Ailemize karşı görevlerimiz

Konusu 'Güzel Ahlak Sıfatları' forumundadır ve Menekşe tarafından 1 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. Menekşe

    Menekşe Active Member

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    8.033
    Beğenileri:
    0
    AİLEMİZE KARŞI GÖREVLERİMİZ
    Konular:
    • İslâm'da Ailenin Önemi
    • Aile Fertlerinin Birbirine Karşı Görevleri
    • Karı-Kocanın Birbirine Karşı Görevleri
    • Anne ve Babanın Çocuklarına Karşı Görevleri
    • Çocukların Ana ve Babalarına Karşı Görevleri
    • Kardeşlerin Birbirine Karşı Görevleri
    • Komşulara Karşı Görevlerimiz
    • Okul, işyeri ve Çevredeki Diğer Dinlere Mensup İnsanlarla İlişkiler

    İslâm'da Ailenin Önemi
    Karı-koca, ana-baba ve çocuklardan meydana gelen en küçük insan topluluğuna aile denir.
    Ailelerin birleşmesinden Millet meydana gelir. Bir Millet için ailenin önemi çok büyüktür. Çünkü milletin temeli ailedir. Aileler mutlu ve huzurlu olursa millet de güçlü ve kuvvetli olur.
    Aile, bir milleti millet yapan milli ve manevi değerlerin, gelenek ve göreneklerin öğrenildiği bir okuldur. Allah'a, vatan ve millete karşı borçlu olduğumuz vazifeler önce burada öğrenilir. Küçükler ailede büyüklerin davranışlarını görerek taklid eder, devamlı olarak gördüğü hareketler ruhunda iyice yerleşir ve alışkanlık haline gelir. Böylece çocuğun ahlâki yapısı ve kişiliği oluşur.
    İnsanların davranışlarını bir fotoğraf makinesi gibi alan çocuğun temiz ruhunda iyi görüntülerin yer alması için, aile fertlerinin her zaman iyi hareketlerde bulunması gerekmektedir. Bu sebeple, aile fertlerinin birbirlerine karşı ahlâki vazifelerini ve sorumluluklarını yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır. Ailenin mutluluğu ve milletin geleceği buna bağlıdır.
    Aile Fertlerinin Birbirlerine Karşı Görevleri
    Ailenin temeli karı-kocadır. Aile önce bunlarla kurulur.
    Peygamberimiz (s.a.s.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
    «Dikkat ediniz, sizin kadınlarınız üzerinde, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır...» (110)
    Karı-Kocanın Birbirine Karşı Görevleri:
    - Her şeyden önce karı ile koca arasında karşılıklı sevgi olmalı,
    - Koca, ailesinin yiyecek, giyecek ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalı, kazancı helâl olmalı,
    - Koca, ailesinin dini ve ahlâki vazifelerini yapmasında yardımcı olmalı, eksiklerini öğretmeye çalışmalı,
    - Erkek, hanımına karşı nazik ve yumuşak davranmalı, kaba ve kırıcı olmamalı,
    Bu konuda Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
    «Mü'minlerin iman yönünden en mükemmeli ahlâkça en güzel olanlarıdır. Sizin en hayırlınız kadınlara karşı en iyi davrananınızdır.» (111)
    - Kadın, kocasına sevgi ve saygı ile bağlanmalı, ev idaresinde ve çocukların terbiyesinde kocasına yardımcı olmalı,
    - Kadın, tutumlu olmalı, kocasının kazandıklarını israf etmemeli ve evine sahip çıkmalı,
    - Kadın, evine, yuvasına bağlı olmalı, namusunu titizlikle korumalıdır,
    Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
    «Kadın, beş vakit namazını kılar, Ramazan orucunu tutar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse, kendisine: 'Hangi kapısından istersen cennete gir denilir.» (112)
    «Herhangi bir kadın, kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse cennete girer.»(113)
    Anne ve Babanın Çocuklarına Karşı Görevleri:
    Aile yuvasının süsü ve mutluluk kaynağı olan çocuk, anne ve babaya Allah'ın bir emanetidir. Anne ve baba çocuklarının terbiyesinden hem Allah'a, hem de topluma karşı sorumludur. Anne ve babanın çocuklarına karşı başlıca vazifeleri şunlardır:
    - Çocuklarını sağlıklı olarak besleyip büyütmek, çocukların beden ve ruh sağlığını korumak,
    - Çocuklarına haram lokma yedirmemek,
    Peygamber Efendimiz: «Allah yolunda harcanan paraların sevabı en çok olanı, aile fertlerine harcanan paradır.» (114) buyurmuş.
    «Bir insanın bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerini ihmal etmesi günah olarak kendisine yeter.» (115) uyarısında bulunmuştur.
    - Çocuğuna güzel bir ad koymak,
    - Çocuğu iyi terbiye etmek, ona ahlâk yönünden güzel örnek olmak,
    Peygamberimiz: «Hiç bir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmamıştır.» buyurarak çocuk terbiyesinin önemini belirtmiştir.
    - Çocuğu okutmak, geçimini sağlayıcı bir meslek sahibi yapmak,
    Hz. Ali şöyle demiştir: «Çocuklarınızı bulunduğunuz zamandan başka bir zaman için yetiştiriniz. Çünkü onlar, sizin zamanınızdan başka bir zaman için yaratılmışlardır.»
    - Çocukları sevmek, onlarla ilgilenmek. Çünkü çocukların yemek, içmek kadar sevgiye de ihtiyaçları vardır,
    Peygamber Efendimiz çocukları çok sever ve onlarla ilgilenirdi.
    - Çocuklara sevgi gösterirken, hediye verirken ayırım yapmamak, eşit ve adaletli davranmak,
    - Evlenme çağına geldikleri zaman çocukları evlendirmek,
    Çocukların Ana ve Babalarına Karşı Görevleri:
    - Ana ve babaya iyilikte bulunmak,
    - Geçim sıkıntısı içinde iseler geçimlerini sağlamak,
    - Ana ve babayı söz ve davranışları ile hiçbir şekilde incitmemek, "Öf" bile dememek,
    - Ana ve babalarına karşı güler yüzlü, tatlı sözlü olmak, yüzlerine sert ve öfkeli bakmamak,
    - Çağırdıkları vakit hemen koşmak,
    - Ana ve babaların emirlerini (Bu emirlerde Allah'a itaatsizlik olmadıkça) dinlemek ve yerine getirmek,
    - Her işte onları memnun etmek,
    - Yanlarında yüksek sesle konuşmamak,
    - Ana-baba hizmete muhtaç duruma geldiklerinde onlara hizmet etmek ve bunu seve seve yapmak,
    - Onlardan izinsiz bir yere gitmemek,
    - Öldükleri zaman onları rahmetle anmak, dûa etmek, onların ruhları için hayır yapmak, vasiyetlerini yerine getirmek, anne ve babanın dostlarına iyilik etmek, anne ve babasına kötü söz söylenmesine sebep olmamak,
    Anne-baba hakları konusunda Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor:
    «Allah'ın en sevdiği amel, vaktinde kılınan namaz ile anaya ve babaya iyilik yapmaktır.» (116)
    «Allah'ın kıyamet gününde yüzlerine bakmayacağı kişilerden biri de anasına, babasına asi olandır.» (117)
    «Allah, bütün günahlardan dilediklerinin (cezasını) kıyamet gününe tehir eder, yalnız ana-babaya yapılan isyanın cezasını Allah, sahibine ölmeden önce verecektir.» (118)
    Kardeşlerin Birbirine Karşı Görevleri:
    Kardeşler arasında samimi bir sevgi ve birlik olmalı.
    Kardeşler birbirlerini tamamlayan bir bütünün parçaları gibidir. Hiç bir şey bu birliği bozmamalı, kardeşleri birbirinden uzaklaştırmamalı.
    Miras, para ve mal gibi şeyler, maddi çıkarlar, kardeşlerin arasını açmamalı, aralarındaki birliği bozmamalı.
    Büyük kardeşler küçükler için ana, baba gibidir. Küçükler büyüklere saygı göstermeli, onlara karşı gelmekten, kırıcı söz ve davranışlardan sakınmalı. Büyükler de küçükleri korumalı, sevgi ve merhamet göstermelidir.
    Kardeşler birbirlerine iyilik yapmalı, birbirlerinin menfaatini kendi menfaati gibi gözetmelidir,
    Komşulara Karşı Görevlerimiz:
    Aile ve akrabalarımızdan sonra bize en yakın olan insanlar komşularımızdır. Hemen her gün karşılaştığımız, çoğu zaman beraber olduğumuz komşularla iyi geçinmek dinimizin emridir.
    Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de komşulara iyilik yapmamızı emretmiş, Sevgili Peygamberimiz de:
    «Allah'a ve ahiret gününe inanan komşusuna iyilik etsin.» (119)
    «Allah'a ve ahiret gününe inanan komşusuna eziyet etmesin.» (120) buyurmuştur.
    Peygamberimiz bir Hadis-i şeriflerinde de: Komşusuna eziyet edenlerin gerçek mü'min olamayacaklarını ve cennete giremeyeceklerini bildirmiştir.
    Komşularımıza karşı başlıca görevlerimiz şunlardır:
    - Komşuların hakkına saygılı olmak, onları söz ve davranışlarımızla incitmemek,
    - Güler yüzlü, tatlı sözlü olmak, sevinç ve üzüntülerini paylaşmak,
    - Dert ve sıkıntılarını gidermeye çalışmak, gerektiğinde yardım etmek, ödünç vermek, hediyeleşmek,
    - Ses ve gürültü ile onları rahatsız etmemek,
    - Hastaları ziyaret etmek, ölenin cenazesine katılmak, başsağlığı dilemek,
    Özetle: Kendimiz için sevdiğimiz şeyleri onlar için de sevip arzu etmek, kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri onlara yapmamaktır.
    Okul, İşyeri ve Çevredeki Diğer Dinlere Mensup İnsanlarla İlişkiler
    Dinimiz; müslüman olmayan kimselerin haklarına da saygılı olmamızı emreder, onlara zarar verilmesini ve haksızlık yapılmasını yasaklar.
    Müslüman, yaşadığı toplumdaki insanlarla iyi ilişkiler içinde bulunmaya özen göstermelidir.
    Arkadaşlarımız başka dinden olsalar bile onlarla iyi geçinmeli, kaba ve kırıcı davranışlardan sakınmalıyız.
    Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
    «Mü'min uysaldır. Başkaları ile iyi geçinir, kendisi ile iyi geçinilir. İyi geçinmeyen, kendisi ile de iyi geçinilmeyen kimsede hayır yoktur.» (121)
    Tarih boyunca müslümanlar, başka dinlere mensup insanlara iyi davranmışlar, onları rahatsız edecek söz ve davranışlardan sakınmışlardır. İşte bu sayısız iyi davranış örneklerinden biri:
    Hz. Ömer'in oğlu Abdullah bir gün hizmetçisine koyun kestirmişti. Koyunun etlerinden bir kısmını komşulara dağıtmasını emretmiş ve önce müslüman olmayan komşuya vermesini istemiş ve bu isteğini üç defa tekrarlamıştı. (122)
    Müslümanların güzel ahlâkı ve iyi davranışlarını görenler, geçmişte (hiçbir zorlama olmadan) kendi istekleri ile seve seve müslüman olmuşlardır.
    İnsanlar daha çok gördüklerine inanır. Bu sebeple biz, başka dinlere mensup olan komşularımız, okul ve işyerlerindeki arkadaşlarımızla İslâm ahlâkına yakışır bir şekilde iyi davranışlar içinde olmalıyız. Sergileyeceğimiz bu davranışlar, hem Yüce İslâm Dini'nin güzelliğini gösterir, hem de tarihi şan ve şerefle dolu olan milletimizin daha iyi tanınmasını sağlar. Böylece müslümanlar hakkındaki bazı yanlış kanaatler de düzelmiş olur.
    Dinimize göre, bir müslüman, müslüman olmayan kimselerle tokalaşabilir, onlara yemek ikram edebilir. Hristiyan ve Yahudilerin yemeklerini yiyebilir. Başka dinden olanlarla alış-veriş yapabilir, hediye verip, verdikleri hediyeleri alabilir, hastalarını ziyaret edebilir. (123)
    Bunlar, diğer dinlere mensup insanlarla iyi ilişkiler içinde olmamızın gereğini göstermektedir.
     
  2. MELTEM

    MELTEM New Member

    Katılım:
    29 Nisan 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Fghgyhjjyyyyyyyyyyyyyy
     
  3. MELTEM

    MELTEM New Member

    Katılım:
    29 Nisan 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Bu yazı nereden alıntı
     

Sayfayı Paylaş