La Tahzen- Üzülme !

Konusu 'Nasihat' forumundadır ve Kaan Gizemnur tarafından 17 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

  1. Kaan Gizemnur

    Kaan Gizemnur Davut46

    Katılım:
    7 Nisan 2009
    Mesajlar:
    7.266
    Beğenileri:
    0
    La Tahzen- Üzülme ! Üzülme, Çünkü Allah Üzülmemizi İstemiyor



    Üzülme! Çünkü Allah Teala üzülmemizi istemiyor; "• “Gevşemeyin, üzülmeyin” buyuruyor mesela bir ayeti kerimesinde.

    Kainatın Efendisine, kafirlerin işlemekte oldukları günahlardan dolayı; “Şu halde kâfir olan bir toplum için üzülme!” diyerek kendisini üzmemesini istiyor mesela.

    Evet, Peygamber Efendimiz (s.a) :

    “Müslümana arız olan hiçbir fenalık, hastalık, keder, hüzün, eza, iç sıkıntısı, hatta bir diken batması yoktur ki, Allah Tealâ bu musibetlerden birisi sebebiyle o Müslümanın suçlarına ve günahlarına kefaret kılmasın.” buyuruyor. Ancak buradan bela ve hüznün arzu edilecek, aranan bir makam olduğu anlaşılmasın. Çünkü bizzat Allah Resulü (s.a):

    • "Allah'ım tasadan, gamdan, hüzünden Sana sığınırım" diyerek hüzünden, sıkıntıdan Allah'a sığınmıştır.

    Efendimizin bu duası tüm mü'minler için son derece mühim bir ölçüdür.

    Tebessüm et

    Makul bir gülüş, hüznün ve kederin merhemidir. İçten bir tebessümün, insanın ruhunu rahatlatacak, gönlünü hoş kılacak çok sihirli bir gücü vardır. Hoş davranış ve güler yüzlülük, sevgiye yol açar ve Allah'a yakınlaşmaya vesile olur. Asık surat ve ekşi çehreli olmak ise nefrete yol açar ve Allah'tan uzaklaşmaya sebep olur.

    Her zaman gamlı kederli bir halde yaşayan kişilerle sohbet edip onlara yakın olmak, insana gam ve keder geçirir. Güleryüzlü kişilerle arkadaşlık edip sohbette bulunmak ise insanın kederlerini giderir, genişlik ve ferahlık verir. Bak, sahabei kiramdan Abdullah b. el-Haris; "Ben Resulullah (s.a.v.)'den daha fazla tebessüm eden birini görmedim."(Tirmizi) buyuruyor.

    Ebu Derda hazretleri ise;

    “Resulullah (s.a.a) bir söz söylediğinde, o sözü söylerken tebessüm ederdi.” (Mekarim’ul-Ahlak,S. 21.) diyor.

    Bir diğer rivayette ise “Resulullah Efendimiz neşelendiği ve ferahladığı zaman gözlerini yumardı. Gülmesi çoğunlukla tebessüm şeklindeydi. Gülümserken ağzındaki dişleri inci tâneleri gibi görünürdü.” (İbn-i Sa'd, I, 422-423) deniyor.

    Sonra “Kardeşine karşı tebessümün sadaka olacağını” unutma...

    İslam, her yönüyle itidal ve orta yol üzerine bina edilmiştir. Dolayısıyla tebessümde de israfa düşme. Çünkü Allah Resulü: "Çok gülmeyiniz! Zira çok gülmek kalbi öldürür.” (İbn Mace, Zühd, 19) buyuruyor aynı zamanda.

    “Kalpler ancak Allah'ı Anmakla Huzur Bulur”

    Bilesin ki Allah'ı anmak kadar kalbine huzur veren, gönlünü ferahlatan hiçbir amel yoktur. Nefsin duçar olduğu musibetlerden, krizlerden, bunalımlardan kurtulmak ancak O'nu anmakla mümkündür. En veciz ifadeyle Allah Teala'yı anma, felaha ve kurtuluşa ermenin en kısa yoludur.

    Yine bilesin ki ellerini O'na açtığında O, sana en yakın olandır. Seslendiğinde duyandır. İstediğinde verendir. Öyleyse O'na boyun eğ, itaat et ve O'ndan hakkıyla kork... İstiğfar ile, kelime-i tevhid ile medhu sena ile O'nun mübarek Esmai Hüsnasını çokça zikret. Göreceksin O'nun ihsanı ve lütfü keremiyle huzura, güvene, itmi'nana kavuşacaksın.

    La Tahzen- Üzülme

    Dün üzüldün de ne oldu? Bir faydasını gördün mü? Oğlun okulda başarısız oldu üzüldün. Peki üzüntün onu başarıya ****ürdü mü? Ticari hayatında zarara uğradın üzüldün, ne doldu, üzüntün sana kâr olarak geri mi geldi?

    La Tahzen- Üzülme

    Çünkü, üzüntü seni daha geniş bir ev sahibi yapmaz. Ya da iyi bir eş, iyi bir makam ya da başarılı bir evlat sahibi.

    La Tahzen- Üzülme

    Çünkü gören iki gözün, duyan iki kulağın, iki dudağın, iki elin, iki ayağın var. Velhasıl sağlık ve afiyet içerisindesin. “Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz ” diye Yüce Mevla bu gerçeği hep hatırlatıyor bizlere...

    La Tahzen- Üzülme

    Bilesin ki gam, keder, felaket, fakirlik, borç vs. musibet anlamında her ne başına geldiyse onun karşılığını Allah Teala sana ihsan edecektir.
     

Sayfayı Paylaş