NUŞİREVAN-ı ADİL’den Altın öğütler..

Konusu 'Nasihat' forumundadır ve teyze tarafından 12 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

  1. teyze

    teyze islamseli

    Katılım:
    9 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    270
    Beğenileri:
    0
    :auu:


    * Gece ve gündüzün birbiri ardınca gelip gittiğini gören insan halden hale dönmesine üzülmesin. Yani sevinç gidip üzüntü gelirse, üzüntü gidip sevinç gelirse önem vermesin.
    * Beceriksiz kişiyi dost tutunmasınlar; beceriksiz kişi ne dostluğa yarar, ne düşmanlığa.
    * İnsan bir işi bir defa yapıp sonra pişman olmuşsa, bir daha o işi yapmasın.
    * Dostlarına düşman olan birisini niçin dost edesin?
    * Kendini bilge sanan bilgisizden sakın.
    * Kendi nefsine haksızlık etme, güçlük çıkarma. Yani nefsine elinden gelmeyecek işler buyurma.
    * Doğru söylemek acıdır ama sen doğru söyle.
    * Düşmanın sırrını bilmesini istemiyorsan, dostuna da sırrını söyleme.
    * Büyüklere küçük gözüyle bakma, çünkü büyükleri küçük görmek büyük ziyan getirir.
    * Değersiz kişileri ölmüş bil, onları diri sayma.
    * Beraberindeki kişilerden bir şey ummaktansa ölümü yeğ gör.
    * Himmetsiz kişinin ekmeğini yemektense, aç ölmek daha iyidir.
    * Şüphenin yolunu yüz yerden bağlayacak olsan da, tecrübe etmediğin kişiye güvenme.
    * Kendinden aşağı hısımlarına muhtaç olmaktan büyük dert yoktur.
    * Kişinin bilmediği şeyi iddia edip başaramamasından ve yalancı olmasın daha büyük ayıp yoktur.
    * Elinden geldiği halde kendisinden istene işi bitirmeyen kişiden daha cimri kimse yoktur.
    Bir kişi senin aleyhinde söz söylese birisi de dostum diye o sözü sana yetiştirirse sen bu dostunu ondan beter düşman bil. Çünkü o düşman arkandan konuŞur, dostunsa yüzüne karşı söyler.
    Lüzumsuz yerlere göz dikmekten ve kulak vermekten daha büyük dert olmaz.
    * İnsan her şeyi bilgisizlerin şerrinden saklayabilir,ama bilgisini kendi şerrinden saklayamaz.
    * Halkın senin iyiliğini söylemesini istiyorsan, kimsenin kötülüğünü söyleme.
    * Dostlarının azlığını istemiyorsan, kindar olma.
    Dünyada zahmet çekmemeyi, kolaylıkla ömür sürmeyi istiyorsan; kendi işine bak, başkasının işine karışma.
    * Seni delilerden saymamalarını istiyorsan ele geçmeyecek bir şeyi isteme.
    * Daima alnın ak, yüzün pak olmak istiyorsan; utanmayı iş edin.
    Aldanmamak istiyorsan, tecrübe edilmiş işleri bırakıp tecrübe edilmemiş olanlara yapışma.
    Mahcubiyet istemiyorsan, katkın olmayan yerden bir şey götürme.
    Perdenin yırtılmasını istemiyorsan, kimsenin perdesini yırtma.
    Arkandan gülünmesini istemiyorsan elinin altındakileri iyi besle.
    * Pişmanlıktan uzak olmayı istiyorsan gönül arzusunu iş edinme.
    * Zeki kişilerden olmayı istiyorsan, kendini başka birinin aynasında gör. Yani
    kişinin yaşantısına bak, yaptığı iş iyi midir, kötü müdür? Eğer ondaki gibi sende de kötü bir iş varsa, bilirsin ki bu işlediğin iş kötüdür ve iyi işi de kendinde görürsün. Böylece işinin iyisini kötüsünü görmek için o kişi sana ayna olur.
    * Korkusuzluğu istiyorsan; halkla kavga etme, onları inciticilerden olma.
    * Sana hürmet etmelerini istiyorsan, başkalarının hürmetini gözet.
    Halkın senin sözünle iş görmesini istiyorsan. önce kendi sözünle iş gör.
    Halk içinde herkesten büyük olmayı istiyorsan, nimetini bol eyle. “Tuzunun, ekmeğinin hakkı için!” diyenleri çok edin.
    * Eğer bütün gönüllerde yerinin olmasını istiyorsan, sözünü bütün gönüllere uyacak tarzda söyle.
    * Kamillerden olmak istiyorsan, kendine layık görmediğin işi başkasına da layık görme.
    * Eğer yüreğine merhemle iyileştirilmesi mümkün olmayan bir yara vurulmasını istemiyorsan, cahillerle tartışma.
    * Halkın iyisi olmayı istiyorsan, varını halktan esirgeme.

    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş