Kapat
   
©
Sol Sağ

7.Haftanın Konusu: (Haremlik-Selamlık)

Konu içeriği: 7.Haftanın Konusu: (Haremlik-Selamlık) 7.Haftanın Konusu: (Haremlik-Selamlık) Arkadaşlar bu hafta bir çoğumuzun ilgisini çekecek bir konuyu seçtik yönetim olarak. Mutlaka sizinde merak ettiğiniz sorularınızda vardır bu husuta.

 
Konu Etiketleri: haremlik selamlık nedir, kuranda haremlik selamlık, islamda haremlik selamlık varmıdır, islamda haremlik selamlık var mıdır, haremlik selamlık farz mı, haremlik selamlık uygulaması, haremlik selamlık kuranda var mı, haremlik selamlık farz mıdır, haremlik selamlık ayet, kuranda tesettür ve haremlik selamlık ayetleri, islamiyette haremlik selamlık var mı, kuranı kerim de haremlik selamlık, kuran ı kerim e göre haremlik selamlık, haremlik selamlık, haremlik selamlık oturmanın dinen hükmü nedir, kadın erkeğin ayrı oturması
1. Sayfa - Toplam 5 Sayfa var 123 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 43
  1. #1

    Standart 7.Haftanın Konusu: (Haremlik-Selamlık)



    7.Haftanın Konusu: (Haremlik-Selamlık)

    Arkadaşlar bu hafta bir çoğumuzun ilgisini çekecek bir konuyu seçtik yönetim olarak. Mutlaka sizinde merak ettiğiniz sorularınızda vardır bu husuta. İnşallah sizlerinde katılımıyla bu HAFTA HAREMLİK ve SELAMLIK hakkında konuşacağız.

    Haremlik-Selamlık nedir?
    İslamda yeri var mıdır?
    Var ise nasıl uygulanır?
    Yok ise neden böyle bir kanı var dır?
    Bu gün uygulanması ne derece doğrudur?
    Yada uygulanabilme olasılığı var mıdır?
    Sizlerinde böyle sıkıntı çektiğiniz anı yada hatıralarınız var mı?
    Bazı toplantılarda yada düğünlerde yapılan kadın erkek ayrı oturması ne kadar doğrudur?
    Haremlik selamlık uygulaması gericilik mi?
    Bu bir örf mü yoksa islami bir yaşam tarzı mı?
    Neye ihtiyaca binaen ortaya çıkmıştır?
    Kur'an-ı Kerim yada Efendimiz Haremlik-Selamlık hakında ne buyurmaktadır?

    Acizanekul.


    Evet abimizin görüşleri bu şekilde idi inşallah bu soruların hepsinin cevabı

    hayırlı olsun inşallah . hep birlikte bulacağız Başlayalım.
    Share

  2. #2

    Standart

    yine güzel bir konu seçilmiş...

    haremlik-selamlık çok önemli bir konu...

    tabi günümüzde ne kadar uygulanıyo yada uyguluyoruz tartışılır...

    bu soruların cevabını bende merak ediyorum...öğrenicez inşaallah

    hadi bakalım bismillah

  3. #3

    Standart

    Alıntı gizemli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yine güzel bir konu seçilmiş...


    haremlik-selamlık çok önemli bir konu...

    tabi günümüzde ne kadar uygulanıyo yada uyguluyoruz tartışılır...

    bu soruların cevabını bende merak ediyorum...öğrenicez inşaallah


    hadi bakalım bismillah


    Büyüklerimizin cevaplarını bekliyoruz sabırsızlıkla inşaallah.

  4. #4

    Standart

    Haremlik-Selamlık nedir?
    Harem yani girilmesi uygun görülmeyen yerdir...



    İslamda yeri var mıdır?

    İslamda yeri vardır Kadın ve erkek ilişkilerindeki sınırı Allah c.c. Kur'anı Kerim de şöyle buyurur:
    “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alıkorlar; namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.” 9/ Tevbe 71

    “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu, onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.” 33/ Ahzab 59

    “Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılmasi yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Baş örtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları veya müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah'ın hükmüne dönün.” 24/ Nur 31

    “Ey inananlar! Allah'tan sakınırsanız, O size iyiyi kötüden ayırdedecek bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük, bol nimet sahibidir.” 8/ Enfal 29



    “Şeytandan ne zaman kötü bir düşünce zihnini tırmalarsa, ALLAH'a sığın; O İşitendir, Bilendir.

    Korunup sakınanlar, kendilerine şeytandan bir görüntü/dürtü gelip dokunduğunda, hemen Allah'ı hatırlarlar. İşte o anda bir de bakmışsın ki basiretli insanlar oluvermişlerdir.” 7/ Ar’af 200-201





    “İnanan erkeklere, gözlerini sakınmalarını (kadınlara gözünü dikip bakmamalarını) ve iffetlerini korumalarını bildir. Bu, onlar için daha temiz bir davranıştır. Elbette ALLAH yaptıklarından haberdardır.” 24/Nur 30



    “Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılmasi yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar...

    "Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar.”
    24 Nur 31

    “Ey peygamberin hanımları, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Takvalıysanız (Allaha karşı sorumluluk bilinciniz varsa) işveli konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan birileri size yönelmesin. Güzel ve normal biçimde konuşun.” 33/Ahzab 32



    “Andolsun, kadın onu (Yusuf’u) arzulamıştı. Eğer Rabbinin gerçeğe dikkat çeken delilini görmeseydi, o da onu arzulamıştı. Biz böylece ondan, kötülüğü ve fuhşu uzak tutuyorduk. Çünkü o, bizim samimi/seçkin kullarımızdandı.” 12/Yusuf 24

    “Adem oğulları, size, bedenimizi örtecek ve süsleyecek elbiseler hazırladık. Takva elbisesi ise daha hayırlıdır. Bunlar, ALLAH'ın işaretleridir, olur ki öğüt alırsınız.” 7/Ar’af 26

    Hadislerde ise şöyle geçmektedir:
    Halvet, yani birbirlerinin mahremi olmayan bir kadınla bir erkeğin başbaşa kalmaları ise, haramlığı kesin olan daha kötü bir davranıştır. Peygamberimiz böyle zamanlarda üçüncü kişinin mutlaka şeytan olacağını söylemiş ve inananların bundan sakınmalarını emretmiştiir. (Tirmizî, radâ' 10, fitne 7; Müsnerl 1/18, 26 NI/339, 446. )

    "Kayınbiraderler de mi Ey Allah'ın elçisi," diye soran sahabiye, "o zaten ötüm demektir!" cevabını vermiştir.
    (Tirmizî, radâ' 16; Dârimî, istizân 16; Müsned IV/149,153.

    Başka söze ne hacet bu yeterli sanırım....




    Var ise nasıl uygulanır?
    Vardı ve nasıl uygulanır bir kadın ile bir erkek bir yerde tek başlarına kalamazlar bunu biliyoruz şimd kadın her zman tesettürüne dikkat ederek bu emre itina ile bakmalıdır kadının erkeğe göre cazibeli oluşu ayetlerde de gecer ki ve bizler de bunun doğru olduğunu bliyoruz kadın gülüşüyle konuşmasıyla areketleriyle dikkatleri ceken bir yaratılışa sahiptir ki erkekte öyledir am kadın kadar değildir o yüzdendir ki kadının erkeklere karşı korunması emredilmiştir bu emir erkekler içinde gecerlidir kadın ve erkeklerin ayrı yerlerde oturulması dinimizde emredilmiştir Farz dır bakışların art niyetlerin şeytani duyguların tetiklenmesi acısından sakıncalı olduğu içindir kişi ne kadar temiz olursa olsn haremlik selamlık uygulanmayan ortamlarda bu günah kaçınılmazdır.
    Eğer ki haremlik selamlık ortamı kurulamıyorsa (günümüzde ne kadar da dışlanıyorsa da)kadının örtüsüne ve sözlerine dikkat etmesi lazım gelir...
    Mesela evde eğer ki hizmet edecek kişi yoksa bir kadının tesettürüne (tesettür mana itibariyle sadece örtü değildir her bir şeyi ile korunmaktır gerek kıyafet gerek konuşmasıyla) dikkat ederek hizmette bulunur
    (bu olayı da kendim yaşadığım için söylüyorum dinimiz kolaylık dinidir elhamdülillah)




    Yok ise neden böyle bir kanı var dır?
    Vardır eğer ki yok dersek Allah korusun Kur'an ayetini inkara sebebiyet veririz.


    Bu gün uygulanması ne derece doğrudur?
    Bugün değil her zaman vardı ve var olması da lazımdır zina unsuru taşıma gibi bir amelde bulunmamak için derecesi olamaz üstün mertebe uygulanması en doğru olanıdır inşallah temizim diye saftirik olmamak lazımdır çünkü yanında dolaşan insana düşman olan bir şeytan vardır...


    Yada uygulanabilme olasılığı var mıdır?
    Eğer ki bir insan bunu yapamıyorum diyorsa kendini kandırır başka bir şey demeyiz çünkü insan niyetlendi mi Allah o kişinin yolunu acar kolaylaştırır yeter ki niyetler halis olsun....Kişi nasıl namazı zekatı farz olarak görüyorsa emir olarak bunu yapmadığı süredede günah işlediğini nasıl algılıyorsa bu emirde aynısıdır...


    Sizlerinde böyle sıkıntı çektiğiniz anı yada hatıralarınız var mı?
    Bizlerin sıkıntı çekmesi çoktur ceveremizde haremlik selamlık uygulamsı olur ama bu emir olduğundan ziyade rahat oturmalar olsun diyedir yoksa haremlik selamlık adabında değildir adabında olsaydı erkeklerin ve kadınların tesettürlerne dikkat etmesi lazım gelirdi oda yoksa nasıl bir haremlik selamlık oluyor yaşanmıyor maalesef anılar hatıralar çok acı olarak eskiden eşim rahatsız değilken erkeklerin ortamına girmez konuşma yapmazdık amam kıyafette düzen yoktu şimdi ise kıyafet var malum hizmeti yapmak zorundayım Allah c.c. biliyor halimizi dikkate alıyoruz inşallah...


    Bazı toplantılarda yada düğünlerde yapılan kadın erkek ayrı oturması ne kadar doğrudur?
    Çok doğrudur yukarıdada değindiğim gibi bu emirden ziyade farklı bir oturum oluyor yapılması uygundur fitneye sebbeiyet vermeme acısından neden güzel olanı secilmesin ki bahce varken kim ne yapar bataklığı...


    Haremlik selamlık uygulaması gericilik mi?
    Asla bunu yaşamak istemeyen kesimlerde kendini kandırma teorisidir onalar göre doğru odur gerciliktir kişi yaşamak istemiyorsa ona muhakka bir kulp takar buda onların kendilerini ikna cabasıdır Allah şaşıranlardan kılmasın


    Bu bir örf mü yoksa islami bir yaşam tarzı mı?
    Örf olarak görenlerde hiç olmazsa gericilik diyenlerden daha iyi olsa gerek ama iSlami bir yaşam olarak görene hani ayette de diyor ya Takva elbisesi onu giymek ne güzeldir

    Neye ihtiyaca binaen ortaya çıkmıştır?
    İhtiyactan ziyede korunma amaçlıdır temiz bir hayat huzurlu bir yaşam gereğidir bir insan nasıl ki hastalıklardan korunmak için mesela boğazı ağrıyan bir insan soğuk suyu içtiğinde boğazın rahatsızlığından dolayı ölüme kadar bile gidebiliyorsa ve bu kişi kendini bu hastalık veya ölümden korumak için soğuk suyu içmiyorsa bu kendini korumaktır vucüdüna gine dağılan mikropları iltihapları defi içindir ki buda o kişinin daha güzel br yaam sağlıklı bir ortamda kalmasına sebebtir ki haremlik selamlıkta takva ca en güzel yapılandır ki amelleri saf temiz tutmaktır günahlar batağındaki pislikten korunmaktır...

    Kur'an-ı Kerim yada Efendimiz Haremlik-Selamlık hakında ne buyurmaktadır?

    Yukarıda değindik inşallah....

    soruları cevapladık inşallah bir daha nasip olursa buradayız inşallah...

  5. #5

    Standart

    Güller ablamız gerçi gündüzleri pek bu aralar uğrayamıyorlarama ben yinede gecelerde okusun diye bir adet cevap gereken soru demetciği bırakayım kendisine.
    Haa... birde sadece buırası acizanekul ve güller abla köşesi değil... Sizde görüşlerinizle, sorularınızla katılımda bulununuz. Emme basma tulumba gibi baş sallayıp geçmeyiniz...
    Biliyorsanız niçin bilgilerinizi esirgersiniz ?
    Bilmiyorsanız, hiçmi sormak istediğiniz yok ?
    ŞAŞIYORUM VALLA...
    KATILIM BEKLİYORUM HANIMLAR BEYLER...

    Misal güller ablanın yazdıklarını okuyanlardan biri olarak bu fakirin aklına şu soru geldi...
    EY GÜLLER ABLA ,VERDİĞİNİZ CEVAPLARLA KADININ ÖRTÜNMESİNE CEVAP VERMİŞSİNİZ GİBİME GELDİ. HAREMLİK SELAMLIKLA ALAKALI SÖYLEYECEĞİNİZ BAŞKA ÖRNEKLER YOK MU?

    AYRICA BU HAREMLİK SELAMLIK SADECE BAYANLARA HAS MI BİR ŞEYDİR?

    DAHA DOĞRUSU HAREMLİK DEYİNCE GİRİLMESİ UYGUN OLMAYAN YERDENDİĞİNDE BİZ NE ANLIYACAĞIZ. CEVABI BU KADAR KISAMI OLMALI?

    GİRLMESİ UYGUN OLMAYAN YER DENİLİNCE YATAK ODASI, KAPISI KAPALI ODALAR, YABANCI EVLER, TUVALETLER AKLA GELİYOR, BAŞKA YERLERDE VAR MI?


    MİSAL, KADIN ÇARŞIDA, PAZARDA,BAKKALDA, MANAVDA YABANCI ERKEKLERLE ALIŞ VERİŞ YAPIYOR, AMA EVDE KAYNINDAN BİLE UZAK DURMASI GEREKİYOR, NEDEN ?

    YADA BU HAREMLİK NASIL BİR ŞEYDİR Kİ, AKLA KADININ SAKINMASI GEİLİYORDA; ERKEĞİN SAKINMASI GELMEZ!!!!!!

    YADA PEYGAMBERİMİZİN HAYATINDA HAREMLİK SELAMLIK UYGULANMASINA ÖRNEK VEREBİLİRMİSİNİZ?

    Tabiki bu sorular latife maksatlı hatta imalı güller ablamıza sorulmuştur. Çünkü, görüyoruz ki bir tek güller kardeşimiz olaya ehemmiyet verip önemsiyor... Halbu ki her kesin söyleyeceği bir gramda olsa bir şeyleri vardır. Fahrettin hocamız neden ortalıklarda görünmezler... Burada birçok imam arkadaşlar vardır, neden fikirlerini beyan etmezler? Yoksa bu konuyu önemsemezler mi? Halbuki bu konu hakkında ACAİP ÇARPIK DÜŞÜNENLER VARDIR. Aydınlatmak ve bu çarpık düşünceye düşmemeleri için söyleyecek birşeyleriniz yok mu?

    Misal Yaşar Nuri Öztürk denilen bir adam ve onun mudavimleri bu konuyu tamamen zırva olarak görüyorlar ve onların bu görüşlerini haklı gören bir çok insanımız var...

    HELE ŞU ETEKLERDEKİ TAŞLARINIZI BİR DÖKÜN BAKALIM...
    DÖKÜN Kİ DAHA NELER ÇIKACAK BAKALIM.

  6. #6

    Standart

    Bu arada GÜLLERDERYA ablamıza TEŞEKKÜR etmeyi unutmuşum. ÖZÜR DİLERİM ABLAM.

    ABLAM VE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

  7. #7
    lal
    lal isimli Üye şimdilik offline konumundadır

    Standart

    MİSAL, KADIN ÇARŞIDA, PAZARDA,BAKKALDA, MANAVDA YABANCI ERKEKLERLE ALIŞ VERİŞ YAPIYOR, AMA EVDE KAYNINDAN BİLE UZAK DURMASI GEREKİYOR, NEDEN ?

    en basiti okuldan çağırıyorlar öğretmenle görüşmeye gidiyorsun yada abimizin dediği gibi alış verişe çıkıyorsun. bu nasıl olacak?ne kadar evimizde oturalım diye düşünürsek düşünelim bir şekilde hayatın içinde olmamız gerekiyor. haremlik selamlık olayını yada sakınma olayını bu alanlarda nasıl yaşayacağız?benim en merak ettiğim konu bu...açıklık getirirseniz çok memnun olurum. Rabbim razı ve hoşnut olsun

  8. #8

    Standart

    Arapça bir kelime olan "Harem", girilmesi yasak olan yer, mukaddes ve muhterem olan şey demektir. Eskiden saray, konak ve evlerin kadınlara ait kısmına "Harem", erkeklere ait kısmına ise "Selâmlık" derlerdi. Kadınlar ayrı, erkekler ayrı yerlerde otururlardı. Bu uygulama örften ve âdetten değil, dinî ernirlerden kaynaklanırdi. Çünkü "Avret ve Örtü" bölümünde de gördüğümüz gibi, erkeklerin mahremi olmayan kadınlara, kadınların da mahremi olmayan erkeklere belli ölçüler dışında bakmaları câiz değildir. Buna göre aralarında birbirinin mahremi olmayan kadınlar ve erkekler bulunan insanlar, birbirlerini görmeyecek şekilde ayrı ayrı yerlerde oturacaklardır. Bu nefislere zor gelir ama, kalplerin ve duyguların selâmeti için daha elverişlıdır.

    Aslında haram olan, bir kadınla bir erkek başbaşa kalmadıktan sonra bir arada oturmak değil, birbirlerinin avret yerlerine bakmaktir. Buna göre; elleri ve yüzünden başka bir yeri açık olmayan kadınların, kendi erkekleri de yanlarında varken, erkeklerin bulunduğu mecliste oturmalarının ne zararı vardır? denebilir. Zararlarını saymadan önce biz aynı soruyu tersine çevirerek soralım: Ne yararı vardır? Öyleyse şimdi de zararlarını söyleyelim:

    Sadece Hanefi mezhebinde kadınların elleri ve yüzü avret değildir, ancak bu fitneye yani kötü bir düşünceye sebep olmamakla sınırlandırılmıştır. Eğer kem düşüncelere sebep olacaksa, onlara göre de kadın elini ve yüzünü kapatmak zorundadır. Ayrıca Kur`ân-ı Kerîm de kadınların seslerine de dikkat etmeleri, kadınlığını hatırlatacak biçimde kırıla döküle konuşmamaları emredilmiştir. (Ahzâb (33) 32.) Çünkü kadının çekici yönü erkekten fazladır. O sırf seşiyle bile bir erkeğin beynini döndürebilir. Gülüsleri, gamzeleri, egilip-bükülmesi, cinsel câzibe açısından özelliği olan yönlerindendir.

    Şimdi bir kadının sadece yüzü ve elleri açık olarak da olsa böyle bir mecliste oturduğunu düşünelim. Sesiyle ve davranışlarıyla mahremi olan erkeğin devamlı dikkatini çekecek ve sırf kalbinde de kalsa, şeytanla nefsin işbirliği yapmasına sebep olacaktır. Bu. yüzde bir ihtimalle de olsa onu, ileride nefsî arzulanın gerçelestirmenin planlarını yapmaya itecektir. Ya da ilk bakışta birşeyler düşünemediği yüzüne uzun zaman bakma imkânı bulunca, yine yüzde bir insan için de olsa kalbine bazı duygular uğrayıp uğrayıp geçecektir ve o takdirde yüz. Hanefîler için de avret olmuş olacaktır.

    Böyle söyleyenleri kalbi pis olmakla suçlayanlar çıkabılir. Onlann da haklı tarafları vardır. Ancak herkesin kendileri gibi temiz kalpli olacağını düşünmek de hatadır.

    Ancak avretini İslam`ın emrettiği şekilde örten, kadınsi konuşma ve gülümseyişlerine dikkat eden, normal bir ev elbisesi üzerine "cilbâb" sayılabilecek geniş ve süssüz başörtü gibi bir üslük atan kadının, fitne endişesi de yoksa, kocasıyla beraber olan misafirlerine edeple hizmet etmesinin câiz olduğu söylenmiştir.

    Halvet, yani birbirlerinin mahremi olmayan bir kadınla bir erkeğin başbaşa kalmaları ise, haramlığı kesin olan daha kötü bir davranıştır. Peygamberimiz böyle zamanlarda üçüncü kişinin mutlaka şeytan olacağını söylemiş ve inananların bundan sakınmalarını emretmiştiir. (Tirmizî, radâ` 10, fitne 7; Müsnerl 1/18, 26 NI/339, 446. )

    "Kayınbiraderler de mi Ey Allah`ın elçisi," diye soran sahabiye, "o zaten ötüm demektir!" cevabını vermiştir. (Tirmizî, radâ` 16; Dârimî, istizân 16; Müsned IV/149,153.) yanlarında başka erkek bulunmaksızın, bir erkeğin birden çok kadınla bir arada bulunmamasının da yasaklanan halvet türünden olduğunu söyleyenler vardır. (Kadızâde Efendi, Netâicül-efkâr N/122; Serahsî


    HAREMLİK VE SELÂMLIK`IN MENŞEİ

    Önce konumuzla çok yakından ilgili bir âyet-i kerime ve bazı hadisleri ele alacak, sonra da "Haremlik-Selâmlık" ın tarihi seyrine kısaca temas etmeye çalışacağız.

    Söz konusu âyet-i kerîme Rasûlüllah`ın Zeynep`le evlendiklerinde verdikleri ziyafet sırasında bazı sahâbîlerin oturma ve sohbeti sıkıntı verecek biçimde uzatmaları üzerine; onları ikaz için gelmiş bir âyet-i Kerimedir: "Ey mü`minler, size yemek için izin verilmeden ve vaktine de bakmaksızın Peygamberin hücrelerine girmeyin, ancak çağırılırsanız girin, yemeği yiyince de dağılıverin. Söz ve sohbet için de girmeyin. Gerçekte bu, peygambere eziyet vermekte ve o da sizden sıkılmaktadır; oysa Allah hak`tan sıkılmaz. Onlardan (peygamberin eşlerinden) bir şey isteyeceğiniz zaman, perde (hicap) arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de, onların kalpleri için de dâha temizdir..."(K. Ahzab (33) 53)

    Buhâri`nin naklettiği habere göre, Ömer b. Hattâb`in : "Ey Allah`ın Rasulü, senin yanına iyiler de giriyor kötüler de Mü`minlerin annelerine "hicâb" emretseniz nasıl olur?" demesi üzerine bu âyet-i kerime indirildi.(Buhari, tefsir (Ahzâb) Enes b. Mâlik`in anlattığına göre: "Düğün yemeğine gelenler dağıldıktan sonra geldim ve "Ey Allah`ın Rasulü, gittiler." dedim. Hemen kalkıp odasına girdi. Ben de girmek üzere kalktım ama, önüme perde (hicap) çekiverdi de bu âyet indirildi."(Buhari, agy; Ibn Kesir VI/441) Kurtubi`nin ifadesine göre, söz konusu âyetin "nüzul sebebi" ile ilgili en sağlam rivâyetler bu ikisidir.(bk, Kurtubi, XIV/224) Âyette geçen "hicâb" kelimesi konumuz açısından anahtar kelimedir ve "Haremlik ve Selâmlık"ın anlaşılabilmesi için se mantık yönünden bu kavram üzerinde durmak gerekir:

    "Hicâb": Örtü, perde. "Hicablanmış kadın": Bir örtü ile perdelenen kadın. "Hicâbul-cevf`: Göğsü karından ayıran zar, diyafram. "Hicâb" : Kendisi ile gizlenilen her şey. Buna göre iki şeyi birbirinden ayıran her engel "hicâb" dır. Bir şeye mâni olan her şey onu "hicâblamış" demektir. Erkek kardeşlerin anneyi mirastan "hacb" etmesi de buradandır.(Ibn Manzûr, Lisânii`1-Arab (Hacb) md.) "Hacb" ve "Hicâb", ulaşmayı, kavuşmayı engellemektir. Vahyin geliş biçimlerini anlatan âyette "ya da hicâb arkasından (getir)"(K. Sura (42) 51) denir ki, konuşuların görülmeyeceği bir yerden demektir.( Ragib el-Isfehânî, el-Müfredât 108.) "Hacb" setr ve nihân eylemek, "Hicâb" isim olur, kendisiyle setr olacak perdeye denir."(Asim Efendi, Kâmûs, (hacb) md.) Ayrıca hadîslerde Güneşi perdeleyen ufuk, müşrik olarak çıktığı için mağfirete engel olan can, öbür âleme muttalî olmayı önleyen ölüm... gibi manalarda kullanıldığına bakılırsa(Ibnül-Esîr, en-Nihâye, I/340)"Hicâb" ın elbise gibi insana bitişik birşey olmadığı, insandan ayrı ve onun görülmesine tamamen engel olan bir hâil olduğu anlaşılır."Hicâb" a gerçi bazı müfessirler "setr", "tesettür" anlamı vermiş ve onu kadının örtünmesi karşılığında kullanmışlardır, ancak bu, kavramın ilk dönemlerdeki manası değildir.(krs. M. Mutahhari, Islâmda Tesettür 68-69) Sanıyorum buna gerek de yoktur. Çünkü kadının her yönüyle tesettürünü anlatan başka âyet-i kerimeler vardır (bk. K. Nûr (24) 31, 60; Ahzâb (33) 59) ve bunun da aynı anlamda algılanması tekrar demek olur. Zaten "setr" ve "tesettür" manasına gelmiş olsaydı, o takdirde kök anlamı (etimolojisi) gereği kadının tamamen örtünmesini, yani yüzüne de peçe kullanmasını farz kılmış olurdu. Gerçi kadının baştan ayağa avret olduğunu, yüzünü dahî kapatması, yani peçe kullanması gerektiğini söyleyen pek çok tefsirci ve fıkıhçı vardır ve bu konudaki delilleri de aksini söyleyenlere göre oldukça güçlüdür; ancak onlâr bu görüşe bu âyetle varmış değil, sadece bu âyeti de o görüşlerine destek olarak kullanmışlardır. Imdi, kadının yüzünün ve ellerinin, hattâ bazılanna göre ayaklarının avret olmadığını söyleyen hatırı sayılır sayıda fıkıhçı bulunduğuna göre, onlar bu âyeti "tesettür" ve "peçe" anlamında görmemişler demektir. Yani "hicâb" kadının bizzat üzerinde olup görülmesine mâni bir perde değil demektir.

    Sözkonusu âyeti ve nüzul sebebini anlatan hadîsleri tekrar gözden geçirirsek, konumuzla ilgili olarak su noktalar dikkatimizi çeker: Hz. Peygamberin "beytlerine", yani geceleme yerleri olan odalarına çagrılmadan girmemelidirler. Onun zevcelerinden bir şey isterlerse "hicâb" (perde) arkasından istemelidirler(Hz. Peygamberin zevcelerinden istenecek "metâ" dört şeyle izah edilmiştir: Âriyet (yani ödünç gereçler), herhangi bir hâcet, fetvâ ve Kur`an sahifeleri, (Ibnü`1-Arabî, Ahkâmü`1-Kur`an NI/158) Rasulüllah`ın yanına iyi-kötü, herkes girip çıkmaktadır. Enes b. Mâlik içeri girmek isteyince önüne perde çekılmıştir...

    Dikkat edilirse bütün bunlar, ev içi düzeniyle ilgili hususlardır. Yani: Kadının evdeki kiyafeti elbette dışardaki gibi değildir. Genellikle yabancı erkeklere görünemeyecek üst-başla dolaşır. O halde eve gelen yabancı erkeklerle evin kadın arasında bir engel (hicab, perde vb.) bulunmalı ve erkekler kadınlardan bir hacet isteyeceklerse bu engelin arkasından istemelidirler. Tabiatiyla bu tür bir hâcet perde arkasından isteniyor ve ihtiyaç halinde dahî bir araya gelinemiyorsa, ihtiyacın olmadığı zamanlarda kadınların yabancı erkeklerle, ev içi oturmaları tarzında bir arada olmaları bu âyetin isteğine aykırı olmuş olur. "Cilbâb", yani dış tesettürüne riâyet eden bir kadının, "halvet" olmamak kaydıyla, yabancı erkeklerin de bulunduğu mekânlara girmesinin câiz olmasıyla bu, farklı farklı şeyler olmalıdır. Tamamen yabancı bir edâ ile, geçici olarak bir arada bulunmakla, ev içi sohbetleri ve beraber oturmalar arasında elbette farklar bulunmalıdır. Çünkü sohbet ülfeti, ülfet de ilgiyi kolaylaştırır. Bu yüzden olmalıdır ki, Islâm`da komşunun hanımı ile zinâ, diğerlerinden çok daha büyük görülmüş, kayınlar gibi yakın-yabancıyla halvet "ölüm" sayılmıştır.Elmalılı, âyetin tefsirine çok kısa değinmiş olmakla beraber meseleyi bizim vaz`ettiğimiz biçimde açıklamıştır: "Artık onlara bir hicab: yani görülmelerine mani bir perde, bir siper arkasından sorun. Bundan böyle Harem farz kılınmıştır ki, o zamana kadar Arapta âdet değil idi".( Elmalıli Hamdi Yazır, VI/3921) Bedîüzzaman da aynı görüştedir Ayet-i kerime muktezâsınca irhâ-yı hicâb ile emrolundu ki , harem ile selâmlığı ayırmak demektir. (bk. Yeni Ansiklopedi "Tesettür" md.)

    Peki bu hüküm ya da uygulama sadece Rasulüllah`ın (s.a.s.) zevcelerine mi hastır yoksa bütün mü`min kadınlar için de istenmiş midir? Bu hükmün sadece Rasulüllah`ın (s.a.s.) zevcelerine has olduğunu söyleyenler yok değildir. Ancak adı geçen âyette böyle bir tahsîs, işaretle dahî olsa, yoktur. Hattâ hangi Ayette Rasulüllah`ın zevceleri zikredilerek bir hüküm bildirilmişse, o hüküm diğer bütün mü`min kadınlar için de geçerlidir. Bundan sadece onun zevcelerinin kendisinden sonra hiç kimse tarafından nikâhlanamayacağı hükmünü istisna edebiliriz ki, bunun da sebebi açıklanmıştır "Onun zevceleri mü`minlerin anneleridirler." (K. Ahzâb (33) Nitekim Kurtubî: "Bu hükme bütün kadınlar dahildirler.( Kurtubî, XIV/27) derken Cessâs da : "Bu hüküm her ne kadar özellikle Rasulüllah ve onun zevceleri hakkında inmişse de, manası onlara da başkalarına da şâmildir. Çünkü biz Allah`ın (c.c.) sadece ona has kıldıkları dışında Rasulüllah`a uymak ve onu örnek edinmekle memuruz". demiştir.(Cessâs, V/249)

  9. #9
    lal
    lal isimli Üye şimdilik offline konumundadır

    Standart


  10. #10

    Standart

    Alıntı Acizanekul Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Güller ablamız gerçi gündüzleri pek bu aralar uğrayamıyorlarama ben yinede gecelerde okusun diye bir adet cevap gereken soru demetciği bırakayım kendisine.
    Haa... birde sadece buırası acizanekul ve güller abla köşesi değil... Sizde görüşlerinizle, sorularınızla katılımda bulununuz.

    Emme basma tulumba gibi baş sallayıp geçmeyiniz...
    Biliyorsanız niçin bilgilerinizi esirgersiniz ?
    Bilmiyorsanız, hiçmi sormak istediğiniz yok ?
    ŞAŞIYORUM VALLA...
    KATILIM BEKLİYORUM HANIMLAR BEYLER...

    Bizde nacizane size katılıyoruz...

    Misal güller ablanın yazdıklarını okuyanlardan biri olarak bu fakirin aklına şu soru geldi...
    EY GÜLLER ABLA ,VERDİĞİNİZ CEVAPLARLA KADININ ÖRTÜNMESİNE CEVAP VERMİŞSİNİZ GİBİME GELDİ. HAREMLİK SELAMLIKLA ALAKALI SÖYLEYECEĞİNİZ BAŞKA ÖRNEKLER YOK MU?

    Kardeşim zaten örtünmekten kasıt korunmak anlamındadır ki bu örtünme sadece gördüğümüz kıyafetten ibaret değildri ek olaraktan örtü derken ayetlerden tamamıyla korunma demektir gerek kıyafet gerekse konuşmasıyla edasıyla korunmaktır yukarıdaki ayetlerin tefisirine bakılcak olursak bu tür anlamlar çıkıyor örtü yani iç kıyafetlerinden hariç birde dış örtü vardır bu örtü bizim durumumuzda olanlar veya dışarıya çıktıklarında erkeklerin toplumunda olanlar içindir perde arkası bu yazıyı çok güzel bir şekilde bizimle teyze kardeşimiz paylaşmış bu perde arkası bizler tefsir dersimizde şunu görümüştük Hz. İbrahim'in yanına gelen meleklerin Hz. İbrahim ile görüşürlerken Hz.Sare annemizin perde arkasında onları dinlediğini hatta Meleklerin Sare annemizin hamile olacağının müjdesini verdiklerinde Sare annemiz heyecanlanarak ben böyle kocamış bir nene iken mi diyerek kendi sesini duyurmuştur işte geçmişte böyle durumlar sadece Peygamberimizin Eşleri için dedğil Hz. Sare de bu şekilde olmuştu o zaman bunu nasıl inkar ederler erkekler kadınlar haremlik selamlık uygulanması en sağlıklı yoldur erkeklerin ve kadınların aynı catıda olmamsı sebebiyle ortaya fitne zina unsuru taşıyacak hareketlerden uzak durulması acısından en önemlisi Allah'ın bir emri olduğundan dolayıdır ve en son olaraktan Peygamberimizn ve Diğer Peygamberlerinde yaptıkları içindir harem selamlık iki çekici yaratığın biribirlerine karşı korunmalarıdır...


    AYRICA BU HAREMLİK SELAMLIK SADECE BAYANLARA HAS MI BİR ŞEYDİR?


    Hayır her ikisi içinde gecerlidir kadın kendini korursa erkek kendini korursa Nur süresinde görmüştük ayette sadece kadının gözlerini korumasını ve erkeğinde gözlerini korumasından bahsedilir yukarıdaki bir diğer ayette mevcuttur...Tabii ki inkar etmmek lazımdır ki bir kadın kendini korurursa erkeklerin yapabileceği fazla birşey yoktur diye biliyorum ne olursa kadının cazibeliğinden olur ve eğer ki kadın korurursa ortam daha da iyi olur...


    DAHA DOĞRUSU HAREMLİK DEYİNCE GİRİLMESİ UYGUN OLMAYAN YERDENDİĞİNDE BİZ NE ANLIYACAĞIZ. CEVABI BU KADAR KISAMI OLMALI?
    Uygunluk sadece girebileceği yerlerdir uygun değilse demekki bunun olması için emre kulak asmadan bir farzı yerine getirmeden yapılcaksa buyursunlar yapsınlar kısa dır özdür haremlik selamlık uygulanmalıdır biri erkek ikincisi kadın üçüncüsü ise şeytandır boşuna denmemiştir birbirlerini ceken iki cins nasıl olurda aynı yerde olabilir bunu kimse ben anlamıyorum benim niyetin öyle değildir demesin Peygamber eşlerini daha temzidiler ona göre düşünün kimse olmaz harem selamlık demesin yalan söyler inkar eder...



    GİRLMESİ UYGUN OLMAYAN YER DENİLİNCE YATAK ODASI, KAPISI KAPALI ODALAR, YABANCI EVLER, TUVALETLER AKLA GELİYOR, BAŞKA YERLERDE VAR MI?
    Burası haremden ziyade mahrem yerlerdir ki buralara değil yabancılar komşular akrabalar bile giremezler mahremi olanlar dışında ve Kur'an da mahremi olanların bile bir çizgisi vardır mesela kadının evladı erkekğin kızı belirli bir yaştan itibaren onların yanında dikkat etmelidirler hallerine harekletlrine babaları amcaları dayıları onlar benim mahremim diyede acılıp sacılmak yanlarında konuşma adabına uygunsuz birşeylerin olammasına dikatt edilir Nur süresinde sabittir bu konu...




    MİSAL, KADIN ÇARŞIDA, PAZARDA,BAKKALDA, MANAVDA YABANCI ERKEKLERLE ALIŞ VERİŞ YAPIYOR, AMA EVDE KAYNINDAN BİLE UZAK DURMASI GEREKİYOR, NEDEN ?
    Bunu Teyze kardeşimizin alıntısında çok güzel ifade etmiştir yakın kimselerin diyerekten serbest hareketlerde bulunmalrı kişinin zararınadır farkında olmadan bir eğimlilik acısından tehlikelidir...
    Yoksa dışarıda carsıda zaten kadın yabancılarla haşir neşir olamaz bunu dnimiz zaten yasaklıyor alışveriş yapılırken kadın eğer ki bakışlarıyla konuşmalaıyla kendini koruyorsa erkekte buna aynısına dikkat ediyorsa bu zaten olağan bir şeydir en güzelidir kadın veya erkek alışveriş yapmasında bir sorun teşkil etmez alışveriş yaparken kadın kırıtır veya erkekte meyil gösterirse zaten bitmiştir herşey kadın erkek kendini koruyunca alışverişteki berekette güzel olur...



    YADA BU HAREMLİK NASIL BİR ŞEYDİR Kİ, AKLA KADININ SAKINMASI GEİLİYORDA; ERKEĞİN SAKINMASI GELMEZ!!!!!!

    Her ikiside kadına emir geldiği kadar erkeğe de vardır sadece kadın üzerinde durmamın kendimce bir acıklamsı var kardeşim eğer gereçktende kadın kendini teşhir etmese erkek düzelir ama burada erkekler sucsuz saflar ak kaşık demiyoruz erkekte kadını görmüyormuş gibi davranırsa oda en güzelini ypar kadında ...
    kışkırtıcı olan kadındır o yüzdedir ki kadınlara daha cok değindik...


    YADA PEYGAMBERİMİZİN HAYATINDA HAREMLİK SELAMLIK UYGULANMASINA ÖRNEK VEREBİLİRMİSİNİZ?

    Teyze kardeşimiz değinmiş bizimde yazmamıza gerek yok ayretende Hz. İbrahim'in kıssaında ki gecen olayı siiznle yukarıda değindik inşallah ...


    Tabiki bu sorular latife maksatlı
    hatta imalı güller ablamıza sorulmuştur.
    Belli....

    her zman böyle yapıyorsunuz kardeşim estağfirullah sorular soruldukça cevaplar buldukça ve hayata uygunlanma acısından beyinleri kurcaladıkça ve yaşadıkça sebeb olanlardan oluyorsunuz ki buda güzeldir ....

    Çünkü, görüyoruz ki bir tek güller kardeşimiz olaya ehemmiyet verip önemsiyor... Halbu ki her kesin söyleyeceği bir gramda olsa bir şeyleri vardır. Fahrettin hocamız neden ortalıklarda görünmezler... Burada birçok imam arkadaşlar vardır, neden fikirlerini beyan etmezler? Yoksa bu konuyu önemsemezler mi? Halbuki bu konu hakkında ACAİP ÇARPIK DÜŞÜNENLER VARDIR. Aydınlatmak ve bu çarpık düşünceye düşmemeleri için söyleyecek birşeyleriniz yok mu?

    Misal Yaşar Nuri Öztürk denilen bir adam ve onun mudavimleri bu konuyu tamamen zırva olarak görüyorlar ve onların bu görüşlerini haklı gören bir çok insanımız var...

    HELE ŞU ETEKLERDEKİ TAŞLARINIZI BİR DÖKÜN BAKALIM...
    DÖKÜN Kİ DAHA NELER ÇIKACAK BAKALIM.

    Dökmüyorlar kiii çıkacak birşeyletr muhakk vardır yoksa sizler haremlik selamlık yapmıyor musunuz? yapıyorsanız nasıl yapıyorsunuz?

Benzer Konular

  1. 2.Haftanın konusu:İman ve İslam
    Konuyu Açan: gullerderya, Forum: Haftanın Konusu.
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 03-06-2009, 10:23 PM
  2. Haremlik selâmlık hakkında ilmî bir araştırma
    Konuyu Açan: MeGaTRoN, Forum: Fıkıh ile ilgili sorular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14-05-2009, 12:13 PM
  3. Haremlik - selâmlık
    Konuyu Açan: MeGaTRoN, Forum: Fıkıh ile ilgili sorular.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 14-05-2009, 12:12 PM
  4. Haftanın Konusu Hakkında Acıklama
    Konuyu Açan: ziyad, Forum: Kendi Aramızda.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 31-01-2009, 08:09 PM

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Tasarım Hasan Hüseyin ALTIN Tüm Hakları Saklıdır
Bu sistem vBulletin™ alt yapısına sahiptir, Version 4.2.0 kullanılmaktadır.
 Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. ©2000 - 2013

Valid XHTML 1.0 Transitional

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0