Resimli arapça hadisler ve anlamları

Konusu 'Hadis' forumundadır ve Oyuncu tarafından 16 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. Oyuncu

    Oyuncu Active Member

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    6.259
    Beğenileri:
    1
    Resimli arapça hadisler ve anlamları

    hadisler ve anlamları
    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) buyurdu : "Sizden biriniz, ben kendisine babasından, çocuğundan ve tüm insanlardan daha sevimli olmadıkça ( tam ) iman etmiş olamaz. ​



    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    ''Müslüman , Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir.
    Muhacir'de Allah'ın yasakladığı şeyleri bırakan kimsedir.''​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: '' İlmin kaldırılıp cehaletin kökleşmesi, zinanın ortaya çıkması, şarabın içilmesi kıyametin belirtilerindendir.''​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Namazınızın bir kısmını evlerinizde kılınız.Oraları kabirlere çevirmeyiniz.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesi ve malı gasbedilip kaybedilen kimse gibidir.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur : '' Kim bir namazı kılmayı unutursa hatırladığında kılsın.Unutulan bu namazın bundan başka yapılacak kefareti yoktur.( Beni hatırlamak için namaz kıl.''Taha 14'')​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Kim Allah için hacceder ve bu arada
    kötü söz söylemez, günah işlemez ise hac'dan annesinden doğduğu
    günkü gibi (günahsız olarak) döner '' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Ramazan ayı girdiğinde semanın kapıları açılır, cehennemin kapıları kilitlenir, şeytanlarda zincire vurulur.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' İnsanlara öyle bir zaman gelir ki, bu zamanda bir kişi ele geçirdiğinin helalinden midir, yoksa haramdan mıdır? olduğuna hiç aldırmaz.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Sizden biriniz döğüştüğünde yüze vurmaktan sakınsın.'' buyurmuştur.​





















    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Şüphesiz sizin en iyiniz ahlak bakımından en iyi olanınızdır.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Allah sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil kalplerinize bakar.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Bir kul can çekişmeye başlamadıkça Allah onun tevbesini kabul eder.'' buyurmuştur. ​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Allah hayrını dilediği kimseyi günahlarını bağışlamak ve derecesini yükseltmek için sıkıntıya sokar.'' buyurmuştur.​

    [​IMG]
    Hz.Peygmber (s.a.v.) : '' Cennet size ayakkabınızın bağından daha yakındır. Cehennemde öyledir.'' buyurmuştur​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Allah'ım senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği isterim.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Yarım hurma ile olsa da ateşten korunun.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Kişinin Müslümanlığının güzelliği, kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi iledir.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Sarhoşluk veren tüm şeyler haramdır.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Sizin en hayırlınız Kur'an-ı öğrenen ve öğretendir.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Merhamet etmeyene merhamet edilmez.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Kim bizim şu dinimizde bulunmayan bir şeyi ortaya koyarsa, bu koyduğu şey kabul edilmez.'' buyurmuştur.​





















    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Mü'mine zarar veren veya hile yapan mel'undur.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun ya da sussun.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' İki nimet vardır ki, insanların çoğu onlar hususunda aldanmıştır.Sıhhat ve boş vakit.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Kim bana itaat ederse, muhakkak ki Allah'a itaat etmiş olur.Kim bana isyan ederse, Allah'a isyan etmiş olur.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Allah'ım günahımı bağışla, evimi genişlet, rızkımı bereketlendirip çoğalt.'' diye dua etmiştir.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Aldatan bizden değildir.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihat ediniz.'' buyurmuştur.​

    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Çok güçlü olan kimse insanlarla çok güreşip, onları yenen değildir.Asıl güçlü olan;hiddetlendiği zaman hiddetini yenendir.'' buyurmuştur​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v. ) : '' Kıyamet günü bana inananların en yakını,bana en çok salavat okuyandır.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber (s.a.v.) : '' Sizin en hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyendir.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Dünya mü'mine hapishane, kafire cennettir.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Kişi ile şirk arasında ( fark ) namazın terki gibidir.'' buyurmuştur.​





















    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) :'' Allah'ım şikak ( haktan ayrılıp,bölünmek) tan, nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Sübhanallahi vebihamdihi,sübhanallahil azim : Rahmana sevimli, dile kolay, mizanda ağır gelen iki kelimedir.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Koğuculuk yapan cennete giremez.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Bir kimse, birisine fasık veya kafir ithamında bulunurda, bu kimse böyle değilse ithamı kendisine döner.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Sizler idareciliğe düşkün olacaksınız, ama bu kıyamet günü pişmanlık olacaktır.Süt emziren(bu halde iken) ne güzeldir.Sütten kesende(bu halde iken) ne kötüdür.'' buyurmuştur. (Açıklama: Süt emziren süt kesen mecazi bir ifadedir. Bundan maksat iradeciliğin başlangıcı güzel ve hoş görünebilir, ancak bundan ayrılıp sütten kesilme gibi kötü ve hoş değildir.)​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Cehennem nefse hoş gelen şeylerle perdelenmiştir.Cennet ise nefse hoş gelmeyen şeylerle perdelenmiştir.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Müslümana sövüp kötü sözler söylemek fasıklıktır.Onunla savaşmak ise küfürdür.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Zina eden bir kimse, mü'min olduğu halde edemez.Bir kimse mü'min olduğu halde içki içemez, hırsızlık yapan, mü'min olduğu halde hırsızlık yapamaz.'' buyurmuştur.​


    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Ashabıma sövmeyiniz, kötü söz söylemeyiniz, dil uzatmayınız.Eğer biriniz Uhud dağı kadar altın sadaka verse, onların verdiği ne bir avuç sadakaya ne de yarısına eşittir.'' buyurmuştur.​

    [​IMG]
    Hz.Peygamber ( s.a.v.) : '' Kendileri hayatta iken üzerlerine kıyametin koptuğu kimseler, halkın en kötüleridir.'' buyurmuştur​




     
  2. Oyuncu

    Oyuncu Active Member

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    6.259
    Beğenileri:
    1
    1
    اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ
    (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.
    Müslim, İmân, 95.
    2
    اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ
    İslâm, güzel ahlâktır.
    Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.
    3
    مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ
    İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.
    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.
    4
    يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.
    Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6.
    5
    إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:
    إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
    İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.
    Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.
    6
    اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ
    Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.
    Tirmizî, İlm, 14.
    7
    لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ
    Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)​
    Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.
    8
    اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا
    وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ
    Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.
    Tirmizî, Birr, 55.
    9
    إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ
    Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.
    Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334.
    10
    اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ
    İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.
    Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.
    11
    مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ
    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.
    12
    عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ
    بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.
    Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.
    13
    لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ
    Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.
    İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.
    14
    لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
    Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.
    Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.
    15
    اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter.
    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.
    16
    لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا
    İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.
    Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.
    17
    اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ
    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir
    Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.
    18
    لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا
    وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ
    Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz
    Buhârî, Edeb, 57, 58.
    19
    إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا
    Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır
    Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.
    20
    لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ
    (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme
    Tirmizî, Birr, 58.
    21
    تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ
    (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır
    Tirmizî, Birr, 36.
    22
    إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ
    Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar
    Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;
    Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.
    23
    رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ
    Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.
    Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir
    Tirmizî, Birr, 3.
    24
    ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:
    دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ
    Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:
    Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası
    İbn Mâce, Dua, 11.
    25
    مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ
    Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir
    hediye veremez
    Tirmizî, Birr, 33.
    26
    خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ
    Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır
    Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50.
    27
    لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
    Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı
    göstermeyen bizden değildir
    Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.
    28
    كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى
    Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur
    Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.
    29
    اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ
    (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu
    Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.
    30
    مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ
    Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun
    Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.
    31
    مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ
    Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;
    ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim
    Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.
    32
    اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ
    Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden
    veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle
    geçiren kimse gibidir
    Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;
    Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.
    33
    كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ
    Her insan hata eder.
    Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir
    Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.
    34
    عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ
    Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur
    Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.
    35
    مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا
    Bizi aldatan bizden değildir
    Müslim, Îmân, 164.
    36
    لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ
    Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)
    cennete giremezler
    Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.
    37
    أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ
    İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz
    İbn Mâce, Ruhûn, 4.​
    38
    مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ
    طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
    Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır
    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.
    39
    إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ
    وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
    İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir
    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.
    40
    اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ
    Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz
    Tirmizî, Cum’a, 80

    Allah Razı Olsun
     

Sayfayı Paylaş