Hutbe: Sadaka vermenin fazileti

Konusu 'Vaaz-Hutbe' forumundadır ve Magrip tarafından 3 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. Magrip

    Magrip Hizmet Nimettir. Yönetici

    Katılım:
    11 Ocak 2008
    Mesajlar:
    20.430
    Beğenileri:
    1
    Hutbe: Sadaka vermenin fazileti

    بسم الله الرحمن الرحيم


    لَنْ تَنَالُ الْبِرَّحَتىَّ تُنْفِقوُا مِمَّاتُحِبوُّنَ{3}


    قال النبي صلي الله عليه وسلم:

    كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَة ٌ{7}


    “SADAKA VERMENİN FAZİLETİ”



    Sadaka, Müslüman bir kimsenin Allah rızası için malından yoksullara gönüllü olarak yaptığı yardıma denir. Farz olan zekatın dışında, sadaka vermenin önemine Kur’ân-ı Kerim’in çeşitli âyetlerinde işaret edilmiştir.

    Gönül arzusu ile yerine getirilen sadaka, Dinimizde geniş bir anlam içermektedir. Normal mali yardımların yanında ödeme güçlüğü çeken bir borçluya, mühlet tanımak da sadaka sayılmıştır. Nitekimbu hususta şöyle buyrulmaktadır: “Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya saymak sizin için daha hayırlıdır.”[1] Öte yandankişinin çevresindeki insanlara iyiliği tavsiye edip kötülüklere karşı uyarması; insanlara eziyet veren bir nesneyi yoldan kaldırması; yolunu kaybetmiş birine yol göstermesi; yolculuk için aracına binmek isteyen veya eşyasını yüklemek isteyen kimseye yardım etmesi; etrafındaki insanlara güzel söz söylemesi, hülasa hayır namına yapılan her iyilik Peygamber Efendimiz tarafından sadaka olarak ifade edilmiştir.[2]

    Kardeşlerim!

    İhtiyaç sahibi kimselere yapılacak malî yardımın, önemli bir sadaka olmasının yanında, onların gönlünü alacak söz ve davranışlarda bulunmak da bir sadakadır. İnsanın doğru ve güzel olan her davranışını sadaka olarak kabul eden dinimiz, özellikle inananları, Allah yolunda sadaka vermeye davet ve teşvik etmektedir. “Sevdiğiniz şeyleri infak etmedikçe hayra kavuşamazsınız...”[3] buyuran Kur’ân, mü’minlere, temiz ve alın teri ile elde ettikleri kazançlarından harcama yapmalarını emretmiş
    ve bu harcamalarından dolayı rızıklarının daralacağından da endişe duymamaları gerektiğini ifade etmiştir [4]. Hatta Peygamber Efendimizin buyurduğuna göre, asıl zenginlik mal çokluğu ile değil, gönül zenginliği iledir. Bu açıdan herkes, imkan nispetinde harcama yapmalı ve sadaka vermelidir [5]. Sadaka malı eksiltmez aksine sarf edilen malın yerine daha iyisi verilir [6].

    Mü’minler!

    Şer’an zengin sayılan her Müslüman, bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri için ayrıca fıtır sadakası verir. Yaratılış sadakası da denilen sadaka-ı fıtır, fakirlere, yoksullara, yetimlere, kimsesizlere ve muhtaç olanlara bayram öncesinde verilir. Bu yıl verilecek fıtır sadakasının asgari miktarı, 4,5 YTL’dir. Bu sayede ihtiyaç sahibi kimseler, temel ihtiyaçlarını karşılar ve bayrama sevinçle girerler. Bu durum, insanlar arasındaki sevgi ve saygı bağlarını kuvvetlendirir, toplumda barış ve huzurun hakim olmasını sağlar.

    Ramazan orucunu tutamayan, yaşlılıktan veya iyileşme ümidi kalmayan bir hastalıktan dolayı, ileride de kaza edemeyecek durumda olan bir kimse, orucunu tutamadığı her gün için bir fidye öder. Bir fidyenin karşılığı, bir fakiri doyuracak miktardır. Fidye, Ramazanın başında veya sonunda nakit para veya mal olarak verilebilir.

    Hutbemi Peygamber Efendimizin mübarek sözü ile bitirmek istiyorum: “Her iyilik bir sadakadır.”[7]

    ____________________________

    [1]Bakara, 2/280.
    [2] Buhârî, Sahîh, “Mezâlim”, 24; “Edeb”, 33, “Cihad”, 72; Müslim, Sahîh, “Zekât”, 53, 54, 56; “Müsâkât”, 7; Ebû Dâvûd, “Sünen”,Edeb”, 60; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 350, V, 154; Tirmizî, “Sünen”,Birr”, 36.
    [3]Âl-i İmrân, 3/92.
    [4] Bakara, 2/267; Hûd, 11/16.
    [5] Buhârî, Rikâk, 15; Talâk, 65/7.
    [6] Müslim, Birr, 69; Sebe’, 34/39.
    [7] Buhârî, Sahîh, “Edeb”, 33; Müslim, Sahîh, “Zekât”,52.



    Dr. Kerim BULADI


    Zeytinburnu Vâizi
     

Sayfayı Paylaş