Anne ve babaya saygı

Konusu 'İslamda Aile' forumundadır ve Magrip tarafından 18 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. Magrip

    Magrip Hizmet Nimettir. Yönetici

    Katılım:
    11 Ocak 2008
    Mesajlar:
    20.430
    Beğenileri:
    1
    İmandan sonra birinci vazifemiz ana-babanın kalbini kırmamaktır. Onlar ne kadar kötü olsalar da, yine her şeyin üstünde hakları vardır. Onların kalbini kıranın ibâdeti kabul olmaz. Müslüman doğmamıza ve müslüman yetişmemize sebep olan ana-babamızın kalbini kırarsak Cennete girmemiz düşünülebilir mi? Müslüman ana babamız, bizden razı olmadıkça, Allahü teâlânın sevdiği kulu olmamız çok zordur. İyilik ederek rızalarını almaya çalışmalıdır! Allahü teâlâ ana-babaya iyilik edin buyuruyor. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Ana-babasına
    hizmet edenin ömrü bereketli ve uzun olur. Onlara karşı gelenin ömrü bereketsiz ve kısa olur.)
    (Ana-babası, yanında ihtiyarladığı hâlde, [onların rızalarını alamayıp] Cenneti kazanamayanın burnu sürtülsün.)
    (Cihad, fisebilillah [Allah yolunda] sadece kılıç sallamak değildir. Ana-babaya veya evlada bakmak da cihaddır. Ele muhtaç olmamak için çalışmak da cihaddır.)
    Yükle tavaf eden zat
    Hasan-ı Basri hazretleri, Kâbe'yi tavaf ederken sırtında yük olan bir zat görüp der ki:
    - Niçin yükle tavaf ediyorsun?
    - Bu yük değil, babamdır. Bunu Şamdan yedi defa getirip tavaf ettim. Çünkü, bana dinimi, imanımı öğretti. Beni islâm ahlâkı ile yetiştirdi. Bendeki hakkı büyüktür.
    - Kıyamete kadar böyle arkanda taşısan, bir defa kalbini kırmakla bu yaptığın hizmet boşa gider. Bir defa da gönlünü yapsan, bu kadar hizmete karşılık olur.
    Ana-babaya sert bakmamalı, şefkatle ve
    sevgi ile bakmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Ana-babanın yüzüne sevgi ile bakmak ibâdettir.)
    (Ana-babanın yüzüne şefkatle bakana, kabul olmuş bir hac sevabı yazılır.)
    (Huzurunda alıcı ile satıcı arasındaki köle gibi durmayan kimse babasının hakkını ödeyemez.)
    Evladın, ana-babasına, sevgi ile bakışı için, kabul edilmiş bir hac sevabı verileceği bildirilince, oradakiler, (günde bin defa bakarsa da böyle sevaba kavuşur mu) diye sorunca, Peygamber efendimiz, (Günde yüzbin defa baksa da böyle sevaba kavuşur) buyurdu.
    Evliyanın büyüklerinden birisi, nafile hacca gitmek üzere yola çıktı. Bir ara Bağdata uğradı. Orada Ebu Hazım-ı Mekki hazretlerini ziyaret etti. O esnada uyuyordu. Bir müddet bekledi. Uyandı ve o zata, (Şimdi Resulullah efendimizi rüyada gördüm. Bana, senin hakkında, (Annesinin hakkını gözetsin, bu, hac etmekten daha iyidir) haberini ulaştırmamı emretti) dedi. Bunun üzerine o zat geri döndü ve bütün hayatı boyunca annesine hizmet edip duâsına kavuştu.
    Buharîdeki hadis-i şerifte özetle deniyor ki: Eski ümmetlerden üç kişi yolculuğa çıkarlar. Geceyi geçirmek üzere bir mağaraya girince, dağdan bir kaya parçası yuvarlanarak mağaranın ağzını kapatır. Bizi bu kayadan ancak iyi amellerimizi dile getirerek Allaha yapacağımız duâ kurtarabilir derler.
    İçlerinden birincisi, (Anam babam çok yaşlı idi. Onları doyurmadan çoluk çocuğumu ve hayvanlarımı doyurmazdım. Bir gün, odun toplamak için uzaklara gitmiştim. Geç vakte kadar da dönemedim. Akşam içecekleri sütü, getirdiğimde anamla babam uyumuşlar. Onlara sütlerini içirmeden önce çoluk çocuğumun ve hayvanlarımın karınlarını doyurmazdım. Çocuklar da, yanımda ağlıyorlardı. Çanak elimde sabaha kadar onların uyanmalarını bekledim. Uyanınca sütlerini içtiler. Ya Rabbi bunu senin rızan için yapmışsam buradan bizi kurtar.) der. Kaya biraz açılır. Fakat çıkmak mümkün değil.
    İkincisi, her türlü imkan varken çok sevdiği amcasının kızı ile zina etmediği ve kıza verdiği 120 dinar altını almadığı olayı hatırlayıp, (Ya Rabbi, bunları senin rızan için yapmışsam bizi buradan kurtar) der. Kaya biraz daha açılır. Ancak yer çıkabilecekleri kadar değildir.
    Üçüncüsü, (Çalıştırdığım işçilerden biri ücretini almadan gitmişti. Ben de onun ücretini ürettim. Bundan birçok mal meydana geldi. Bir müddet sonra bana gelip ücretini istedi. (Şu gördüğün develer, sığırlar, koyunların hepsi senin ücretinden üremiştir, al götür) dedim. O da (benimle alay etmiyorsun ya) dedi. Ben de (hayır, alay etmiyorum, doğrusu bu) deyince, malların hepsini alarak götürdü. Bana hiçbir şey bırakmadı. Ya Rabbi bunu senin rızan için yapmışsam, içinde bulunduğumuz şu belâdan bizi kurtar) der. Bunun üzerine kaya tamamen açılır. Onlar da mağaradan çıkar.

    Ayrıca bende birşeyler eklemek istiyorum. Birgün sahabe Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) sormuş,
    -Ya Allah'ın Resulu bizim üzerimizde en çok kimin hakkı vardır?
    -Annenizin
    -Peki ya ondan sonra?
    -Annenizin
    -Peki ya sonra?
    -Annenizin
    -Peki ya sonra?
    -Babanızın.

    Yani annelerin hakkı hiçbir zaman ödenmez. Unutulmamalı ki islam dininde annelik en büyük makamlardan birisidir. Ve anneniz sizin Allah'a olan aşkınıza, dine olan aşkınıza müdahale etmedikçe onun kalbini kırmayınız.
     

Sayfayı Paylaş