Ateizm Ne Demektir?

Konusu 'İslami Kavramlar' forumundadır ve Oyuncu tarafından 27 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Oyuncu

    Oyuncu Active Member

    Katılım:
    21 Ocak 2009
    Mesajlar:
    6.259
    Beğenileri:
    1
    Ateizm Ne Demektir?

    ATEİZM NEDİR?

    Felsefî bir kavram olan ateizm, Tanrı inancı karşısında tepkisel bir düşünceyi dile getiren dünya görüşünün ismidir. Ateizm kelimesi Yunanca da Tanrı anlamına gelen Theostan türemiştir. Bu kelimeden "Tanrı inancına sahip olmak", "Tanrı'ya inanmak" anlamına gelen theism ortaya çıkmış; bunun karşıtı olan "tanrıtanımazlık" anlayışını ifade etmek için bu kelimenin başına, olumsuzluk bildiren "a" ön takısının eklenmesiyle türetilmiştir. Ateizm kavramı, felsefî bir bakış açısını ifade etmenin yanında, belli bir yaşam tarzını ve davranış biçimini de dile getirmektedir. Bu anlayışı benimseyenlere ateist denir. Günlük hayatta, toplumumuzda bu kavramı ifade etmek için, inançsız veya inkârcı gibi kelimeler de kullanılmaktadır. Ayrıca dinî literatürümüzdeki zındık, mülhid kavramları da aynı manayı ifade etmektedir.
    Ateizm tarihte çok yaygın olmasa da eski dönemlerden itibaren günümüze kadar var olan ve bazı filozoflarca da dile getirilen önemli bir problemdir. Yüzyılımızın ilk yarısında tarihte hiçbir zaman olmadığı kadar yaygınlaşan ve kendine taraftar bulan bir düşünce akımıdır. Günümüzde ise eski gücünden uzaklaşan ve fikrî dayanaklarını da yitiren ideolojik bir tavırdır. Felsefî tartışmaların yanında ateizm bazen ideolojik biçimlere sokulmuş ve bazı sosyalist yönetimlerin resmî politikası haline getirilmiştir. Bilindiği gibi Marx, Lenin ve Engels'in fikirlerinden hareketle sosyalist ülkelerde bilinçli bir din karşıtlığı politikası izlenmiştir. Ateizmi ilke edinen ideolojiler doğmatik, statik ve dayatmacı tavırlar sergilemişler; dinle ilgili eleştirilerinde karşı tarafa cevap verme ya da yanlış anlamayı düzeltme şansı vermemişlerdir.
    XX. yüzyılda ateizm adına ortaya pek çok şey konmuş, konuşulmuş, yazılmış ve çizilmiştir. Özellikle son dönemlerde ateizm adına yapılan şeylerin çoğunluğu ne yazık ki tutarlı ve insaflı fikrî tartışmalar olmak yerine, birer ateizm retoriği haline gelen ideolojik söylemler olmuştur. Yakından bakıldığında ortaya çıkan şeylerin daha ziyade ideolojik bilim, ideolojik felsefe ve ideolojik ateizm olduğu görülmektedir. Bu söylemlerin temelinde de pozitivist ya da materyalist esintiler bulunmaktadır.
    Felsefî tartışmalarda kendine güçlü bir zemin bulamayan ateizm kendine çağımızdaki bazı bilimsel varsayımların içerisinde yer aramaya çalışmıştır. Bunların arasında Comte'un pozitivist; Feuerbach'ın antropolojik; Marx'ın sosyopolitik; Freud'ün psikanalitik ve Nietzche ile Sartre'ın varoluşçu ateizmi bulunmaktadır. Henüz kanıtlanamayan ve kanıtlanması da mümkün olmayan bu teorilerin etkisi ve gücü ise günümüzde oldukça zayıflamış, yaygınlığı da sona ermiştir. Tanrı'nın varlığı meselesi insanlığın ortak bir problemidir. İnsanların büyük bir kısmı Tanrı'nın varlığına inanmış ve varlığıyla ilgili çok güçlü kanıtlar ileri sürmüşlerdir. Tanrı'nın varlığına inananlar bu inancın felsefî, ilmî, teolojik, mistik ve moral temelleri olduğunu ifade etmiş ve bunları da tek tek açıklamışlardır. Ateizme yol açan gerekçelerin ise hiçbir bilimsel, rasyonel ve etik değeri bulunmadığını ifade etmişlerdir. İnançsız olduğunu söyleyenlerin büyük bir kısmında da, materyalistler dahil olmak üzere, zihinlerinde Tanrı'nın yerini tutacak ancak mahiyet itibariyle farklı olan değerler görülmektedir. Dolayısıyla mutlak bir ateizmden sözetmek imkânsızdır. Ateistler, bütün uğraşılarına rağmen Tanrı'nın varlığı aleyhinde güçlü kanıtlar ortaya koyamamışlardır. Buna karşın Tanrı'nın varlığı konusunda pek çok kanıt ileri sürülmüştür. Bu kanıtlar da ateistlerin "Tanrı yoktur" şeklindeki iddialarını tek tek çürütmektedir. Bunlar arasında da varlık (ontolojik), âlem (kozmolojik), nizam ve gaye (teleolojik), mistik tecrübe ve ahlâk kanıtları bulunmaktadır. Aslında kimileri için bu kanıtların dile getirilmesine dahi gerek yoktur. Çünkü Tanrı'nın varlığı insan için kanıtlanmaya gereksinim duymayacak kadar açık ve seçik bir konudur. Dolayısıyla ateistin inkârı şaşılacak bir şeydir. (İ.P.)
     

Sayfayı Paylaş