Nun, Nûh, Cin, Müzemmil Ve Müddessir Sûrelerinin fazileti ve ilgili hadisler

Konusu 'İslamda İbadetlerin Fazliletleri' forumundadır ve Oyuncu tarafından 11 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Oyuncu

    Oyuncu Active Member

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    6.259
    Beğenileri:
    1
    Nun, Nûh, Cin, Müzemmil Ve Müddessir Sûrelerinin fazileti ve ilgili hadisler

    NUN, NÛH, CİN, MÜZEMMİL VE MÜDDESSİR SÛRELERİ
    7292- tbn Abbâs radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "Allah'ın ilk yarattığı sey, Kalem ve Ba*lıktır. Kaleme dedi ki: 'Yaz'
    'Ne yazayım?' dedi.
    'Kıyamete kadar olacak olan her şeyi yaz!'buyurdu. Sonra 'Nün vel-Kalem'i okudu.
    Nün, balıktır. Kalem de kalemdir."
    [Taberânî, Mu'cemıt I-Kebîr''de leyyin bir senedle.]
    7293- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan:
    O, "Pek kaba ve (soysuza)..." (Kalem, 13) âyetinde bahsi geçen kimse hakkında şu yoru*mu yapmıştır: "Bu adam, Kureyş'ten kulağın*da koyun kulağmdaki kesikliğe benzer bir ke*siklik bulunan bir adamdır." (Buhârî)
    7294- Ahmed leyyin bir senedle, Abdur-rahman bin Gamm 'dan mürsel olarak:
    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e: "Pek kaba ve (soysuza)" âyeti (Kalem 13) hakkında sordular; cevaben şöyle buyurdu:
    "O su anlamlara gelir: Kaba, güçlü, sağ*lıklı, obur ve çok su içen, yemek ve su bulan, insanlara zulmeden, içi rahat."
    7295- Ebû Mûsâ radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem) "Baldırların açılacağı, (kendilerinin de secdeye davet edileceği gün)..." (Kalem, 42) âyetini şöyle tefsir etti: "O, öyle büyük bir nurdur ki insanlar (onu görünce) secdeye ka*panacaklardır." [Ebû Ya'lâ.]
    7296- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Nuh'un kavminde mevcut olan putlar bi*lahare araplara da intikal etmiştir:
    'Ved' adlı put, Devmetü'l-Cendel'de Kelb kabilesinin putudur. 'Suvâ' ise Hüzeyl'in pu*tu, 'Yeğûs' ise Murâd kabilesinin putudur ki, daha sonra o, Curf mevkiindeki Sebe'in ya*nında bulunan Gutayfoğullarının putu oldu. 'Ya'ûk'a gelince, o da Hemedan'ın putudur. 'Nesr' ise, ZÎIkelâ ailesi olan Himyer'in putu*dur. Aslında bunlar, Nuh kavminden salih ki*şilerin isimleridir. Onlar Öldükleri zaman, şey*tan bunların kavmine gelip onların hatıralarına putlarının, oturdukları yerlerde dikilmesini ve bu putlara da onların isimlerinin verilmesini iğva etti, şeytanın bu isteğini yerine getirdiler. Onlar ölünceye dek bu putlara tapılmadı. Son*ra (halkın) bu hususta bildikleri unutulunca tapmaya başladılar." [Buhârî]
    7297- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem,
    cinlere ne (Kur'ân) okumuştur, ne de onları görmüştür. Ashabından bir grup ile Ukâz çar*şısına gitmek üzere yola çıktı. Bunun üzerine şeytanlarla sema haberi arasına engel çekildi. Üzerlerine ateş kıvılcımları gönderildi.
    Şeytanlar kavimlerine döndüklerinde on*lara dediler ki:
    'Ne oldu, niye boş döndünüz?' 'Bizimle Gök haberi arasına engel çekildi. Üzerimize ateş kıvılcımları yağdırıldı' diye cevap verdiler.
    'Bu, mutlaka (olağanüstü) bir olay çıktığı*nı gösterir, haydi yeryüzünün doğularına ve batılarına doğru gidin (sebebini öğrenin)!'
    Bunun üzerine Tihâme'ye doğru yola çıka*rak, Ukâz panayırına gitmekte olan grup Pey*gamber sallallahu aleyhi ve sellem'e hurma*lıkta rastladılar. O, ashabına sabah namazını kıldırıyordu. Kur'ân'ı duyduklarında onu din*lemeye koyuldular ve dediler ki: 'Demek ki sema haberi ile aramıza giren engel buymuş.' Hemen kavimlerine dönüp şöyle dediler: Doğrusu biz doğru yola götüren, hayrete dü*şüren bir Kur'ân dinledik. Ona inandık, biz Rabbimize hiçbir ortak koşmayacağız.' (Cin, 1-2) Bunun üzerine 'De ki: Cinlerden bir züm*renin (benim Kur'ân okuyuşumu) dinledikleri bana vahyolundu...' kavl-İ celîli ile başlayan Cin sûresi nazil oldu."
    7298- Diğer rivayet:
    "Ona ancak cinnin (kavmine varınca söy*ledikleri) sözü vahyolunmuştur." [Buhârî, Müslim ve Tirmizî]
    7299- Tirmizî'nin ziyadesi:
    "Cinler, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem'in namaz kıldığını, ashabının da onun namazına uyduklarını ve onun secdesİyle sec*de ettiklerini gördükleri zaman ashabının can-ı gönülden ona bağlandıklarına ve itaatlerine şaştılar da kavimlerine varıp şöyle dediler: 'Allah'ın kulu Muhammed ona yalvarmak ve namaz kılmak için kalkınca, çevresindekiler neredeyse üstüste yığılıyorlarmış gibi birbirle*rine giriyorlardı.'
    7300- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Gecenin yansında, istersen ondan biraz sonra, istersen biraz önce, bir müddet için kalk ve ağır ağır Kur'ân oku!" mealindeki âyeti (Müzzemmil, 1-4), ondan sonra gelen "O, sizin buna güç yetiremiyeceğinizi bildiği için size karşı (kolaylığa) döndü. Artık Kur'ân'dan kolay geleni okuyunuz'7 âyeti (Müzzemmil, 20) neshetti.
    (Aynı sûrenin 6. âyetinde geçen) "Nâİşe-tu'l-leyl" (gece kalkışı): Gecenin başıdır. (İbn Abbâs) diyor ki: "Gecenin başında kalkmak, gece namazı olarak Allah'ın size farz kıldığı ibadeti yerine getirmenize daha elverişlidir. Çünkü insan uyuduğu zaman, ne zaman kal*kacağını bilemez.
    "Ekvemu kiylâ" ("okumak daha elverişli*dir") Kur'ân'ı anlamak demektir.
    (İbn Abbâs) Cenâb-ı Hakk'm: "Gündüzle-yin seni uzun uzun alıkoyacak işler var" (Müzzemmil, 7) mealindeki âyetini ise, "Kur'ân okumaktan çokça uzak kalmak" şek*linde anlamıştır. |Ebû Dâvud]
    7301- Ebû Saîd radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
    "(Müddessir sûresinin 17. âyeti olan: Onu sarp bir yokuşa sardıracağım..' âyetin*de) geçen: 'Suûd' (sarp yokuş) kelimesi, ce*hennemde bir dağdır. Kâfir oraya yetmiş yıl*da tırmanabilir. Sonra oradan ancak yetmiş yılda aşağı inebilir.
    (O kavurucu ateşte bir yukarı, bir aşağı inerek ceza görecektir,) hem de devamlı ola*rak." [Tirmizî]
    7302- Taberânî, Mu'cemu' l-Evsat'ta zayıf bir senedle:
    İlgili âyette geçen: "Suûd": Ateş dağıdır. Kendisine "Haydi tırman!" denilecek. Tır*manmak üzere elini koyunca eli eriyecek. Kal*dırdığı zaman yine eski haline gelecek. Ona koyduğu zaman yine eriyecek, kaldırdığı za*man yine eski haline dönecektir."
    7303- Câbir radiyallahu anh'dan: "Yahudilerden birtakım insanlar sahabe*den bir gruba şöyle dediler:
    'Peygamberiniz Cehennem bekçilerinin
    sayısını bilir mi?"
    'Bilmiyoruz, gidip Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e bir soralım' dediler ve bir adam derhal Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gidip şöyle dedi: 'Ey Muhammedi Bugün ashabın yenik düştü.'
    'Neden (neye) yenik düştü?'
    'Yahudiler onlara; 'Peygamberiniz Ce*hennem bekçilerinin sayısını biliyor mu?' di*ye sordular.'
    'Peki ne cevab verdiler?..'
    'Dediler ki: 'Şimdilik bilmiyoruz, varıp Allah Resulüne soralım.'
    'Bilmedikleri şeyden dolayı insanlar hiç yenik düşerler miymiş?'Fakat yahudİler, pey*gamberlerine (olmadık sorular sormuşlar): 'Bize açıktan açığa Allah'ı göster!' demişler*di. Çabuk bana Allah düşmanlarını getirin de onlara beyaz olan cennetin toprağını soraca*ğım.'
    (Yahudiler) geldiklerinde şöyle dediler: 'Ey Ebu'l-Kâsım! Cehennem bekçilerinin sa*yısı ne kadardır?'
    Bunun üzerine parmaklarıyla bir kere on, bir kere de dokuz göstererek: 'Ondokuz'dedi. 'Evet' dediler.
    'Peki cennetin toprağı nedir?' diye sordu.
    Biraz sustular: 'Sonra şöyle dediler: 'Ek*mektir' ey Ebû'l-Kâsım!'Allah'ın Resulü sal*lallahu aleyhi ve sellem onlara cevaben: 'Be*yaz (undan) yapılmış ekmektir' buyurdu.
    [Tirmizî]
    7304- Enes radiyallahu anh'dan: (Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem) Ayetteki (Müddessir sûresinin 56. âyetin-deki) "O, kendisinden korkulmaya daha lâyık ve bağışlamaya ehildir" i şöyle tefsir etti:
    "Allah Teâla buyurdu ki: Ben korkulacak ve çekinilecek ilahım. Kim benden çekinip korkarsa, benden başka ilah edinemez. Ben onu mağfiret etmeye de ehilim." [İkisi de Tirmizî'ye ait]
     

Sayfayı Paylaş