Kuran Okumak ile ilgili hadisler

Konusu 'Hadis' forumundadır ve Oyuncu tarafından 27 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. Oyuncu

    Oyuncu Active Member

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    6.259
    Beğenileri:
    1
    Kuran Okumak

    İmam Malik`e ulaştığına göre, Hz. Peygamber (sav) şunu söylemiştir: "Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: Allah`ın Kitab`ı ve Resulünün Sünneti."

    Kütüb-ü Sitte; Hadis No : 53

    Mescide uğramıştım, gördüm ki halk, zikri terkedip malayani konulara dalmış, konuşuyor. Hz. Ali (ra)`ye çıkıp durumdan haberdar ettim. Bana: "Doğru mu söylüyorsun, öyle mi yapıyorlar?" dedi, Ben: "Ben Resulullah (sav)`ın şöyle söylediğini işittim: "Haberiniz olsun bir fitne çıkacak!" Ben hemen sordum: "Bundan kurtuluş yolu nedir Ey Allah`ın Resulü?" Buyurdu ki: "Allah`ın Kitabı (na uymak)dır. O`nda sizden önceki (milletlerin ahvaliyle ilgili) haber, sizden sonra (kıyamete kadar) gelecek fitneler ve kıyamet ahvali ile ilgili haberler mevcut. Ayrıca sizin aranızda (iman-küfür, itaat-isyan, haram-helal vs. nevinden) cereyan edecek ahvalin de hükmü var. O, hak ile batılı ayırdeden ölçüdür. O`nda herşey ciddidir, gayesiz bir kelam yoktur. Kim akılsızlık edip, O`na inanmaz ve O`nunla amel etmezse, Allah onu helak eder. Kim O`nun dışında hidayet ararsa Allah onu saptırır.O Allah`ın sağlam ipidir. O, hikmetli olan zikirdir, O dosdoğru yoldur. O, kendine uyan hevaları koymaktan, kendisini (kıraat eden) delilleri iltibastan korur. Alimler ona doyamazlar. Onun çokça tekrarı usanç vermez, tadım eksiltmez. İnsanı hayretlere düşüren mümtaz yönleri son bulmaz, tükenmez, O öyle bir kitaptır ki, cinler işittikleri zaman şöyle demekten kendilerini alamadılar: "Biz, hiç duyulmadık bir tilavet dinledik. Bu doğruya götürmektedir, biz onun (Allah kelamı olduğuna) inandık" (Cin, 1). Kim ondan haber getirirse doğru söyler. Kim onunla amel ederse ücrete mazhar olur. Kim onunla hüküm verirse adaletle hükmeder. Kim ona çağrılırsa, doğru yola çağrılmış olur.."
    Kütüb-ü Sitte; Hadis No:412

    Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizin en hayırlınız Kur`an-ı Kerim`i öğrenen ve öğretendir."
    Kütüb-ü Sitte; Hadis No: 430

    “Ey Ebû Zer! Gidip Allah’ın kitabından bir âyet öğrenmen, senin için yüz rekât namaz kılmaktan daha hayırlıdır. Ve kendisiyle amel edilsin veya edilmesin ilimden bir mesele öğrenmen bin rekât namaz kılmandan daha hayırlıdır.”

    Sünen-i İbn Mace 1/219

    Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir mü`minin dünyevi kederlerinden birini giderirse, Allah da onun Kıyamet günü kederlerinden birini giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse, Allah da ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterir. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu dünya ve ahirette örter. Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımındadır. Kim ilim aramak düşüncesiyle bir yola düşerse, Allah onun cennete olan yolunu kolaylaştırır. Bir grup, Allah`ın kitabını okumak ve aralarında tedris etmek üzere Allah`ın evlerinden birinde toplanırsa, kalplerine huzur dolar ve onları rahmet kaplar, melekler onları sarar. Allah da onları yanında bulunan mukarreb meleklere anar. Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz."

    Kütüb-ü Sitte; Hadis No: 3351

    Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kur`an okumada mahir olan kişi, Sefere denilen kerim ve muti meleklerle beraber olacaktır. Kur`an`ı kendisine zor geldiği halde okuyan kimseye iki sevap vardır."

    Kütüb-ü Sitte; Hadis No: 426

    Resulullah (sav) kalabalık bir askerin katıldığı orduyu sefere çıkardı. Askerlere Kur`an okumalarını tenbihledi. Ayrıca teker teker görerek herbirine Kur`an`dan bildikleri yerleri okumalarını tenbihliyordu. Derken sıra yaşça en genç birisine gelmişti. Ona: "Kur`an`dan sen ne biliyorsun ey falanca?" diye sordu. Genç: "Ben," dedi, "falan falan sureleri ve bir de bakara suresini biliyorum." Resulullah (sav): Yani sen bakara`yı biliyor musun?" diye sordu. "Evet!" cevabı üzerine: "Haydi yürü, seni askerlere komutan tayin ettim" dedi. Askerlerin ileri gelenlerinden biri atılıp: "Yemin olsun, bakara`yı ezberlememe mani olan şey, hükümleriyle amel edememek korkusundan başka birşey değildir" dedi. Resulullah (sav) şu tenbihte bulundu: "Kur`an`ı öğrenin ve onu okuyun. Kur`an-ı Kerim`in onu öğrenip okuyan ve onunla amel eden kimse için durumunu, içi ağzına kadar misk dolu bir kutuya benzetebiliriz. Bu her tarata koku neşreder. Kur`an`ı öğrendiği halde, ezberinde olmasına rağmen okumayıp yatan kimse de ağzı sıkıca bağlanmış, hiç koku neşretmeyen misk kabı gibidir."

    Kütüb-ü Sitte; Hadis No: 442

    Resulullah (sav), buyurdular ki: "Aziz ve celil olan Allah diyor ki: Kim, Kur`an-ı Kerim`i okuma meşguliyeti sebebiyle benden istemekten geri kalırsa, ben ona, isteyenlere verdiğinden fazlasını veririm."

    Kütüb-ü Sitte; Hadis No: 422

    Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kur`an okuyan mü`minin misali portakal gibidir. Kokusu güzel tadı hoştur. Kur`an okumayan mü`minin misali hurma gibidir. Tadı hoştur fakat kokusu yoktur. Kur`an`ı okuyan facir misali reyhan otu gibidir. Kokusu güzeldir, tadı acıdır. Kur`an okumayan facirin misali Ebu Cehil karpuzu gibidir, tadı acıdır, kokusu da yoktur."

    Kütüb-ü Sitte; Hadis No: 429

    “Kim ki kur’an’ı üç günden daha az bir zamanda hatm ederse O, Kur’an’ı anlamaz.”

    Ebu Davud 5/1394, Tirmizi 3/2949

    "Şüphesiz bu Kur'an (hüzünle ve) tesirli olarak inmiştir. Artık O'nu okuduğunuz zaman, ağlayınız. Ağlamanız gelmezse ağlamaya çalışınız. O'nu okurken sesinizi güzelleştirmeye gayret ediniz. Kim Kur'an'ı güzel sesle okumaya gayret etmezse, bizden değildir."

    İbn Mâce 4/1337

    Şüfeyyü`l-Esmai, Hz. Ebu Hüreyre`den naklediyor: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kıyamet günü ilk çağrılacaklar, Kur`an-ı ezberleyen biri, Allah yolunda öldürülen biri ve bir de çok malı olan biridir. Allah Teala Hazretleri Kur`an okuyana: "Ben Resulüme inzal buyurduğum şeyi sana öğretmedim mi?" diye soracak. Adam: "Evet ya Rabbi! diyecek. "Bildiklerinle ne amelde bulundun?" diye Rabb Teala tekrar soracak. Adam: "Ben onu gündüz ve gece boyunca okurdum" diyecek. Allahu Teala Hazretleri: "Yalan söylüyorsun! diyecek. Melekler de ona: "Yalan söylüyorsun!" diye çıkışacaklar, Allahu Teala Hazretleri ona: "Bilakis sen, "Falanca Kur`an okuyor" densin diye okudun ve bu da söylendi" der. Sonra, mal sahibi getirilir. Allah Teala Hazretleri: "Ben sana bolca mal vermedim mi? Hatta o kadar bol verdim ki, kimseye muhtaç olmadın?" der. Zengin adam, "Evet ya Rabbi" der. "Sana verdiğimle ne amelde bulundun?" diye Rabb Teala sorar. Adam: "Sıla-i rahimde bulunur ve tasadduk ederdim" der. Allahu Teala Hazretleri: "Bilakis sen: "Falanca cömerttir" desinler diye bunu yaptın ve bu da denildi" der. Sonra Allah yolunda öldürülen getirilir. Allah Teala Hazretleri: "Niçin öldürüldün?" diye sorar. Adam: "Senin yolunda cihadla emrolundum. Ben de öldürülünceye kadar savaştım" der. Hakk Teala ona: "Yalan söylüyorsun!" der. Ona melekler de: "Yalan söylüyorsun!" diye çıkışırlar. Allah Teala Hazretleri ona tekrar: "Bilakis sen: "Falanca cesurdur" desinler diye düşündün ve bu da söylendi" buyurur. Sonra (Resulullah (sav) Ebu Hüreyre`nin dizine vurup): "Ey Ebu Hüreyre! Bu üç kimse. Kıyamet günü, cehennemin, aleyhlerinde kabaracağı Allah`ın ilk üç mahlukudur!" dedi." Şüfey der ki: "Ben Ebu Hüreyre`den aldığım bu hadisi, Hz. Muaviye`ye haber verdim. Bunun üzerine: "Böylelerine bu muamele yapılırsa, insanların geri kalanlarına neler yapılır?" dedi ve Hz. Muaviye şiddetli bir ağlayışla ağlamaya başladı, öyle ki helak olacağını zannettim. Derken bir müddet sonra kendine geldi, yüzündeki (gözyaşlarını) sildi. Ve şunları söyledi: "Allah ve Onun Resulü doğru söylediler: "Dünya hayatını ve onun zinetini isteyenlere, orada işlediklerinin karşılığını tastamam veririz. Onlar orada bir eksikliğe de uğratılmazlar. İşte ahirette onlara ateşten başka bir şey yoktur. İşledikleri şeyler orada boşa gitmiştir. Zaten yapmakta oldukları da batıldır" (Hud 15-16).
     

Sayfayı Paylaş