kitap okumanın faydaları ile ilgili sözler

Konusu 'Soru Cevaplar Bilgi Arşivi' forumundadır ve Oyuncu tarafından 26 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. Oyuncu

    Oyuncu Active Member

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    6.259
    Beğenileri:
    1
    [​IMG]

    Okuma Zevki

    Zevk denilince sadece yeme-içme ve cinsel arzular akla gelmemeli. Bunlar hayvanların da tattıkları lezzetler değil mi? Cismani lezzetlerin ötesinde, ruhi, kalbi ve vicdani lezzetler de vardır. Böyle yüce ve asil zevklere yönelmek, insan gibi aziz bir varlığa daha layık olacaktır sanırım.

    Okumak gerçekten en büyük haz ve lezzet kaynağı. Okuma için, ruhî zevklerin en yücelerinden biri diyebiliriz. En değerli meşguliyetlerimizin de başında gelir mutlaka.

    İnsana mutluluk verecek farklı çok şeyler olduğunu bilirsiniz. Duyduğunuz güzel bir haber, seyrettiğiniz göz kamaştırıcı bir manzara, yaptığınız bir makinenin güzel işlemesi, anlamakta zorlandığınız bir matematik problemini çözmeniz, sıkıntılı bir durumdan kurtulmanız, ağır bir hastalıktan şifa bulup sıhhat ve afiyete kavuşmanız. Örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. İşte okumak da bunlardan biri.

    Okumak, insanın en seçkin özelliklerinin başında yer alıyor. Bir hayvana okuma-yazma öğretemezsiniz. İnsanın üstünlüğünün en önemli sırrı olan aklın, gıdası okumak değil mi?

    Okulda okuruz, işte okuruz, evde okuruz, çarşıda okuruz. Her yerde okuruz aslında. Kitabı okuruz. Gazeteyi, dergiyi, mecmuayı okuruz. Pankartı, tabelayı, afişi. Gördüğümüz her şeyi okuruz. Gözün gördüğünü akıl okur ve algılar. Ömür boyu okur dururuz aslında.
    Ama esas olan şuurlu okumak. Öğrenmek ve ilim sahibi olmak için okumak. İnsanlığa faydalı olmak için okumak. Maddi ve manevi alanlarda ilerleyebilmek, yükselebilmek için okumak. Medeniyetler kurmak, insanlığa ışık saçmak için okumak.
    Kendimizi, tarihimizi, kültürümüzü, millî ve manevî değerlerimizi tanımak; Yaratanımızı, Onun emir ve yasaklarını, dinimizi öğrenmek; başka ülkeler, milletler, kültür ve medeniyetler hakkında bilgi sahibi olmak. Elbette ilim ve okumakla mümkün, değil mi?
    Okuyan öğrenir. Öğrenen ise bilgisini artırmış olur. Bilgi sahibi olmak ise, mal sahibi olmaktan çok daha değerlidir. Bilgili insanlar, “tâbi” değil, “metbû”, yani, devamlı olarak güdülen ve yönlendirilen değil, başkalarına yön veren olurlar.
    Her türlü keşif, buluş, teknik gelişme ilme bağlı. Hiç şüphesiz ilim de okumaya. Dünya milletleri arasında ön saflarda bulunmak ancak ilimle dolayısıyla da okumakla mümkün. En yüksek makam ve rütbe ilim değil mi? Başkaları üzerinde kurulacak, en âdil ve en kalıcı hâkimiyet ilimle olur.

    Ahirete yönelik hazırlıklarda da ilmin önemi çok büyük. Amel ve ibadetleri hakkıyla yapabilmek ilim ve öğrenmekle olur. Allah'ın rızası ibadetten daha çok ilimle kazanılır. Dolayısıyla okumak ve ilim sahibi olmak, beşikten mezara kadar ayrılmaz bir parçamız olmalı. Dünyayı istiyorsak ilme sarılmalıyız; ahireti istiyorsak yine ilme sarılmalıyız; hem dünyayı, hem de ahireti istiyorsak yine ilme sarılmalıyız.
    Yüce Rabbimizin şu beyanlarına birlikte kulak verelim:
    “Allah'tan gerçek anlamda Onun âlim kulları korkar.”
    “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
    Resûl-i Ekrem efendimiz gerçekten çok veciz bir şekilde bizleri ilme ve okumaya teşvik ediyor. Sadece bir örnek verelim:
    “Kim bir ilim öğrenmek için bir yola giderse Allah onu cennete giden yollardan birine dâhil etmiş demektir. Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını üzerlerine koyarlar. Gökler ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfar ederler. Âlimin âbid üzerindeki, (yani bilgin bir insanın cahilane ibadetle meşgul olana) üstünlüğü dolunaylı gecede ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, ne para ne mal miras bırakırlar. Onların mirası sadece ilimdir. Kim ilim elde ederse, bol bir nasip kazanmıştır.”
    Başka milletlerde okuma alışkanlığı çok daha fazla ve yaygın olduğu halde, bizde maalesef çok düşük. İlk emri “oku!” olan ve böylesine ilme teşvik eden bir dine inanan bizlerin okumaktan bu kadar uzak durmasını anlamak, gerçekten zor.
    Değerli okuyucu, okuma alışkanlığını artırmamız gerekiyor. Büyükler okumalı ki, çocuklar okumaya özensin. Okumayı hayat tarzı haline getirelim. Yaşayışımızın ayrılmaz bir parçası olsun okumak. Bunun için elimizdeki gazeteler bakılmak için değil, okunmak için alınan türden olmalı. Kahvehanelerimiz yeniden kıraathanelere, yani okuma salonlarına dönüşmeli. Kütüphanelerin adreslerini öğrenmeyen kalmamalı. Evlerimiz bolca okunan mekânlar haline gelmeli. Ailece okuma saatleri düzenlemeliyiz. Stres ve sıkıntılardan kurtularak mutluluğu yakalamanın en kısa yollarından birisinin de okumak olduğunu unutmayalım. Okumakla oturup okumakla kalkalım. Okuyarak yatıp okuyarak kalkalım. İşimiz, eğlencemiz, dinlenmemiz hep okumak olsun.

    Sevgi ve saygılarımla
     
  2. Oyuncu

    Oyuncu Active Member

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    6.259
    Beğenileri:
    1
    Bir saatte neler yapılabilir
    (eski bir çalışmam word'tan resmini çektim ama beceremedim)

    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş