cuma hutbesi İLİM VE ÖNEMİ

Konusu 'Vaaz-Hutbe' forumundadır ve Magrip tarafından 3 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. Magrip

    Magrip Hizmet Nimettir. Yönetici

    Katılım:
    11 Ocak 2008
    Mesajlar:
    20.430
    Beğenileri:
    1
    İLİM VE ÖNEMİ
    (Zümer Suresi, 9.)
    Muhterem Müslümanlar!

    İslam dini, ilme ve ilim adamlarına olması gerekenin en iyi şekliyle değer vermiş, ilme giden meşru yolları açık tutmuştur. Beşikten mezara kadar ilim öğrenmeyi emreden dinimiz Müslümanların daima ilimle iç içe olmasını istemiştir.

    Aziz Mü’minler!

    Yüce dinimiz İslam, ilim öğrenmek ve öğretmeyi ibadet kabul etmiştir. Kur’an-ı Kerimde, Allah (cc)’ın ilk emri “Oku”(1) olmuştur. İlimle alakalı olarak muhtelif ayetlerde de şöyle buyrulmuştur: “ Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ?”(2). “ Allah, içinizden inananları ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir”(3). “Allah’a karşı kulları içinde ancak alim olanlar derin saygı duyar”.(4) “Hikmet ve ilim ile daima Rabbinin yoluna çağır”.(5) Daima ilme teşvik eden sevgili Peygamberimiz (sav)’de şöyle buyurmuşlardır: “İlim mü’minin yitik malıdır. Onu nerede bulursa alsın.”(6) “İlim tahsil etmek kadın-erkek her müslümana farzdır.”(7) “Alimler, peygamberlerin varisleridir”.(8) “Mahşerde alimlerin mürekkebi, şehitlerin kanlarıyla muvazene edilir (tartılır).”(9) “İlim talep etmek için yola çıkan kimse, dönünceye kadar Allah yolundadır.’’(10)

    Değerli Müslümanlar!

    Hadis-i Şeriflerinde bu şekilde buyuran Peygamber (sav)’ın, mescidinde suffe oluşturması, Bedir Savaşında esir alınan esirlerin, bırakılmalarının 10 müslümana okuma yazma öğretme şartına bağlanması Peygamber (sav)’ın ilme verdiği değerin açık ifadesidir.

    Hulefa-i Raşidin döneminde de ilme önem verilmiştir. Kur’an, Hz. Ebubekir zamanında mushaf haline getirtilmiş, Hz. Ömer döneminde ilim tahsil edenlerin ihtiyaçları karşılanmış, Hz. Osman devrinde Kur’an çoğaltılarak diğer İslam beldelerine gönderilmiştir. Hz. Ali bizzat ilimle meşgul olmuş ve “Bana bir harf öğreten beni kendisine köle yapar” ifadesiyle ilme verdiği önemi ortaya koymuştur. Daha sonraki dönemlerde de müslümanlar ilimle iç içe olmuşlardır. Endülüs’te yetişen alimler, Selçuklu ve özellikle Osmanlı döneminde camilerin külliye şeklinde yapılışı müslümanların ve şanlı ecdadımızın ilme ve ilim adamlarına verdiği ehemmiyeti ortaya koymaktadır.

    Kıymetli Mü’minler!

    Bugün bize düşen,ilmin sınırı ve öğrenmenin yaşı olmayacağı şuuruyla kadın-erkek hepimiz ilimle meşgul olmalıyız ve insanımızı ilme teşvik etmeliyiz. Böyle yaptığımız taktirde, imanlı ve erdemli bir nesil meydana getirmiş oluruz. Bununla beraber diğer müsbet ilimler de de Müslümanlar,olmaları gerekli olan yeri almalıdırlar. Allah (cc)’ın ilk emri “oku” iken bizim en son yaptığımız iş okumak olmamalıdır.

    Hutbemi Yunus Emre’nin şu mısralarıyla bitirmek istiyorum:

    “İlim, ilim bilmektir,
    İlim kendin bilmektir.
    Sen,kendin bilmez isen,
    Bu,nice okumaktır.”
    Kaynaklar:
    1 Alak ,1
    2 Zümer, 9
    3 Mücadele,11
    4 Fatır ,28
    5 Nahl,125
    6 Tirmizi,İlim,19-2688
    7 Mukaddime,15-11-1395
    8 Buhari,10
    9 Cami’ul- Beyan,ilim,33
    10 Tirmizi,4080
     

Sayfayı Paylaş