Misak-ı Milli Antlaşmasının Maddeleri

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve bunyamin tarafından 30 Mart 2009 başlatılmıştır.

  1. bunyamin

    bunyamin Admin

    Katılım:
    9 Haziran 2007
    Mesajlar:
    2.576
    Beğenileri:
    0
    MİSAK - I MİLLİ (MİLLİ ANT)

    İSTANBUL
    28 OCAK 1920 ( Türkçesi ) ​


    1. Osmanlı Devleti'nin, özellikle Arap çoğunluğunun yerleşik olduğu, 30 Ekim 1918'de mütarekenin imzalandığı tarihte, düşman ordularının işgali altında kalan kesimlerin kaderi, halkının serbestçe verecekleri karara uygun olarak belirlenmesi gerekeceğinden, adı geçen mütareke hattı içinde ve dışında din, ırk ve soy bakımından birleşik ve birbirine karşı saygı ve fedakârlık duygularıyla dolu olarak soy ve toplum hukukları ile çevre koşullarına tam olarak uyan Osmanlı Müslüman çoğunluğunun yerleşmiş bulunduğu bölgelerin hepsi gerçekten veya hükmen hiç bir şekilde bölünmez bir bütündür.

    2. Halkı, ilk serbest kaldıkları zaman halkın oylarıyla anavatana katılmış olan üç sancak [1] için gerektiğinde yeniden serbestçe halkoyuna başvurulmasını kabul ederiz.

    3. Türkiye ile yapılacak barışa bırakılan Batı Trakya'nın hukuki durumunun saptanması da, halkın tam bir serbestlik içinde açıklayacakları oylara uygun olarak yapılmalıdır.

    4. İslam Hilafet ve Saltanat Merkezi ve Osmanlı hüküme merkezi olan İstanbul şehri ile Marmara Denizi'nin güvenliği her türlü tehlikeden uzak ( korunmuş ) olmalıdır. Bu ilke sklı kalmak şartıyla, Akdeniz ve Karadeniz Boğazları'nın dünya ticaret ulaşımına açılması hakkında, bizimle diğer bütün ilgili devletlerin birlikte verecekleri karar geçerlidir.

    5. İtilaf Devletleri ile düşmanları ve bazı ortakları arasında kararlaştırılan antlaşma esasları çerçevesinde azınlıklar hukuku komşu ülkelerdeki Müslüman ahalinin de aynı hukuktan yararlanmaları güvencesiyle tarafımızdan desteklenecek ve sağlanacaktır.

    6. Milli ve ekonomik gelişme olanağını elde etmek ve daha çağdaş ve düzenli bir yönetim şeklinde işleri yürütmeyi başarabilmek için, her devlet gibi, bizim de, gelişme sebeplerimizin sağlanmasında tam bir hürriyet ve bağımsızlığa kavuşmamız, varlığımızın ve hayatımızın esasıdır. Bu sebeple, siyasi, adli, mali ve benzeri gelişmelerimize engel kayıtlara karşıyız.

    Gerçekleşecek borçlarımızın ödeme koşulları da bu ilkelerle çelişmeyecektir.
     

Sayfayı Paylaş