramdır,dememişse de sakal bırakmanın gerekliliği üzerinde durmuştur.

    Konuyla ilgili son sözler :
    1)Son devir alimlerinin daha müsamahakar fetva verdikleri görünmektedir. İlk devrin cumhuru (çoğunluğu) sakal tıraşı haram demiştir. Oysa günümüzdeki cumhur,sakal tıraşı mübah,demiştir.
    2)Otuz yaşından ya da kırk yaşından sonra sakal bırakmak sünnettir,diye hiçbir rivâyet yoktur.bir başka deyişle bu görüş bid’attır.
    3)Sakal bırakmak için hanımdan izin alınmalı,diye düşünenler yanlış bir düşünce içerisindedir çünkü ‘’yaratana isyan konusunda yaratılmışa itaat olunmaz.’’ Diye bildiğimiz hadis ve bu manaya yakın âyet ile izin alınmasının yanlışlığı ortadadır.
    4)Bırakılan sakalın uzunluğu bir tutam olmalı mıdır ?
    Mevdudi,Fetvalar : Siyer kitapları üzerindeki araştırmalarım neticesinde iki-üç sahabeden başkasının sakalının miktarı hakkında bir bilgiye sahip olamadım. Sahabenin şe*maili üzerinde sayfalarca yazılıp çizilmesine rağmen onların sakallarının ne kadar olduğu hakkında bir şey yazılmamıştır. Bundan da selef uleması arasında sakalın uzunluğu me*selesinin ne kadar önemsiz ve dikkate değmez bir şey olduğu anlaşılabilir. Bununla birlikte müteahhirîn uleması arasın*da bu mesele üzerinde oldukça fazla durulmuştur. Bundan da, sanki müminin hal ve hareketlerinde ilk önce araştır*mak zorunda olduğu şey sakalın uzunluğuymuş gibi bir an*lam çıkarılmaktadır.

    5)Sakal duası,bidattır çünkü ne ayetlerde ne de hadislerde sakal duası yoktur.Mevlüt Özcan’ın Din Görevlisinin El Kitabı adlı eserinde mevlit okumanın bidatlığı,yanlışlığı üzerinde dururken yine bir bidat olan sakal duası hakkında ’Sakal duasının yapılmasında dini hiçbir sakınca yoktur.’’demesi ilgi çekicidir.

    6)Korkutan sakal mı cehalet mi ? Sakallı birine ‘’ Sakalından korkuyorum, yobaz’’ demek kadar düşünememe hastalığına yakalanan birisini daha olamaz çünkü korkutan şey ‘’ tüy,kıl mı ? ‘’ bir insan bir başkasının sakalından neden korkar ? sakal bir silah mıdır ?Bir insandan korkacaksak hiç yoktan elinden,dilinden korkalım bu mantıklı olabilir ama sakalın bir şey yapamayacağı aşikarken bu anlamsızlık da nedir ?Peygamberimizin yaptığı bir şey nasıl olur da yobazlık olur ?Bu olsa olsa bir karalama faaliyetidir. Bunların amacı dini bir karakter olduğu düşünülen sakaldan bir başka deyişle dini uygulamalardan insanları uzaklaştırmak olsa gerek.Bu tür oyunlara gelmemek için çaba sarf edilmelidir.

    7)Sakal bırakan Müslüman’dır,yargısının yanlışlığı kesindir ama böyle olmadığını kabul e ettiğimizi farz edelim. Sakallı birisi adam vurunca ‘’işte Müslümanlık bu,deniliyor.’’ Ve Müslümanlara dahası Müslümanlığa soğuk bakılıyor ve genelleme hatasına düşüp tüm sakallıları aynı kefeye koyuyorlar,diyelim ki haklılar.Peki ama sakalsız birisi adam vurunca neden ‘’Müslüman olmayanlar işte böyledir,sakalsızlar böyledir.’’ Denilmiyor ve onlardan korkulmuyor?Neden ğayri Müslimliğe soğuk bakılmıyor ? Mantık yoksulluğu çeken, bir insanlık tarihi yazmışız da haberimiz yok.


    kaynak : Ulumulislam
     

Sayfayı Paylaş