Nikahı ve imanı yenilemek / Nikahı bozan şeyler

Konusu 'İslamda Aile' forumundadır ve Kaan Gizemnur tarafından 18 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. Kaan Gizemnur

    Kaan Gizemnur Davut46

    Katılım:
    7 Nisan 2009
    Mesajlar:
    7.266
    Beğenileri:
    0
    Nikahı ve imanı yenilemek / Nikahı bozan şeyler Sual: (Nikâhı ve imanı yenilemek bid'attir. İman ve nikâh pamuk ipliği ile bağlı değildir. Üzerinden zaman geçmekle eskimez ve yenilenmesine gerek olmaz. İman ve nikâh ya vardır ya yoktur. Varsa yenilenmesine lüzum yoktur. Camilerde yapılan nikâh ve iman tazeleme işleri bid'attir) diyenler oluyor. Tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh bid'at midir?
    CEVAP
    Zamanla iman eskir ve yenilenmesi gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Elbisenin eskidiği gibi, içinizdeki iman da eskir. İmanınızın yenilenmesi için Allahü teâlâya niyaz edin!) [Hâkim]

    İman eskiyeceği ve kopacağı için, her müslümanın küfre düşmemesi için, sabah akşam, aşağıdaki iman duasını okuması emredilmiştir.

    Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Şirkten korunmak için Allahümme inni euzü bike min en üşrike bike şey’en ve ene âlemü ve estağfirüke lima la âlemü inneke ente allamülguyub duasını okuyun!) [İ.Ahmed]

    İman ve nikâh, pamuk ipliği ile değil, söz ile bağlıdır. Her zaman kopabilir. Küfre düşünce hemen kopar ve her kopuşta da, yeniden bağlamak gerektiğini bütün İslam âlimleri bildirmektedir:

    Bir kâfir, bir kelime-i tevhid söylemekle mümin olduğu gibi, bir mümin de, bir söz söylemekle kâfir olur. Bu, Müslüman olmanın ve Müslümanlıktan çıkmanın ana kaidesidir. Müslüman olmak için, yalnız Kelime-i şehâdet söylemek kâfi değildir. Küfre sebep olan o şeyden de tevbe etmek gerekir. Yani İslâmiyet’ten hangi kapıdan çıkmış ise, o kapıdan girmesi lâzımdır. İnsan, küfre düşerek mürted olunca, nikâhı fesholup gider ki, bu talâk [boşamak] demek değildir. Bunun için, üçten fazla imanı ve nikâhı tazelemek, hüllesiz caiz olur. (Birgivî şerhi)

    Küfre düşmek de, küfürden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese de, her gün bir kere, (Ya Rabbi, bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptım ise, pişman oldum. Beni affet) diyerek tevbe eden, Cehenneme gitmekten kurtulur. Küfre düşücü söz söyleyenin imanı gidince, nikâhı da gider. İman gidince, tecdid-i iman, nikâh gidince de, tecdid-i nikâh gerekir. Küfre sebep olan sözü, hata ederek, yanılarak veya tevilli söyleyenin, imanı ve nikâhı bozulmaz. Yalnız tevbe ve istiğfar etmesi, imanını tazelemesi ihtiyatlı olur. Nikâhını tazelemek gerekmez. (Berika, Hadika, Mecmâul-enhür)

    Berika ve Hadika’da, (İtikadında, sözünde veya işinde küfre sebep olacak bir şey bulunan kimsenin tecdid-i iman ve [evli ise] iki şahit yanında tecdid-i nikâh yapması gerekir) buyuruluyor. Yine aynı kitaplarda buyuruluyor ki:

    Bir sözün veya işin, küfre sebep olacağını bilerek, tehdit edilmeden söyleyenin imanı gider. Çünkü her müslümanın bilmesi gereken şeyleri öğrenmesi farzdır. Bilmemesi özür olmaz, büyük günahtır. Her iki halde de küfre girenin önceki ibadetleri yok olur. Tevbe ederse, geri gelmez. Zengin ise tekrar hacca gitmesi gerekir. Önce eda ettiği namaz, oruç veya zekâtları kaza etmez. Fakat küfre düşmeden önce yapmadığı ibadetleri kaza eder. Tevbe için yalnız kelime-i şehadet söylemek kâfi değildir. Küfre sebep olan şeyden de tevbe etmesi gerekir. Küfre sebep olan sözü, hata ederek, yanılarak veya tevilli olarak söyleyen veya küfrü gerektirdiği âlimler arasında ihtilaflı olan bir sözü bilerek söyleyen küfre girmez. Fakat tecdid-i iman etmesi iyi olur. Tecdid-i nikâh gerekmez. (Dil afetleri bahsi)

    Yalnız eskiyen değil kırılan, kaybolan, bir şeyin yerine yenisi alınınca, buna, yeniledim, tazeledim denir. Nitekim hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (La ilahe illallah kelimesini çok söyleyerek imanınızı yenileyin!) [Hâkim]

    Tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh yapmanın gerektiği Redd-ül Muhtar ve diğer bütün fıkıh kitaplarında da bildirilmektedir. Tahtavi’nin Merakıl-felah haşiyesinde ve bunun tercümesi olan Nimet-i İslam’da, (Kadın kocasına, aramızda talak vaki olduğu zaman, beni kendine nikâh etmeye seni vekil ettim der de, kocası da kabul ederse, talak vaki olunca, iki şahit yanında, "Filaneyi kendime nikâh ettim" derse nikâh sahih olur) buyuruluyor.

    Nikâh tazelemek demek, yeniden nikâh kıymak demektir. Bunu bir hocanın nezaretinde yapmak gerekmez. Yalnız birinin nikâhı tazelemesi yetişmez. Karı kocanın, iki şahit yanında nikâhı tazelemeleri gerekir. Erkek, karısından vekâlet almalıdır. Kadının vekâlet için kocasına, (Nikâhımızı tazelemek üzere seni vekil ettim) demesi yetişir. Erkek, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikâhlım olan hanımımı, onun tarafından vekâleten ve tarafımdan asaleten kendime nikâh ettim) derse nikâh tazelenmiş olur.

    Küfre düşen karı-kocanın, tecdid-i imandan sonra, iki şahit yanında tecdid-i nikâh yapmaları gerekir. Kolaylık olmak için, nikâhı yenilemeye hanımdan vekâlet almalı, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikâhım altında bulunan hanımımı, onun tarafından vekil olarak ve tarafımdan asil olarak kendime nikâh ettim) demelidir. Camilerde yapılan meşhur tecdid-i iman ve tecdid-i nikâhı cemaat ile okumak bu hükme dayanmaktadır.

    Camide, imam efendi, yukarıdaki ifadeyi cemaatle birlikte söylerse, cemaat birbirlerine şahit olmuş, hanımından vekâlet alanların nikâhları tazelenmiş olur.

    Vekâlet almayanlar ise, sadece imanlarını tecdid etmiş olurlar. İmam efendiler ve vaizler, her Müslüman’ın, nikâh tazelemek için hanımından vekâlet almasını tavsiye etmeleri iyi olur.

    Cemaat ile birlikte, (Allahümme inni üridü...) duasını okuyanlar, (İmanınızı La ilahe illallah sözü ile yenileyin!) hadis-i şerifindeki emre uymuş olurlar.

    Kadının nikah tazelemek için eşine (Nikahımızı kıymak üzere seni vekil ettim) demesi yetişir. Vekillikten azletmedikçe ömür boyu bu vekalet geçerlidir. Vekalet verirken şahit gerekmez.

    Hanımdan vekalet alarak, tecdid-i iman ve tecdid-i nikah duası fasık da olsa iki Müslüman şahit yanında okunursa, o iki kişi de, bu duanın nikah tazelemek duası olduğunu bilirlerse, nikah yine tazelenmiş olur. İki erkek veya bir erkek ile iki kadın şahit olmadan sadece bu duayı okumakla nikah tazelenmez.

    Şahitlerin müslüman olmaları ve nikahı tazelenecek kadını tanımaları şarttır. Tanımak, kimin kızı ve hangi kızı olduğunu bilmek demektir. Veya filan kadın bu adamın hanımıdır diye bilmek demektir. Şahsını, şeklini bilmek değildir. Dede, baba, kardeş, amca, dayı, yeğen, anne, hala, teyze de şahit olabilir.

    Camide imam efendi, tecdid-i iman ve nikah duasını cemaat ile birlikte okursa, cemaat birbirlerine şahit olmuş, nikahları da tazelenmiş olur.

    Tecdid-i iman ve tecdid-i nikah duası şöyledir:
    (Allahümme inni üridü en üceddidel imâne vennikaha tecdiden bi-kavli lâ ilâhe illallah Muhammedün resulullah.)

    Boşanmak ve nikahı bozan şeyler

    Sual: Dinimizde boşanmak hakkında geniş bilgi verir misiniz?
    CEVAP
    1- Boşamak için kullanılan kelimeleri erkeğin hanımına karşı söylemesi ile talak yani boşama hasıl olur. Boşamak için kullanılan sözler iki çeşittir: Açık sözler ve Kinayeli sözler.

    "Sen benden boş ol", "Ben seni boşadım" gibi sözler açık sözdür. Bu sözleri, şaka olarak veya şaşırarak da söylediği anda, manasını bilmese bile, boşamış olur.

    "Seni bıraktım, seni terk ettim" kelimeleri açık söz kabul edilir. Bir veya iki defa böyle açık sözle boşamaya, yani geri dönüşü mümkün olan boşamaya talak-ı rici denir. Ama yine de üç haktan biri gitmiş olur. Bu sözlerden herhangi biri bir defa söylendiğinde, pişman olunmuşsa, eski nikaha dönmek niyetiyle hanımının elini tutar veya öperse, tekrar nikah yapmadan iki bağ ile evliliğe devam eder.

    2- Evlilikte üç bağ vardır. Yani, boşama sözleri üç defa tekrarlanırsa, "Seni boşadım, boşadım, boşadım" derse, veya "Seni üç defa boşadım" derse üç bağı birden koparmış, geri dönüşü olmayacak şekilde boşamış olur. Böyle üç kere boşayınca talak-ı rici, talak-ı baine dönmüş olur.

    3-
    "Babanın evine git!", "Defol git!", "Cehenneme git!", "Senin kocan değilim artık" gibi, başka manalarda da kullanılan sözler kinayeli, kapalı sözlerdir. Bu sözler, boşamak niyeti ile söyleyince boşamış olur. Buna bain talak, yani iddet müddeti içinde geri dönüşü olmayan kesin boşama denir.

    Bu şekilde boşamada, iddet müddeti geçip yeniden nikah yapılmadıkça bir araya gelinemez.

    4- Kayınpederine "Ben senin kızını istemem, kime ister ise varsın" demek ve hanımı gezmek için izin istediğinde, "Ben seni ip ile bağlamadım git", "İstediğin yere gidersin. Bana hanım olmazsın" veya "Artık ben seni istemem”, "Seni boşamak istiyorum" gibi şeyler söylese, boşamak niyet etmedikçe, boşamış olmaz.

    5- "Şart olsun", "Dilediğini yap!" sözleri, boşamak manasına kullanılan yerlerde, hanımına böyle söyleyince, niyet etmese bile, bir bain talak olur.

    6- Hanımına, anam, kızım, kardeşim demekle boşama olmaz. Fakat (Şimdiden sonra anam, kızım veya kardeşim ol) derse boşama olur. Bu bir talak-ı bain olur.

    7- Kinayeli sözle boşamada, bain talak iddetinde, hanımının odasına giremez. Kadın süslenemez, koku sürünemez, yabancı kadın gibi talak veren kocasından uzak durur. İddet sonunda yeniden nikah lazımdır.

    8-
    Boşamada, sayı bildirilmezse bir boşama olur. Üç veya fazla sayı söylerse, üç talak ile boşamış olur. "Bedenimdeki kıllar adedince" veya "Denizdeki balıklar adedince" yahut "Gökteki yıldızlar kadar" veya "Üçten dokuza" deyince, yine üç boşama olur.

    9- Hanımını boşayan erkeğin akıllı ve uyanık olması gerekir. Sarhoşun, hastanın ve tehdit edilenin sözü ile veya mektubu ile, e-maili ile, faksı ile boşama geçerli olur. Bunlar kadının eline vardığı anda, boş olur. Yani kadın bu boşamayı öğrenince, haberdar olunca boşama gerçekleşmiş olur.

    10- Delinin, bunağın, baygının, uyuyanın ve hastalıkla ve kızarak dalgın olanın söylemesi ile boşama olmaz. Kızarak dalgın olmak, söylediğini bilmemek demektir. Bu da iki türlü olur:

    a) Manasını bilmeden, kast ve arzu etmeden söyleyince, boşama olmaz. Bu kinaye sözler içindir. Yoksa açık kelime ile yani seni boşadım dese, kast ve arzusu olmasa bile yine talak vaki olur.

    b) Manasını bilerek ve isteyerek söyleyip, sonra söylediğini bilmemek, hatırlamamaktır. Bu sözünü iki şahit işitip, sonra söylerlerse, boşama olur. Yani seni boşadım der, fakat sonra bunu hiç hatırlamaz, sen böyle demiştin denilince hayır ben hiç hatırlamıyorum, böyle bir şey söylemedim derse, eğer iki şahit, evet biz duyduk bu hanımını boşadı derse, o zaman boşama vuku bulur. Demezlerse, adam inkâr ettiği için boşama vaki olmaz.

    11- Hiç ilişki olmamış veya bir odada veya tenha bir yerde hiç beraber kalınmamış ise, bir kere boşayınca, kadın iddet beklemeden aynı gün bile, başkası ile evlenebilir.

    12- Kocasına veya başkalarına dili ile, hareketleri ile sıkıntı veren, herhangi bir farzı yapmayan, mesela farz namazları kılmayan, fuhuş şüphe olunan kadını boşamak şart değildir müstehaptır, boşamak iyi olur.

    13- Farzı yapmayan mesela namazın farz olduğuna inandığı halde kılmayan kadını boşamamak günah değildir. Kocasının ona güzellikle namaz kıldırmaya çalışması gerekir, çalışmazsa günaha girer.

    Evlilik vazifesini yapamayan, mesela büyü yapılmış, ilişkiden aciz olan erkeğin hanımı ayrılmak isterse, bunu boşaması vacip olur.

    14- Hanımına başka başka üç zamanda birer kere boşarsa veya bir defa, "Üç kere boşadım" derse, geri dönüşü olmayacak şekilde nikah bozulmuş olur.

    Bu kadını tekrar alabilmek için, hulle lazım olur. Hulle demek, kadın başka erkekle nikahlanıp, düğün olup, ilişki olup, o erkek de boşayıp ve bundan sonra, tekrar iddet zamanı geçmek demektir. Ancak bundan sonra, birinci kocası yeni bir nikah ile tekrar alabilir.

    Bu ise, bir erkek için zillettir, aşağılıktır. Allahü teâlâ, erkeklere boşamak hakkını verdi ise de, bu hakkı gelişi güzel kullanmamaları ve kadınlar, erkeklerin elinde oyuncak olmamaları için, erkeklere bu hulle zilletini yüklemiştir. Hulle korkusundan müslüman bir erkek, boşama lafını ağzına bile alamaz. Aile arasında boşanmak lafı, şakası olamaz.

    15- Korkutmak için şaka için de olsa boşama sözlerini hiç kullanmamalıdır. Hatta ayrılmaya karar verilse bile yine bu kelimeleri kullanmamalıdır. Daha sonra ayrılmaktan vazgeçilebilir. Yakınları ile dostları ile istişare edip ayrılmaya kesin karar verildikten sonra bir talak vermelidir. Hiçbir zaman üç talak birden vermemelidir. Zaten üç talak birden vermek günahtır. Hayat şartları insanı birçok şeye katlanmayı gerektirebilir. Olmaz denilen şey olabilir. Bir talakla boşama yapılırsa kapı tamamen kapatılmamış olur. Boşamamak bir risk getirmez; ancak boşamak hele üç talak vermek çok büyük risktir. Telafisi mümkün olmayabilir.

    16- İddet, boşanmadan sonra, kadının yeniden evlenmesi haram olan zamandır. İlk temizlik başından, üçüncü hayzın sonuna kadar olan zamandır. Hayz görmüyorsa, talak için üç ay, ölüm için dört ay on gündür.

    17- Hanıma karşı iyi huylu, güler yüzlü olmalı. Onun yanlış hareketlerine, akla uymayan sözlerine ve işlerine sabretmelidir. Onunla tatlı konuşmalı. Onun seviyesine ve aklına uymalıdır. Onunla şakalaşmalı, oynamalıdır. Yemede, giyinmede, gücü yettiği kadar eli açık olmalıdır.
    Dinimizde, kadınların bilmesi farz olan şeyleri, elbette öğretmelidir.

    Hanımının giyinmesinde, evden dışarı çıkmasında, çok sıkı davranmamalı ve başı boş da bırakmamalıdır. Kendini ve hanımını şüpheye, iftiraya düşürecek hallerden sakınmaya çok önem vermelidir. Hanımını, yabancı erkeklerin bulunduğu yerlere göndermemeli, yabancıları görmesine mani olmalıdır.

    Ev işleri ile vakit geçirmesi, onun zevki olmalı. Ona sert davranmamalı. Şaka olarak da, kızgın olunca da, hiçbir zaman boşamak lafını ağza almamalı, bir defa daha evlenmek lafı etmemelidir.

    Sual: Nikahı bozan şeyler nelerdir?
    CEVAP
    Boşadım demek, boşamak niyetiyle kinaye sözler söylemek, mesela hanımına çık git demek. Bir de küfre düşürücü söz söylemek.

    Sual: Hanıma çık git (defol git) dedi isek nikah bozulur mu?
    CEVAP
    Def ol git demekle nikah bozulmaz. Eğer niyeti boşamak ise, yani artık senden ayrıldım, boş ol anlamında ise, o zaman bir talak-ı bain olur. İddet müddeti geçtikten sonra nikah etmek gerekir.

    Sual: İnsan hanımı ile tartışma esnasında ben seni bıraktım derse nikah bozulur mu yoksa boşadım demediği müddetçe nikah bozulmaz mı?
    CEVAP
    Bıraktım = boşadım demektir. Bir talakla boşamış olur.

    Sual: İnsan elfaz-ı küfür söyleyince imanı ve nikahı gidiyor mu?
    CEVAP
    Evet imanı da nikahı da gidiyor.
    Boşamak ayrı, küfre düşmek ayrı. Bu talak sayılmıyor. Yani bağın biri kopmuyor. Bin kere küfre düşse bin kere nikah tazelemek gerekir, fakat bu talak sayılmaz.

    Sual: Boşamada iddet süresi ne kadardır?
    CEVAP
    Hanefi’de ilk temizlik başından, üçüncü hayzın sonuna kadar olan zamandır.

    Sual: Bir talak-ı bain olunca, bir boşama olduğunda, iddet müddeti boyunca bu karı koca ayrı mı olurlar? Aynı evde kalabilirler mi? Konuşmaları, görüşmeleri, uygun olur mu?
    CEVAP
    Aynen yabancı gibi olur. Adam fasıksa aynı evde beraber kalmamalıdır. Salih ise haramdan korkacağı için aynı evde kalabilir. Ancak yabancı gibi durur. Zaruretsiz konuşamazlar. Oturup beraberce yemek bile yemeleri caiz olmaz.

    Sual: Üçten dokuza şart etmek nedir? Dinimizce sakıncası nedir? Böyle şart edenin ne yapması gerekir?
    CEVAP
    Üçten dokuza demek galattır, abartmalıdır. Hepsi üçtür fazlası fazladır. Üç talakla hanım boşanınca bir daha o erkekle evlenemez.

    Sual: Erkek talak verse, hanım duymadığı müddetçe, boş olur mu?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual: Biri, hanımını herkesin yanında boşasa, hanımı bunu 20 yıl sonra duysa, 20 yıl sonra mı boş olur?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Kinayeli sözle hanımını boşayan, sonra bunu kasten inkâr etse, yine boşamış olur mu?
    CEVAP

    Evet boşamış olur.

    Sual: Talak-ı rici ile boşayan, boşadığını hatırlatmak niyetiyle, birkaç defa (Artık işin bitmiştir) dese, talak-ı selase olur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Hanıma (Senden ayrılmak istiyorum) demekle talak olur mu?
    CEVAP
    İstiyorum demekle talak olmaz.

    Sual: İki talak-ı bainden sonra bir talak-ı rici verilse, üç talak olur mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Kayınpedere boşamak niyetiyle (Kızını götür) dedim. Hanım duymazsa talak vaki olur mu?
    CEVAP
    Olmaz.

    Sual: Hanıma (İzmir’e varınca seni boşayacağım) dedim. Böyle söylemekle talak vaki oldu mu?
    CEVAP
    Hayır. İstikbal manasındaki sözle, talak vaki olmaz.

    Sual: Hanıma (Annen bize gelirse, şart olsun seni boşarım) dedim. Annesi bize geldi. Talak-ı rici mi oldu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Oğluma, (Evime girersen, hanımım boş olsun) dedim. Kavga esnasında istemeyerek girmiş. Talak-ı rici oldu mu?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Talakta kullanıldığını bilmeyenin şart sözü ile talak olur mu?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual: Hamile kadının da boşanması sahih midir?
    CEVAP
    Evet sahihtir.

    Sual: Hanımdan ayrılmak günah mıdır?
    CEVAP
    Hanımdan ayrılmak günah değildir, helaldir. Ancak Allahü teâlâ, helal da olsa, talakı sevmez. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
    (Allahü teâlânın hiç sevmediği helal şey, talaktır.) [Hakim]

    Sual: Sitedeki yazı şöyle: Bir kimse, hanımına “Seni boşadım” dese, sonra, şakadan boşamaktan vazgeçtiğini bildirse, boşamaktan vazgeçmiş olur. Hadis-i şerifte, (Üç şeyin şakası da, ciddisi gibi sahihtir. Nikah, boşamak, boşamaktan vazgeçmek) buyuruldu.
    Boşamaktan vazgeçince, yine üç talak baki mi, yoksa birisi gitmiş olur mu?
    CEVAPŞakadan boşayınca da bir talak vermiş oluyor, iki talak kalıyor. Rici talakta erkek, iddet zamanı içinde, söz ile veya fiilen, eski nikaha dönebilir. Yani hanımı istemese de, nikah yapmadan evliliğe devam eder. Tekrar almak için, Hanefi ve Maliki’de şahide lüzum olmadan, (Önceki nikaha döndüm) demesi yetişir. Yahut, önceki nikaha dönmek niyeti ile öpmesi veya şehvetle elinden tutması da yetişir. Nikah tazelenmiş olur. Şafii ve Hanbeli’de ise, iki şahit yanında, (Önceki nikaha döndüm) demesi lazımdır. Fakat, velinin bulunması ve izin vermesi gerekmez.

    Sual: Beyime büyü yapılmış, evlilik vazifesini yapamıyor, ayrılmak istiyorum. Beyimin beni boşamaması günah değil mi?
    CEVAP
    Evlilik vazifesini yapmaktan aciz olan erkeğin hanımı ayrılmak isterse, kocasının bunu boşaması vacip olur. Yani boşamaması günahtır.

    Sual: Uzun zaman ayrı kalmakla nikah bozulmuş olur mu?
    CEVAP
    Uzun zaman ayrılmakla nikah bozulmuş olmaz. Boşanmadıkça boşanılmış olmaz.

    Sual: Deliren kimsenin nikahları devam eder mi?
    CEVAP
    Evet.

    Sual: Düğünde oynamak nikahı giderir mi?
    CEVAP
    Halk arasında bu çok yaygın, düğünde karı koca oynarsa nikah gider diyorlar. Bu bazı din cahillerinin uydurmasıdır. Çırılçıplak soyunsalar da nikaha zarar vermez.

    Haram ayrı, günah ayrı, nikah ayrıdır. Orada haram işlenir ve bu harama önem verilmezse, (Herkes yapıyor biz de yapsak ne çıkar) diyerek günaha önem vermezse o zaman küfre düşer, küfre düşenin nikahı da gider. Açık gezenin durumu da böyle. Açık gezmenin günah olduğunu bilir, ama (Mecburen açık geziyoruz) derse küfür olmaz. (Açık gezmek günah değil, bu kadar günahın ne önemi var) gibi diyerek, günah küçümsenirse küfür olur. İçki içmek de böyledir.

    Sual: Boş ol demekle kadın boş mu olur? Boşamak öyle kolay mı? Erkeğin bunu söylemeye üç kere hakkı varmış, üçüncüsünde o kadınla bir daha evlenemezmiş. Bunlar Kur'anda var mı?
    CEVAP
    Dinde delil sadece Kur'an değildir. Öyle olsaydı, Allahü teâlâ Kur'anı gönderirdi, alın bununla amel edin derdi, Peygamber göndermezdi. Allahü teâlâ, Peygamber efendimize, (Kur’anı insanlara açıkla) buyuruyor. Her şey Kur’an-ı kerimde açıkça yazmaz. Onun için hadis-i şerifler ve âlimlerin açıklaması da delil olur.

    Konu ile ilgili üç âyet-i kerime meali:

    (Boşanmış kadınlar, üç ay iddet müddeti beklerler.) [Bekara 228)

    (Boşanma iki defadır. Ya iyilikle tutulur, veya iyilikle bırakılır.) [Bekara 229]

    (Eğer erkek kadını, üçüncü defa boşarsa, ondan sonra kadın bir başka erkekle evlenmedikçe onunla evlenmesi kendisine helal olmaz. Eğer bu kişi de o kadını boşarsa, [her iki taraf da] Allah’ın sınırlarını muhafaza edeceklerine inandıkları takdirde, yeniden evlenmelerinde beis yoktur. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlarıdır.) [Bekara 230]

    (Bu söylenenler Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir, yani kâfirlerdir.) [Bekara 229]

    Sual: Bir ateist ile talak üzerine konuşuyorduk. “Bir söz ile talak olur mu?” dedi. Ne cevap vermeliyiz?
    CEVAP
    Bu hüküm, Müslümanlar içindir, ateistler için değildir demeniz yetişir. Din öyle diyorsa öyledir.
    Müslüman için durum şöyledir:
    Bir söz ile [boşadım demekle] insanın hanımı yabancı olduğu gibi, bir söz [nikah] ile de elin kızı, bizim hanımımız olur.

    Bir söz ile [kelime-i şehadet ile] müslüman olur. Bir söz ile [Mesela Allah yok demekle] insan kâfir olur.
    Kanunlar bir Evet ile çıkar, bir Hayır ile reddedilir.

    Bütün hayatımız bir evet ve hayır ile cereyan eder. Günlük işlerde bunu ateist de bilir ve yapar, ancak söz konusu din olunca, ateistliğini gösterir. Unutmamalı ki, Allahü teâlâ, Cenneti boşuna yaratmadığı gibi, Cehennemi de boşuna yaratmadı.

    Tehditle talak
    Sual: Hanımına zulmeden, döven, dine uymasını yasaklayan, kocalık vazifesini yapmayan, eve barka girmeyip nafakasını bile vermeyen, buna rağmen onu boşamayan sadist bir erkeğe, kadının yakınları, (Karını boşa yoksa seni öldürürüz) diye tehdit etseler, o da korkup hanımını boşasa, bu boşama dinen sahih olur mu?
    CEVAP
    Evet sahih olur. O kadın iddet bittikten sonra başkası ile evlenebilir. Evlendikten sonra da artık o kadını geri alamaz. Din kitaplarındaki ifade şöyledir:
    Tehdit edilen kimsenin sözü, mektubu, telefonu, mesajı ile talak yani boşama Hanefi mezhebinde sahih olur. Diğer üç mezhepte sahih olmaz. Tehdit bittikten sonra, tehdit edilerek karısını boşayan kimsenin, kadın başkası ile evlenmemişse ve eski kocası ile de evlenmek istiyorsa, boşadığı kadını tekrar alması sahih olur.

    Talak-ı bain ve talak-ı rici
    Sual: Talak-ı bain ile talak-ı rici arasındaki fark nedir?
    CEVAP
    Talak, boşamak demektir. Talak-ı bain kesin boşama demektir. Talak-ı rici, açık boşamadır. Mesela seni boşadım denirse, talak-ı rici olur. Ama istediği zaman, eski nikahına dönebilir. İddet bitene kadar dönmezse, talak-ı rici, talak-ı bain halini alır. Üç talak hakkından birini kaybetmiş olur.

    Talak-ı bainde ise, kinayeli sözlerle kadın boşanır. Mesela boşamak niyetiyle, (babanın evine git) demesi gibi. İddet bitmeden artık o kadınla evlenilemez. Boşama niyeti olmadan söylerse talak olmaz.

    Talak-ı ricinin, talak-ı bainden farklı yönleri şunlardır:
    1- Nikahı yenilemek gerekmez. Eski nikaha döndüm diyerek hanımının elini tutması yeter. Bainde ise, iddet bitmeden nikah yapılamaz. İddet bitince de, kadın razı olursa ancak nikah yapılabilir.

    2- Mehri çoğaltmaya gerek kalmaz. Bainde ise, yeni nikah olacağı için arzu ettiği mehri isteyebilir.

    3- Şahitsiz evlenebilir. Bainde ise, iddet bitince iki şahit şarttır. Çünkü bu yeni bir evliliktir.

    4- Kadın razı olmasa da erkek ben eski nikahıma döndüm demesi yeterlidir. Bainde ise, kadın razı olmadan evlenilemez.

    5- İddet müddeti içinde, karı kocadan biri ölürse, biri diğerine mirasçı olur. Bainde mirasçı olamaz.

    6- İddet müddeti içinde erkek ölürse, kadının iddeti, ölüm iddeti olur, yani dört ay on gün bekler. Bainde ise, normal iddeti bitince, başkası ile evlenebilir.

    7- Kadın, riciden sonra süslenebilir. Ama bainde, iddet müddeti içinde süslenemez.

    8- Kadın, kocası ile aynı evde kalabilir. Bainde ise kalamaz. Ancak ayrı odada kalabilir. Yani ona yabancı durumdadır.

    9- Talak-ı rici, nikahı kökten söküp atmaz, ona bir gevşeklik meydana getirir. Rici, yaralamaya, bain ise öldürmeye benzer.

    10- Îlâ, Zıhar geçerli olur, kazf ederse li’an gerekir.

    Îlâ: Hanımına, dört ay veya daha çok zaman veya zaman söylemeyerek, (Sana yaklaşmayacağım) diye yemin etmektir. Dört ay içinde yaklaşmazsa, bir talak-ı bain olur. Dört ay içinde, yemini bozarsa, hanımı boş olmaz. Yemin kefareti verir.

    Zıhar: Erkeğin, hanımını veya yüz, baş, ferç gibi bir organını, mahreminin bakması haram olan yerine benzetmesidir. (Senin başın anamın sırtı gibidir) demek gibi. Kefaretsiz hanımına sarılması, öpmesi, beraber yatması haram olur. Zıhar kefareti, oruç kefareti gibidir.

    Li’ân: Hanımına, zaniyesin veya bu çocuk benden değildir dese, karısı hakimden li’an isterse, hakim, li’an yapılmasını emreder. Li’an yapmak için, önce erkek, (Sözüm doğrudur) diye yemin eder. Dört kere tekrar eder. Beşincisinde, (Yalan söylüyorsam, Allah’ın laneti benim üzerime olsun) der. Sonra kadın, dört defa (Allah şahit olsun ki, bu adam bana zaniye demekle, yalan söyledi) diye yemin eder. Beşincisinde, (Doğru söyledi ise, Allah’ın gazabı benim üzerime olsun) der. Sonra hakim, bunları bir talak-ı bain ile ayırır.

    Kazf: Namuslu bir kadına zina etti diye iftira etmektir.

    Sarhoşun sözlerinin hükmü
    Sual: Sarhoşun nikahı, talakı ve küfrü geçerli midir?
    CEVAP
    Delinin, çocuğun, bunağın, baygının, uyuyanın ve hastalıkla ve kızarak dalgın olanın söylemesi ile talak olmaz. Kızarak dalgın olmak, söylediğini bilmemek demektir. Bu da iki türlü olur: Manasını bilmeden, kast ve arzu etmeden söyleyince, talak vaki olmaz. Manasını bilerek ve isteyerek söyleyip, sonra söylediğini bilmemek, hatırlamamaktır. Bu sözünü iki şahit işitip, sonra söylerlerse, talak vaki olur.

    Bayılanın, delirenin, ilaçla veya içki içerek sarhoş olanın abdesti bozulur.
    Talak veren erkeğin uyanık olması lazımdır. Sarhoşun sözü ile veya mektubu ile talak vaki olur. Şafii mezhebinde, sarhoşun sözü ile, talak vaki olmaz. (Mecmuai Zühdiyye)

    Sarhoş iken, bilmeyerek küfre sebep olan bir şey söyleyenin imanı gitmez. Mürted olmaz. Ancak sarhoş iken, zevcesini boşaması, alış verişi sahih olur. (Emali kasidesi)

    Sarhoş iken, ne söylediğini bilerek kıldığı namazları sahih olur, borçtan kurtulur ancak namaz kılmakla hasıl olacak büyük sevaba kavuşamaz.

    Boşanmadan evlenilmez
    Sual: Bir olay yüzünden hapse düştüm. Karım, uzun yıllar hapiste kalacağımı sanarak, hemen gidip başka biri ile evleniyor. Bu olaydan hiç haberim olmadı. Çok geçmeden hapisten çıktım. Karım, yeni kocasından ayrılıp tekrar benimle evlendi. Ama boşanınca iddet bekleme diye bir şey varmış, biz iddet beklemedik. Günah oldu mu?
    CEVAP
    O sizin zaten nikahlı eşiniz idi. Siz onu boşamamıştınız. Onun başkası ile evlenmesi caiz değil idi. Tekrar sizinle beraber olması için iddet beklemesi gerekmez, hatta nikah da gerekmez. Ama her zaman nikah tazelemek iyi olur. Siz boşamadan hanımınız başkası ile asla evlenemez. Başkası da eşini boşamadan sizinle evlenemez.
     
  2. hakann

    hakann New Member

    Katılım:
    5 Mart 2010
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    selamün aleyküm hocam,
    ben dün akşam karım sigara içerken çok sinirlendim ve eşime bi daha sigara sana yasak. bi daha söylemicem dedim bunu söylerken nikah olduğunu unuttum ve aklımdan o sırada (sinirden ne düşündüğümü pekde hatırlamıyorum) yoksa bidaha gelmemek üzere giderim gibi bir düşünce geçti. ardından nikahın olduğu aklıma geldi ve korkudan ne yapacağımı bilemez oldum. sonra "bi daha bu suali sormamak için bi daha içmeyeceksin değil mi dedim. hocam nikahımıza bi zarar gelmişmidir. Allah'a emanet olun...
     

Sayfayı Paylaş