Aleyküm selam kardeşim buyur !!!
Sual: İman nedir?
CEVAP
İmanbildirilen altı esasa inanmak ve Allahü teâlâ tarafından bildirilen
Muhammed aleyhisselamın Allahü teâlâ tarafından getirdiği emir ve yasakların hepsine inanmak ve inandığını dil ile söylemek demektir.
Amentü şöyledir:
Âmentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rüsülihi vel yevmil ahiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel ba'sü ba'del mevti hakkun. Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resülühü.
[YaniAllah’a
meleklerine
gönderdiği kitaplarına
peygamberlerine
ahiret gününe
kadere
hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna
öldükten sonra dirilmeye inanıyorum. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın da Allah’ın kulu ve son Peygamberi olduğuna şehadet ediyorum.]
İmanMuhammed aleyhisselamın
Peygamber olarak bildirdiği dini
akla
tecrübeye ve felsefeye uygun olup olmadığına bakmadan tasdik etmek yani kabul edip
beğenip
inanmaktır. Akla uygun olduğu için tasdik etmek
aklı tasdik etmek olur
Resulü tasdik etmek olmaz. Yahut Resulü ve aklı birlikte tasdik etmek olur ki
o zaman Peygambere itimat tam olmaz. Tam olmayınca
iman olmaz. Allahü teâlâ
(Onlar gayba [görmedikleri halde Resulümün bildirdiği her şeye] iman ederler) buyuruyor. (Bekara 3) Resulü de
(Dini [hükümleri
dinde bildirilenleri] aklı ile ölçenden daha zararlısı yoktur) buyurdu. (Taberani)
Nazara yani göz değmesine inanmayan bir kimse(Bugün fen
gözle görülemeyen şuaların iş yaptığını açıklıyor. Mesela bir kumanda ile TV’yi
radyoyu veya arabamızı açıp kapatabiliyoruz. Bunun için gözlerden çıkan şuanın zarar verebileceğine artık inanıyorum) dese bunun kıymeti olmaz. Çünkü bu insan dine değil
kumandadan çıkan şuaya inanıyor. Yahut şua ile birlikte Peygambere inanıyor. Yani fen kabul ettiği için
şuaların etkisini gözü ile gördüğü için inanıyor ki bu iman olmaz. Dinde bildirilen her şeyi
fen ispat edemese de
fayda veya zararını gözü ile görmese de
yine inanmak lazımdır. Hakiki iman gayba inanmaktır yani görmeden inanmaktır. Gördükten sonra artık o iman olmaz. Gördüğünü itiraf etmek olur. Bekara suresinin 3. âyetinde
gayba inanmak
görmeden inanmak övülüyor. İmanın altı şartı da gayba inanmayı gerektirmektedir. Çünkü hiç birisini görmüş değiliz.
Peygamber efendimizaşağıda bildirilen iman ile ilgili âyetleri açıklayarak imanı şöyle tarif etti:
(İman; Allah’ameleklere
kitaplara
peygamberlere
ahiret gününe
[yani Kıyamete
Cennete
Cehenneme
hesaba
mizana]
kadere
hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna
ölüme
öldükten sonra dirilmeye
inanmaktır. Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim Onun kulu ve resulü olduğuma şehadet etmektir.) [Buhari
Müslim
Nesai]
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Asıl iyilik; Allah’aahirete
meleklere
kitaplara
nebilere inanmaktır.) [Bekara 177](Onlar gayba [Allah'a
meleklere
kıyamete
cennete
cehenneme görmedikleri halde] inanırlar.) [Bekara 3]
(Onlarsana indirilene
senden önceki kitaplara ve ahirete iman ederler.) [Bekara 4]
Bu üç âyetteAllah’a
ahirete
meleklere
kitaplara
peygamberlere ve gayba inanmak bildiriliyor.
(Allahonların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir.) [Bekara 255]
(Ölümü Allah’ın iznine bağlı olmayan hiç kimse yoktur.) [Al-i İmran 145]
(Ölüm zamanını takdir eden ancak Allah’tır.) [Enam 2]
Bu üç âyettakdirin Allah tarafından olduğunu bildirmekte
kadere iman etmeyi göstermektedir.
(Kendilerine bir iyilik dokununca"Bu Allah’tan" derler; başlarına bir kötülük gelince de "Bu senin yüzünden" derler. “Küllün min indillah” [Hepsi Allah’tandır] de
bunlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar.) [Nisa 78]
Bu âyethayır ve şerrin Allah’tan olduğunu bildirmektedir.
(Muhammed [aleyhisselam]Allah’ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur.) [Ahzab 40]
Bu âyet deResulullahın peygamber olduğunu bildirmektedir.
Amentü’nün manası
Allah’a inanmak:
Allahü teâlânın varlığınabirliğine
Ondan başka ilah olmadığına
her şeyi yoktan yarattığına
Ondan başka yaratıcı olmadığına kalben inanmak
kabul etmek demektir. Âlemlere rahmet olarak gönderdiği son Peygamberi Muhammed aleyhisselam vasıtasıyla bildirdiği dinin hepsini kabul etmek
beğenmek demektir. Bir âyet-i kerime meali:
(Allah’a ve ümmi nebi olan Resulüne iman edin!) [Araf 158]
Meleklere inanmak:
Melekler nurani cisimlerdir. Hiçbirinde erkeklik dişilik yoktur. Hepsinin günahsızemin olduğunu kabul etmek
tasdik etmek
yaptıkları işleri beğenmek şarttır. Bir âyet-i kerime meali:
(Asıl iyilik; Allah’aahirete
meleklere
kitaplara
nebilere inanmaktır.) [Bekara 177]
Kitaplara inanmak:
ZeburTevrat
İncil
Kur’an ve diğer kitapların Allahü teâlâ tarafından gönderildiğine
hepsinin hak olduğuna
ancak son kitap Kur’an-ı kerimle diğerlerinin [Hiç birisi değişmemiş bile olsa] Allahü teâlâ tarafından nesh edildiğine yani yürürlükten kaldırıldığına iman etmek
böyle olduğunu kabul etmek demektir. Ayrıca
Kur’an-ı kerimden önceki kitapların insanlar tarafından değiştirildiğini
Allah kelamı olmaktan çıktıklarını bilmek
bunu kabul ve tasdik etmek demektir. Bir âyet-i kerime meali:
(Onlarsana indirilene [Kur’an-ı kerime]
senden önceki indirilen kitaplara iman ederler.) [Bekara 4]
Peygamberlere inanmak:
Peygamberlerin hepsinin Allahü teâlâ tarafından seçilmiş olupsadık
doğru sözlü
günahtan masum olduklarını kabul ile tasdik etmek demektir. Onlardan birini bile kabul etmeyen
beğenmeyen kimse
kâfir olur. Peygamberlerin ilkinin Âdem aleyhisselam ve sonuncusunun
Muhammed aleyhisselam olduğuna iman etmek
kabul ve tasdik etmek demektir. Peygamber efendimizin bildirdiği dini hükümlerin hepsini
en güzel şekilde ve eksiksiz tebliğ ettiğine inanmak
bu emir ve yasakların hepsini kabul edip
hepsini beğenmek demektir. Bir âyet-i kerime meali:
(Bütün Peygamberlere iman ediphiçbirini diğerinden ayırmayanlar Allah’ın mükafatına kavuşacaktır.) [Nisa 152]
Kaza ve kadere inanmak:
Allahü teâlânın insanlara cüzi irade verdiğiniinsanların bu cüzi iradeye göre tercih ettikleri ve yaptıkları her şeyi Allahü teâlânın yarattığına iman etmek demektir. Hayır ve şer
her şeyi kulların talep ettiklerini
Allah’ın da bunu dilediği takdirde yarattığını bilmek
bunu kabul ile tasdik etmek ve beğenmek demektir. Bir âyet-i kerime meali:
(Allah’ın emri mutlaka yerine gelecekyazılmış bir kaderdir.)
[Ahzab 38]Ahirete inanmak:
İnsanların kıyamet kopuncadirileceklerine
hesap ve mizandan sonra
Müslümanların Cennete
kâfirlerin Cehenneme gideceklerine ve orada ebedi kalacaklarına iman etmek
bunu kabul etmek ve beğenmek demektir. Bir âyet-i kerime meali:
(Onlar [Müslümanlar]ahiret gününe iman ederler.) [Bekara 4]
Kelime-i şehadete inanmak şöyle olmalı:
Ben şehadet ederim kiyani görmüş gibi bilirim ve bildiririm ki
Allah’tan başka ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki
Muhammed aleyhisselam Onun kulu
resulü ve son Peygamberidir. İki âyet-i kerime meali:
(Muhammed [aleyhisselam]Allah’ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur.) [Ahzab 40]
(Allah’a ve resulüne inananlararableri katında nurları ve ecirleri vardır.) [Hadid 19]
İnanmak ne demek?
Sual: Müslüman olmak için Amentü’deki altı esasa inanmak şarttırama inanmak ne demektir?
CEVAP
İnanmakgörmüş gibi
kabul etmek
tasdik etmek
beğenmek demektir. Bir insanın Müslüman olabilmesi için
iman sahibi olması
yani dinimizin emir ve yasaklarına inanması şarttır. Yalnız inanması da kâfi değildir; bu emirleri beğenmesi ve sevmesi de şarttır. Bu da bir bilgi işidir. Yapıp yapmamak ayrı
bunları kabul etmek
beğenmek ve sevmek ayrı şeydir. Yapıp yapmamak günah ve sevapla ilgili
kabul etmek ve beğenmek imanla ilgilidir. İmanın altı esası bir bütün olup
çok önemlidir. Ufak bir şüphe götürmez. İnandığı halde
birini bile beğenmemek kâfirliktir.
İmanın tarifi nedir?
İmanı şöyle tarif ediyorsunuz:
"İmanMuhammed aleyhisselamın
peygamber olarak bildirdiği şeyleri
tahkik etmeden
akla
tecrübeye ve felsefeye danışmaksızın
tasdik ve itikat etmektir
inanmaktır. Akla uygun olduğu için tasdik ederse
aklı tasdik etmiş olur
resulü tasdik etmiş olmaz. Veya
resulü ve aklı birlikte tasdik etmiş olur ki
o zaman peygambere itimat tam olmaz. İtimat tam olmayınca
iman olmaz. İman
Amentü’deki 6 esasa kesin olarak inanmaktır. Çünkü iyiler övülürken
(Onlar gayba inanır) buyuruluyor."
Bu tarifKur'ana zıttır
Bekara suresinin 62. âyetine aykırıdır. İman sadece Allah’a ve ahirete olması gerekir. Bu tarifin Muhammedi tavırla hiç bir alakası yoktur.
CEVAP
(Muhammedi) ifadesi uygun değildir. BuPeygamber efendimizin Allah’ın Resulü olduğuna inanmayan
Kur'anın Allah’ın kelamı değil
Muhammed aleyhisselamın sözü olduğunu savunan müsteşriklerin ve misyonerlerin ifadesidir. İman edilmesi gereken hususlar sadece Bekara 62 de mi bildiriliyor? Diğer âyetleri niye gizliyorsunuz? Güneş balçıkla sıvanmaz. İman sadece Allah’a ve ahirete değil
Amentü’deki altı esasa inanmaktır. Bekara suresinin 3. âyetinde
gayba inanmak
görmeden inanmak övülüyor. İmanın altı şartı da gayba inanmaktır. Çünkü hiç birisini görmüş değiliz.
Peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünü olan Hazret-i Ebu Bekir bu üstünlüğe kavuşup nasıl Sıddık lakabını aldı biliyor musunuz? (Allah ne diyorsa doğrudurAllah’ın resulü ne diyorsa doğrudur) demesi yüzünden bu dereceye yükselmiştir. Kâfirler
(Muhammed
Ebu Bekir’e galiba sihir yapmış
çünkü görmeden inanıyor
bir anda onun Miraca gidip geldiğini tasdik ediyor) diye hayrette kaldılar.
İman herkese lazım
Sual: İman etmek akıl icabı değil midir?
CEVAP
İmanı olmayan kimsenin sonsuz olarak Cehennem ateşinde yanacağını Peygamber efendimiz haber verdi. Bu haber elbette doğrudur. Buna inanmakAllahü teâlânın var olduğuna
bir olduğuna inanmak gibi lazımdır. Sonsuz olarak ateşte yanmak ne demektir? Herhangi bir insan
sonsuz olarak ateşte yanmak felaketini düşünürse
korkudan aklını kaçırması lazım gelir. Bu korkunç felaketten kurtulmak çaresini arar. Bunun çaresi ise
çok kolaydır. (Allahü teâlânın var ve bir olduğuna ve Muhammed aleyhisselamın Onun son Peygamberi olduğuna ve Onun haber verdiği şeylerin hepsinin doğru olduğuna inanmak ve beğenmek) insanı bu sonsuz felaketten kurtarmaktadır.
Bir kimse ben bu sonsuz yanmaya inanmıyorumbunun için böyle bir felaketten korkmuyorum
bu felaketten kurtulmak çaresini aramıyorum derse
buna
(İnanmamak için elinde senedin
vesikan var mı? Hangi ilim
hangi fen inanmana engel oluyor?) denirse ne cevap verecektir? Elbette hiçbir vesika gösteremiyecektir. Senedi
vesikası olmayan söze ilim
fen denir mi? Buna zan ve ihtimal denir. Milyonda
milyarda bir ihtimali olsa da
(sonsuz olarak ateşte yanmak) korkunç felaketinden sakınmak lazım olmaz mı? Az bir aklı olan kimse bile
böyle felaketten sakınmaz mı? Sonsuz ateşte yanmak ihtimalinden kurtulmak çaresini aramaz mı? Görülüyor ki
her akıl sahibinin iman etmesi lazımdır.
İman etmek için vergi vermekmal ödemek
yük taşımak
zevkli tatlı şeylerden kaçınmak gibi sıkıntılara katlanmak lazım değildir. Yalnız kalb ile
ihlas ile
samimi olarak inanmak yeterlidir. Bu inancını inanmayanlara bildirmek de şart değildir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki
(Sonsuz ateşte yanmaya inanmayanın
buna çok az da bir ihtimal vermesi
zannetmesi akıl icabıdır). Sonsuz olarak ateşte yanmak ihtimali karşısında
bunun yegane ve kesin çaresi olan iman nimetinden kaçınmak
ahmaklık
hem de çok büyük şaşkınlık olmaz mı?
İmandan mahrum olan
Sual: (İman edeninneyi yok; imandan mahrum olanın neyi var ki?) sözü
ne demektir?
CEVAP
Hükümneticeye göre verilir. Ebedi kâr ve zarara bakılır. Ebedi nimetlere kavuşmanın veya ebedi azaplara düşmenin sebebi
insanda bir hazinenin varlığına veya yokluğuna bağlıdır. Bu hazine imandır
Müslüman olmaktır. Bu hazineye malik olanın her şeyi var demektir. Bu hazineden mahrum kalanın da
hiçbir şeyi yok demektir. Mesela dünyanın en fakir insanı salih bir Müslüman olsun. Bu çok fakir Müslümana
(Dünyanın bütün servetini
her şeyin tapusunu sana vereceğiz
dünyanın lideri de
sen olacaksın
ama; imanını bırak) deseler. O
çok fakir Müslüman
bunu asla kabul etmez. Demek ki
iman sahibi
dünyadaki bütün servetin satın alamayacağı bir hazineye ve erişilemeyecek bir makama sahiptir.
Netice olarakAllahü teâlâya iman eden kimse
o haliyle de ölürse
ebedi Cennetliktir. Başka hiç bir şeyi olmasa da
ne önemi var? İmandan mahrum olanın akıbeti ise
ebedi Cehennemdir. Bütün dünya onun olsa da
neye faydası olur? Onun için bir iş yaparken
bu işten Allahü teâlâ razı mı
değil mi ona bakmak gerekir. O
razı ise başka hiç kimse razı olmasa da
önemi yoktur. O razı değilse
herkes razı olsa da
beğense de
hiç kıymeti olmaz. O halde her işte ölçümüz
Allahü teâlânın rızası olmalıdır.
Dil ile ikrar
Sual: Bir ingiliz arkadaşım var. Müslüman olmuşnamaz kılıyormuş ama
hiç kimseye söylememiş. İngilizler Müslüman olduğunu duyarsa
iyi gözle bakmayacaklarını söylüyor. Kitaplarda okumuş
kalb ile tasdik
dil ile ikrar etmek gerekiyor
şimdi ben kaç kişinin yanında Müslümanlığımı ikrar etmem gerekir diyor. İkrar etmeden veya edemeden ölsem Müslüman sayılmaz mıyım diyor.
CEVAP
Evet iman etmek için kalb ile tasdik dil ile de ikrar gerekir. Ancakonun dil ile başkalarına ikrar etmesi gerekmez. İslam ülkesinde ikrar etmesi gerekir ki
Müslüman olarak bilinsin ve Müslümanlara yapılan muamele ona yapılsın ve Müslüman mezarlığına defnedilsin.
İnanmak ve beğenmek
Sual: CenneteCehenneme ve Allah’a inanan herkes mümindir ve Cennete gider deniyor. Böyle bir şey var mıdır?
CEVAP
Çok yanlış bu! Şeytan da Allah’a inanıyoro da Cennete Cehenneme inanıyor. Hatta imanın diğer şartlarına da inanıyor. Meleklere inanıyor
Peygamberlere inanıyor
gönderilen kitaplara inanıyor. Öldükten sonra dirilmeye inanıyor. Hesaba
kitaba inanıyor yani bunları biliyor. Demek ki Amentü’ye sadece inanmakla
bunları bilmekle iman olmuyor. Amentü’de bildirilen altı esasa inanmakla birlikte
Allahü teâlâ tarafından bildirilen emir ve yasakların tamamını kabul etmek ve hepsini beğenmek de şarttır. Birini bile beğenmeyen müslüman olamaz. Bir de
Hubb-i fillah
buğd-i fillah var. Yani Allah dostlarını dost
düşmanlarını düşman bilmek gerekir. Tersi
yani Allah dostlarını düşman
düşmanlarını da dost bilen kimse mümin olamaz.
Demek ki Amentü’ye şeytan da inanıyorhepsini teker teker biliyor. Ancak şeytan
inandığı
teker teker bildiği bu şeyleri kabul etmiyor
beğenmiyor ve Allah dostlarını düşman
düşmanlarını da dost biliyor. Şeytan gibi bilen ve inanan kimse mümin olmaz.
En faziletli iman
Sual: En faziletli iman nedir?
CEVAP
İmanın altı şartına inanıphubb-i fillah ve buğd-i fillaha sahip olduktan sonra
hep Allahü teâlâyı hatırlamak
her işini dine uygun olarak
Allah için yapmaktır. Bir hadis-i şerif meali:
(En faziletli imannerede olursan ol
Allahü teâlânın seninle beraber olduğunu bilmendir.) [Taberani]


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla
bildirilen altı esasa inanmak ve Allahü teâlâ tarafından bildirilen