Hac Soru Ve Cevaplari

Konusu 'Fıkıh ile ilgili sorular' forumundadır ve Magrip tarafından 13 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. Magrip

    Magrip Hizmet Nimettir. Yönetici

    Katılım:
    11 Ocak 2008
    Mesajlar:
    20.430
    Beğenileri:
    1
    HAC SORU VE CEVAPLARI

    SORU: Hacdan günahsız dönme nasıl olur?
    CEVAP: Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadislerinde “Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınır ve günahlara sapmazsa annesinden doğduğu günkü gibi günahlardan arınmış olarak döner.” (Buhari, Hac, 4) buyurmaktadır. Ancak hadiste, günahsız dönmenin bazı şartları da zikredilmiştir. Bunlardan ilki, haccın sadece Allah için olması, diğeri de gerek hac esnasında gerekse döndükten sonra kötü söz ve davranışlardan sakınmak ve günahlardan uzak yaşamaktır.

    SORU: “Hacı!” ifadesini kullanmak doğru mudur?
    CEVAP: Toplumuzda hacca giden insanlara bu şekilde hitap etme geleneği vardır. Ancak bu, İslami açıdan doğru değildir. Zira hac da diğer ibadetler gibi, Allah’ın kullarına bir emridir. Namaz kılana “Musallî”, oruç tutana “Sâim” denmediği gibi hac ibadetini yerine getiren insana “Hacı” denilsede böyle hitap etmek uygun düşmez. Bu tarz hitabın insanları gurura ve riyaya sevk etme ihtimali olduğundan kullanılması sakıncalıdır.

    SORU: Bazı hacılar hiç iyi örnek olmuyorlar, niye böyle?
    CEVAP: Ahir zamanda ibadet edenler azalacak, ibadet edenlerin de ibadetlerinde çeşitli noksanlıklar bulunacaktır. Bugün ticaret için, yankesicilik için hacca gidenler yok mudur? Dünya gittikçe bozulacaktır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Bir zaman gelir ki, hacca, sultanlar [devlet başkanları] gezi için, zenginler ticaret, fakirler dilenmek, din görevlileri de gösteriş için giderler.) [Hatib]

    SORU: Hacca giden kişilere bir hata yaptığı zaman “Bir de hacı olacaksın!” demek doğru mudur?
    CEVAP: Hacca giden insanlara yaptıkları bir hatadan sonra yüzlerine vururcasına söylenen, rencide edici bir sözdür. Hacca giden insan, hayatında yeni bir sayfa açıp daha dikkatli yaşamalıdır; ama İslam’ın emirleri ve kulluğun gerekleri insanların hacca gidip gitmediklerine göre belirlenmemiştir. Bu emir ve prensiplerden, hacca giden de gitmeyen de aynı derecede sorumludur.

    SORU: Her sene hacca gidilmeli mi?
    CEVAP: Hac, gerekli şartları taşıyan Müslümanlara ömürlerinde bir defa farz kılınmıştır. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) de bir defa hac yapmıştır. Oralara giden insanlarda mübarek beldeleri sıkça ziyaret etmek arzusu meydana gelir. Ancak hac, hem meşakkatli hem de pahalı bir ibadettir. Bu sebeple birden fazla hac yapmak yerine o parayla fakir Müslümanların ihtiyaçlarını karşılamak, öğrencilere burs vermek ve hayır müesseseleri yaptırmak daha isabetli bir davranıştır.

    SORU: Hacca yaşlanınca mı gidilmelidir?
    CEVAP: Bu yanlış anlayış dünyanın en yaşlı hacılarının Türkler olması sonucunu doğurmaktadır. Hâlbuki hac, meşakkatli bir ibadet olduğundan genç ve sağlıklı iken eda edilmelidir. Aksi halde ibadetle değerlendirilmesi gereken vaktin büyük kısmı hastanelerde geçmekte ve başka insanlara da eziyet verilmektedir. Hac ibadeti çocuğunu evlendirmekten daha önemli bir görevdir. Vakti gelen hiçbir Müslüman, hiçbir gerekçeyle hac ibadetini ertelememelidir.

    SORU: Anne ve Babanın yerine Hac'ca gidilebilir mi?
    CEVAP: Maddi durumu iyi olan kimselerin, anne-babalarına hac ibadetinin ifası konusunda yardımcı olmaları, onların ebeveynlerine karşı ne denli vefalı bir evlâd olduklarını göstermesi yönüyle dinen takdire şayan bir davranış sayılır.

    Kendisine hac farz olmuş bir kimse babasına farz olmuş haccın ifası için para vermekle üzerindeki hac borcu düşmez, bu durumda babanın yaptığı hac ise caizdir.

    Kendi paranızla babanız ve annenizi hacca gönderebilirsiniz.

    Ölen anne baba için hac yapılır ve sevabı da onlara bağışlanır.

    Vasiyeti bulunmadıkça, ölen zengin bir kimse adına varisleri haccetmekle mükellef değildir. Bununla birlikte, haccetmek isterlerse haccedebilirler.

    SORU: Birden fazla Hac yapmak caiz midir?
    CEVAP: Bu, günümüzde yaygınlaştırılan bir anlayıştan kaynaklanan soru gibi geliyor. Maalesef din ve diyanet ile uzaktan–yakından ilgisi olmayan insanlar, hacca gitmenin döviz kaybına sebep olduğu, onun Araplara para yedirmekten başka bir şey olmadığını söylüyorlar ve belki de bazı Müslümanlar bu sözlerden etkileniyorlar.

    SORU: Hac ömürde bir kere mi farzdır?
    CEVAP: Hac, şartlarını taşıyan her Müslüman’a ömürde bir defa olmak üzere farzdır. Bir defa gidildikten sonra farz yerine getirilmiş olur.

    SORU: Haccı ertelemek olur mu?
    CEVAP: Üzerine hac farz olan kimseye, haccı ertelemek, Şafii’de ve imameyne göre caiz, diğer üç mezhepte caiz değildir. O sene gitmez ise, günah olur. Sonraki senelerde hacca giderse, erteleme günahı af olur. O sene, hac yolunda ölürse hac sâkıt olur.

    SORU: Borç alarak Hacca gidilebilir mi?
    CEVAP: Zorunlu değil ise de bu şekilde yapılacak hac geçerlidir. Bunun için borç verenin sevabı olsa da haccın sevabı yapana aittir.Bir kimse mülkünü ipotek ederek hacca gidebilir. Yoluna gücü yeten kimsenin hac etmesi farzdır. Bu itibarla, borçları ve aslî ihtiyaçları çıktıktan sonra, hac ibadetini yapmaya yetecek parası olan ve sağlığı da elveren kişinin hac etmesi gerekir. Borçlu olduğu halde, hac yapan kişi, bu farzı yerine getirmiş olur.

    SORU: Bankada çalışan bir kişi kazandığı bu para ile Hac yapabilir mi?
    CEVAP: Bankalarda çalışan kimselerin almış oldukları maaş belli bir emek karşılığı olduğu için gayr-i meşrû bir kazanç olarak nitelendirilemez. Dolayısıyla buradan alınan maaş ile hacca gidilebilir.

    SORU: Bankaya Yatırılan Para (Parayı önce faize yatırıp sonra tahvile yatırılan para ve eldeki para) ile hacca gitmenin hükmü nedir?
    CEVAP: Bir kimsenin, ticaret veya herhangi bir işletmede kullanılmak üzere, güvendiği bir şahsa veya kuruluşa sermaye (para) verip, bu sermaye ile elde edilecek kazançtan (kârdan) aralarında anlaştıkları nispete göre (yarı yarıya, üçte bir, dörtte bir, %10... gibi) hisse almaları caizdir. Ancak böyle bir para karşılığında önceden miktarı belirlenen her ay ve her yıl sonunda alınan para faizdir.

    İslam dini, bütün çeşitleriyle faizi yasaklamış, haram kılmıştır. Faizle ödünç vermek günah olduğu gibi, kesin zarûret olmadan faizli borç almak da günahtır.

    Bir kısım kuruluşlar, genellikle maddi sıkıntılardan dolayı değil, daha çok kazanmak için, faiz ödeyerek para almaktadırlar. Ancak bu kuruluşlar, faizle aldıkları bu paraları, ya üretim veya da ticarette kullanıyorlar; yahut da daha yüksek faizle sıkıntıda olan kimselere veriyorlar. Üretim ve ticarette kullandıklarında, ödedikleri faizi de maliyete ekledikleri için, sonuç itibariyle bu faizi sözü edilen kuruluşlar değil; tüketici (işçi, dar gelirli, fakir fukara) ödüyor. Ayrıca faizle para veren, hiç emek harcamadığı halde daima kazançlı, borç alan ise kazanmak için çalışmasına rağmen zarar ihtimali içerisinde bulunuyor. Bu itibarla, verilen para karşılığında belirli süreler sonunda, belirli para ödeyen ister şahıs, ister kuruluş olsun alınan bu para faizdir.

    Ancak bankaların verdiği faiz paralarının, karşılığında sevap beklemeyerek okul, yol, köprü, çeşme... gibi yerlere sarf edilmesinde ve hayır kurumlarına verilmesinde dinen bir sakınca olmadığı gibi, bankada bırakmak yerine bu yola başvurmak daha uygun olur.

    Dolayısıyla Bankada bekleyen parayla hacca gidilebilir. Ancak, faiz gelirlerini sevap beklemeksizin fakirlere veya hayır kurumlarına vermek gerekir.

    Bankadan alının kredi ile yapılan hac her ne kadar geçerli ise de İslâm dini kişilerin meşrû işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helâl yollardan elde etmelerini önerir. İbadetler de öncelikli olarak helâl kazanç ile ifa edilmelidir.

    SORU: Haram para ile hacca giden, hac borcundan kurtulur mu?
    CEVAP: Haram para ile hacca gidilmez. Haram para ile hacca gidenin haccı Hanbeli’de sahih olmaz, diğer üç mezhepte, günahkâr olsa da haccı sahih olur, yani hac borcundan kurtulur. Gidilirse, hac sahih olusa da, hacdan hasıl olacak sevaba kavuşulmaz.

    SORU: Falcılığa tevbe ettim. Bu parayla hacca gitmem caiz mi?
    CEVAP: Evet.

    SORU: Hac yapanın bütün günahları af olur mu?
    CEVAP: Kul hakkı ve kaza borcu af olmaz. Tehir günahı af olur.

    SORU: (Haccı kabul olanın, kul ve Hak borçlarından başka bütün günahlar affedilir) diyorsunuz. İnsanın ya kul borcu veya Hak borcu olur. Başka ne günah olur ki de, diğer günahlar tabirini kullanıyorsunuz?
    CEVAP: Kabul olan hac, namaz, oruç ve zekat borçlarının affına sebep olmaz. Bunları geciktirme günahlarının affına sebep olur. Kul borçları da verilmedikçe veya helalleşilmedikçe ödenmiş olmaz.

    Diğer günahlar çoktur. Kabul olan hac, içki içmek, yalan söylemek, kumar oynamak, cünüp gezmek, domuz eti gibi haram yemek, açık gezmek, harama bakmak, müzik dinlemek, haset etmek, ipek giymek gibi birçok günahlar vardır. Kabul olan hac bu günahların affına sebep olur.

    SORU: Hacca gitmek yerine ülkede ki fakirleri doyursam olur mu?
    CEVAP: Olmaz.

    SORU: Görevli olarak Hacca giden Hac yapsa geçerli midir?
    CEVAP: Görevli olarak hacca giden kişinin yaptığı hac geçerlidir. Başkasının yardımıyla hacca giden fakir bir kişinin durumu da böyledir. Bu kişinin, daha sonra zengin olması halinde yeniden hacca gitmesi gerekmez.

    SORU: Zengin, hacca gitmeyi ertelese, sonra da fakir olsa, hacca gitmesi yine farz mı?
    CEVAP: Hac farz olduktan sonra mal elden çıksa da, affolmaz. Yani yine hacca gitmesi gerekir. Hacca gidemeden ölürse, yerine vekil gönderilmesi için vasiyet eder.

    SORU: Kadın, kocasından izinsiz farz olan hacca gidebilir mi? Kocası izin vermezse hac kendisinden düşer mi?
    CEVAP: Farz olan hacca bir mahremi ile gidebilir. Farzlar için izin almak gerekmez. Zaruretsiz farza mani olunmaz. Farz olan namaza, farz olan oruca mani olamaz, tesettürüne de mani olamaz; mani olursa bunlar farz olmaktan çıkmaz yani yine farzdır.

    SORU: Yabancı ülkede çalışıp kazanılan para haram olur. Bu para ile hacca bile gidilmez deniyor doğru mu?
    CEVAP: Yok öyle bir şey. Yabancı ülkede çalışıp kazanılan para haram olmaz.

    SORU: Sâkin olunan yerden hacca vekil gönderilir. Babam İzmit’te hastalanıp İstanbul’a gelince öldü. İstanbul’dan vekil gönderilir mi?
    CEVAP: Evet.

    SORU: Kardeşim, şu parayı al hacca git dedi. Hayır dedim günah mı?
    CEVAP: Günah olmaz.

    SORU: Annem dul ve zengindir. (Paranı vereyim beraber hacca gidelim) diyor. Gitmezsem günaha girer miyim?
    CEVAP: Hayır.

    SORU: Zengin hanımı tarafından, yol masrafı karşılanan fakir erkek, hanımını hacca götürmeye mecbur mu?
    CEVAP: Hayır.

    SORU: Nafile hacca başlayıp terk eden, başka sene hacceder mi?
    CEVAP: Hayır. Hac bir kere farzdır.

    SORU: Haccımın sahih olmadığını zannediyorum. Tekrar hacca gidince, farz olan hacca diye niyet etmem caiz mi?
    CEVAP: Evet.

    SORU: Zengin veya fakir a’ma hac yapsa, farz sevabı alır mı?
    CEVAP: Hayır.

    SORU: Zamanımızda ne kadar parası olana hac farzdır mesela ailesinin yanında kalan bir bekâr erkek eğer hacca gidecek ve gelecek kadar parası var ise hac buna farz mıdır?
    CEVAP: Hacc'ın eda şartları bulunan kimsede vücub şartları da varsa hac farz olur. Vücub şartlarından birisi de, geçim ihtiyacından fazla olarak hacca götürüp getirecek ve varsa geride kalan kimselere yetecek kadar, helal parası olmak.

    SORU: Hacca giden, hilali görse, Suud'ların yanlışını anlasa, ertesi günü Arafat’a çıkması lazım mı?
    CEVAP: Elbette.

    SORU: Nafile hac, abdestin sünnetinden efdal demek, farzı nafile olarak yapmak, sünneti yapmaktan daha sevap, manasına gelir mi?
    CEVAP: Evet.

    SORU: Fakirliği sebebiyle Haccın kendisine farz olmadığı bir zamanda Hacca giden birisine daha sonra Hac farz olur mu?
    CEVAP: Hayır. Bu kişinin mâli imkanları yerinde olduğu dönemde tekrar hac vazifesini yapması gerekmez.

    SORU: Farz olan haccın vekaleten yapılabilmesi için hangi şartlar gerekli?
    CEVAP: Farz olan haccın bedel (vekil) tarafından yapılan hacla eda edilmiş kabul edilebilmesi için şu şartlar gereklidir: Hac; aşktır, sevgidir, fedakarlıktır.Haccın en belirgin vasfı ve hacdaki ibadetlere hâkim olan ruh; aşk, sevgi ve fedakârlıktır. Bâzen bir âşık gibi Kâ’be’nin etrafında tavaf edilir, bazen Hacerü’l-Esved öpülür ve selamlanır.

    SORU: Vekaleten hacca gitmiş olan fakire, hac farz olur mu?
    CEVAP: Evet.

    SORU: Fakirim. Beni vekil edene (Hacca gidince, bana da hac farz olur. İkinci seneki hac paramı da verirsen giderim) demek caiz mi?
    CEVAP: Evet.

    SORU: Görevle hacca giden fakir, zengin olunca, tekrar gider mi?
    CEVAP: Farza niyet edince gitmez, nafileye niyet edince gider.

    SORU: Hac'da 15 günden fazla kalan, mukim olup kendisine kurban kesmesi vacip olacağı için, bayram kurbanını kestirmek üzere telefonla Türkiye’deki bir yakınına vekalet verip kestirebilir mi?
    CEVAP: Bayram kurbanını vekaleten Türkiye’de kestirmesi caizdir.

    SORU: Hac'da kurban kesmek farz mıdır?
    CEVAP: Vaciptir.

    SORU: Şükür kurbanını da vekaletle Türkiye’de kestirmek caiz mi?
    CEVAP: Şükür kurbanı Mina’da kesilir. Mekke’de bile kesilemez.

    SORU: Hacılar, ifrad hacca niyet etse, şükür kurbanı keser mi?
    CEVAP: Kesmez.

    SORU: Geçen sene, hacda kesemediğim şükür kurbanının kazası olarak şimdi on gün oruç tutmam lazım mı?
    CEVAP: Evet.

    SORU: Hac'da mukim olan, kurbanını kestirmek üzere telefonla Türkiye’deki bir yakınına vekalet verse caiz olur mu?
    CEVAP: Evet.

    SORU: Hac'da şükür kurbanı kesemeden ölenin yerine velisi keser mi?
    CEVAP: Vasiyet etmiş ise kesmek lazım olur.

    SORU: Şeytan taşlamak için kişi kendi yerine vekalet verebilir mi?
    CEVAP: Hastalık, yaşlılık, sakatlık gibi mazeretlerle taş atmaya gidip bizzat atamayacak olan kimselerin, uygun kişileri vekil ederek taşlarını attırmaları gerekir. Geçerli mazeretin ölçüsü; ayakta durarak namaz kılmaktan aciz olmaktır. Gündüz izdiham sebebiyle taş atamayanlar gece izdiham olmayan vakitleri kollar ve taşlarını atarlar.

    SORU: Hac'da, bir özürle taş atamayan, yerine vekil tayin eder mi?
    CEVAP: Hayır.
     

Sayfayı Paylaş