Peygamberimiz kaç kez haccetmiştir

Konusu 'Soru Cevaplar Bilgi Arşivi' forumundadır ve Kayıtsız Üye tarafından 17 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. çok fydalı olmuş siteniz
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 18 Mart 2010
  2. fahrettin tırınk

    fahrettin tırınk islamseli

    Katılım:
    4 Haziran 2008
    Mesajlar:
    3.507
    Beğenileri:
    0
    Bu konuda kaynakları iyi inceleyip cevab vermek lazım. çünki çok değilik notlara rastlıyorum. bu nedenle aslını şöyle izah edelim;

    Hac ibadeti hicretin 9.uncu senesinde farz kılınmıştır. Ancak müşrikler de hacettikleri için ve gelmemelerine ilişkin bir duyuruda henüz bulunulmadığı için o yıl Resulullah (s.a.v) kendisi haccetmeyip Ebubekir (r.a)’ı hac emiri tayin ederek Medine-i münevvereden hacca gitmek isteyenlerin başında görevli olarak göndermiştir. Arkasından Hz. Ali’yi de, Kur’an-ı Kerimin Tevbe süre-sinin başından itibaren kırk ayeti kerimeyi Arafatta ve Minada insanların toplu bulunduğu mekanlarda okuyup ilan etmek üzere görevlendirmiştir. Bu ayeti kerimelerden bir tanesi de bu seneden sonra müşriklerin mescidi harama yaklaşmamalarını ilan ediyordu.(1)
    Resulullah (s.a.v) hicretin 10.uncu senesinde farz olan haccı yerine getirmiştir. Resulullahın bu haccına son haccı olması ve toplu olarak müslümanlarla son buluşması olması hasebiyle veda haccı denmektedir.
    Imam Tirmizi Cabir b. Abdullah’tan naklettiği bir rivayetinde Resulullah (s.a.v)’in iki kere hicretten önce bir seferde hicretten sonra, veda haccı olmak üzere üç kere hac yaptığını rivayet etmektedir.(2) Ayrıca Enes b. Malikten bir rivayette Resulullah (s.a.v)’in hicretten sonra dört kere umre yaptığını, bunlardan birincisinin Hicretin 6. senesinde Zilkade ayında yapıldığı, müşriklerin engel olması yüzünden Hudeybiyede noktalandığı, ikincisi Hudeybiyede yapılan sulh gereği bir sonraki senenin zilkade ayında kabeyi muazzamaya ulaşılarak kaza edilen umre, üçüncüsü Huneyn savaşında elde edilen ganimetlerin taksim edilmesi sonrasında Ca’raneden yapılan umre, dördüncüsü ise veda haccı ile beraber yapmış olduğu umredir. Hz. Enes’e Resulullah (s.av)’in kaç defa hac yaptığı sorulması üzerinede bir kerre cevap vermesi şeklindedir.(3)
    Yukarda zikredilen kaynaklardaki ifadelerden hicretten önce de hac ve umre yapılmakta olduğu anlaşılmaktadır. Yani cahiliye dönemi Kureyşlileri de hac yapıyorlardı . Arafata çıkıyorlardı, Müzdelife ve Minadaki hac menasikini yapıyorlardı. Beytullahı da tavaf ediyorlardı, Safa ile Merve arasında sa’yediyorlardı.Ancak bunları yaparken, daha önceki peygamberler vasıtasyla ve özellikle Hz. Ibrahim (a.s)’ın öğretmiş olduğu çizginin dışına taşmışlardı. Beytullahı tavaf etmek için, günahsız kabul ettikleri veya birbaşka deyişle kendilerini günahsız kabul eden Kureyşlilerin erkekleri elbiselerini diğer erkeklere, kadınlarıda diğer kadınlara vermek suretiyle tavaf ediyorlardı. Bu tür elbise bulamayan kadın ve erkekler kendi elbiselerini günaha bulaşmış kabul ettiklerinden dolayı soyunarak çıplak olarak tavaf ediyorlardı. (4) Namaz yerine kabeyi muazzamanın yanında ıslık çalıp el çırpıyorlardı.(5) Daha da vahimi Allah’a yaklaştırdıkları inancıyla putlara tapıyorlardı ve böylece Allah’a şirk koşuyorlardı.
    Resulullah (s.a.v) veda haccında hem hac farizasını ifa edip hemde “hac menasikini yani haccın yapılış şeklini benden alın (öğrenin)” buyurarak islamda haccın nerede, nezaman ve nasıl yapılacağını tartışmaya mahal olmayacak şekilde öğretmiştir. Resulullah (s.a.v)’in yapmış olduğu hac şekli de sahih kaynaklarda, elimizde mevcuttur. Böylece tevhid dininde olmadığı halde sonradan hac ibadetine karıştırılan cahiliye kalıntıları da ayıklanmıştır. Sade ve katkısız haccın nasıl yapılacağı öğretilmiştir.
     

Sayfayı Paylaş