İslamseli Anasayfa
...HİZMET NİMETTİR...

TABERİ - ( 838 - 923m. )

TABERİ - ( 838 - 923m. ) Konusu, Büyük İslam Alimleri... Forumunda Tartışılıyor.
Konu Etiketleri: taberi 838, 838 923 ebu cafer taberinin eserlerinin genel özellikleri,

Ana Sayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar İletişim MODERATÖR BAŞVURUSU!
Geri git   İslami Forum, İslam Hakkında Herşey Bu Forumda... |İslamSeli.Com > İSLAM VE İNSAN. > Büyük İslam Alimleri...
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Konularım Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 25-07-2009, 06:11 PM   #1 (permalink)
Thumbs up TABERİ - ( 838 - 923m. )

TABERİ - ( 838 - 923m. ) İslamseli.Com  TABERİ - ( 838 - 923m. )

TABERİ - ( 838 - 923m. )

H. III-IV (M.9-10) asırlarda yetişmiş fıkıh hadis tarih dil tefsir ve kırâat ilimlerinde otorite olmuş âlim.Tam adıyla Ebû Cafer Muhammed ibn Cerîr et-Taberî. Taberistan'ın Âmul şehrinde 224/838 yılı sonlarında dünyaya geldi ilk tahsilini burada yaptı. Yedi yaşında hafız oldu dokuz yaşında hadis ezberlemeye başladı.

İlim tahsili için Rey Basra Kufe Medine Suriye ve Mısır gibi şehir ve ülkeleri dolaştıktan soma hilafet merkezi olan Bağdad'a yerleşti. Kaynaklar onun hocaları ve talebeleri için uzun bir liste vermektedir. Zamanında hadis fıkıh (Hanefi Şafii ve Mâliki fıkıhları) kıraat tarih ve edebiyat sahalarında meşhur olan birçok âlimden ders aldı yetiştikten sonra da bütün bu ilimlerde eserler verdi. Kırk sene süreyle her gün kırk yaprak yazmak suretiyle son derece hacimli eserler meydana getirdi.

Zamanındaki birtakım mezhep mensuplarınca Râfızilik ve Şiilikle itham edilmiş olmakla birlikte bu vasıfları yoktur. Bunlar müfrit ve mezheplerinde mutaassıp kimseler tarafından ortaya atılmış iddialar hatta iftiralardır. Çünkü Taberî'nin eserlerinde onun ne Râfızi ne de Şii olduğuna delalet edecek ifadeler ve bilgiler yer almaktadır.

Fıkıhta önceleri Şafiî mezhebine mensup iken sonradan mutlak müctehidlik mertebesine ulaşmıştır. Kaynaklar onun Ceririyye adında sonraları ortadan kalkmış olan bir mezhebin imamı olduğunu kaydeder. OnuRâfizîlikle itham edenler de Hanbelî mezhebi mensupları olup bu düşmanlıkları Taberî'nin onların imamı Ahmed İbn Hanbel'i bir fıkıh imamı değil de hadis âlimi kabul etmesine kızdıklarından olmalıdır. Kaynaklar Taberî'nin Ahmed İbn Hanbel'den ilim almak üzere Bağdad'a geldiğini ve fakat ancak onun vefatından sonra Bağdad'a ulaşabildiğini bunun üzerine memleketine dönmeyerek Basra'da tahsiline devam ettiğini belirtiyorlar. Bu yüzden iki imam arasında herhangi bir husumet olmadığı gibi Taberî İmam Ahmed İbn Hanbel'in değerini ve mertebesini inkâr etmiş de değildir.

Taberî 310/923 yılında Bağdad'da vefat etmiş ve muhaliflerinin çokluğu sebebiyle ölümü gizli tutularak geceleyin vefat ettiği eve defnedilmiştir. Kabrinin başka yerde olduğu (meselâ Mısır gibi) şeklindeki haberler ise sağlıklı değildir. Taberî'ye ait olduğu iddia edilen kabirler ona ait olmayıp belki de onun adına kurulmuş ziyaret makamlarıdır.

İmam Taberî'nin te'lif ettigi eserlerin birçoğu kaybolmuş ve zamanımıza kadar ulaşamamıştır. Fakat bize kadar ulaşan eserlerinin bile bir ömre sığdırılması zordur ve Taberî'nin büyüklüğünün en büyük delilidir.


Taberî'nin eserlerinden bazıları şunlardır.

1- Târîhu'l-Ümem ve'l-Mülûk: Taberî'nin doğuda ve batıda haklı bir şöhrete ulaşmasına ve "Tarihin Babası" ünvanı verilmesine sebep olan genel tarihidir. Taberî bu eserinde yaratılıştan kendi zamanına kadar olan olayları rivayet senedleriyle birlikte kaydetmiştir. Tarih ilminde en önemli kaynaklardan biri olarak kabul edilir. Daha sonra gelen tarihçiler onun verdigi bilgileri ya aynen almış ya da özetleyerek vermişlerdir. Birçok dile ve bu arada Türkçeye de tercüme edilmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Şark İslâm Klâsikleri serisi içinde neşrine başlanan Türkçe tercümesinin basımı henüz tamamlanamamıştır.

2-İhtilâfu'l-Fukahâ: Bu eser İhtilâfu Ulemâi'I-Emsar fi Ahkâmi Şerâii'l- İslâm adıyla 1933'de yayımlanmıştır.

3- Letâifu'l-Kavl fi AhkâmiŞerâii'l-İslâm: Usûl-i fıkha dair yazdığı bir eserdir.

4- Kitâbu'l-Kırâât ve Tenzîlu'l- Kur'an.

5-Kitâbu Şerhi's-Sûnne: Mezhebî ve itikâdî konuları ihtiva eden eser Mısır ve Bombay

(1321)'da basılmıştır.
6- Kitâbu Âdâbi Menâsiki'l-Hacc.

7- Kitâbu'l Mûciz fi'l-Usûl.

8- Kitâbu'l-Garîb ve't-Tenzîl ve'l-Aded.

9- Kitâbu Âdâbi'l-Kudât.

10-Câmiu'l-Beyân an (fi) Te'vîli Âyati'l-Kur'ân: 270/883 yılında tamamladığı bu eseri Taberî Tefsiri olarak da bilinir. Taberî çok meşhur bir tarihçi olması kadar "Rivâyet tefsirlerinin anası " olarak kabul edilen bu tefsiri ile de şöhret bulduğu için bu tefsiri hakkında biraz daha geniş bilgi vereceğiz.;

Taberî Tefsİrİ

Câmiu'lBeyân rivâyet tefsirlerinin ilki ve en önemlisi sayılır. Kendinden sonraki rivâyet tefsirlerinin kaynağı durumundadır. Ancak dirayet tefsiri yönünden de küçümsenemeyecek derecede bilgiler ihtiva eder. Subkî'nin et-Tabakâtu'l-Kubrâ'sında kaydettigine göre Taberî bu tefsirini çok uzun kaleme almış ve fakat yine kendisi daha sonra kısaltarak bugünkü hacmine indirmiştir.

Taberî bu tefsire bir mukaddime ile başlar. Mukaddime'de Kur'ân ile ilgili bazı konulara yer verir. Kur'ân'-in nâzil oldugu Arapça'nın özelliklerinden ve lehçelerinden söz eder. Tefsir ve Te'vîli açıklar. Kur'ân'ı kendi re'yi ile tefsiri yasaklıyan hadisleri peşinden de Kur'ân tefsirine teşvik eden hadisleri ve sahabeden Kur'ân-ı tefsir edenleri zikreder. Tâbiinden Kur'ân tefsiri makbul olanlarla tefsiri kabul edilemeyecek derecede zayıf olanları sayar. Daha sonra Kur'ân'ın isimlerinin surelerinin ve âyetlerinin te'vîline geçer.

Taberî eserine "Tefsir" değil de "Te'vîl" adını vermiştir. Âyetleri tefsire başlarken de aynı isimlendirmeyi sürdürür ve "el-kavlu fi te'vîli kavlihî Teâlâ" diyerek âyeti zikrederek
sonra o âyeti tefsir eder. O âyetin tefsiri ile ilgili olarak kendine ulaşan muhtelif rivâyetlerden birbirini destekleyenleri aynı anlamda olan veya birbirini tamamlayan rivâyetleri peş peşe senedlerini de zikrederek serdeder. Bu rivâyetlerde "merfû mevkûf maktû hadis" (
Hz. Peygamber'den sahâbeden tâbiinden nakledilenler) sırasına riayet eder. Eğer bu âyetin tefsirinde birden fazla görüş varsa bu görüşleri ve delilleri olan rivâyetleri ayrı başlıklar altında verir. Ancak o tefsire dair rivâyetleri saymakla yetinmez; gerek rivâyetlerin senedlerini gerekse metinlerini tenkide tabi tutar zayıflık ve kuvvet nokta-i naıarından inceleyerek aralarında tercihler yapar.

İhtiyaç duyduğu yerde âyetlerin gramer tahlillerine girişir âyetlerden çıkarılacak fıkhî hükümlere bu fıkhî hükümlerin dayandığı delillere temas eder bu hükümlerden tercih ettiklerine ve tercihine sebep olan delillere işaret eder.

Eserde yer yer kırâatlere bunlardan şâzz olanlarına da işaret edilir. Kırâat farklılıklarına göre âyetlerin kazandığı anlamlar da verilir. Taberî tefsirinde yer yer İsrâiliyyât'a da rastlanır. Bu konudaki rivâyetlerini daha ziyade Ka'bu'l-Ahbâr Vehb İbn Münebbih İbn Cüreyc ve Süddi'ye dayandırır. Ancak İsrâiliyyât'a dair verdiği haberleri senedleri ile birlikte kaybettiği için bu haberlerin tahkiki ve araştırılması daima mümkündür.

Taberî özellikle kelime izahlarında garib lâfızların tefsirinde eski Arap şiirinden büyük ölçüde istifade etmiş izahlarına cahiliye devri şiirinden çokça deliller getirmiştir.

Câmiu'l-Beyân'da kelâm ve akîde konularında da azımsanmayacak derecede bilgi vardır. Müfessir eserinden ehl-i sünnet ve'l-cemâat mezhebini destekler; Kaderiyye Mu'tezile Mücessime Müşebbihe gibi ehl-i sünnete muârız mezheblerin görüşlerini reddeden açıklamalara ve te'villere yer verir.

Özetle İbn Cerîr bu eserinde kendinden önceki müfessirlerin hemen bütün görüşlerini o zamana kadar teşekkül etmiş olan Abdullah İbn Abbâs (öl. 68/687-688) Abdullah İbn
Mes'ûd (öl. 32/652) Ali İbn Tâlib (öl. 40/660) Übeyy İbn Ka'b (öl.19/640)'a dayanan tefsir ekollerinin müfessirlerinden ve diğer müstakil âlimlerden elde ettiği bütün rivâyetleri
toplamış böylece büyük bir "Tefsir Ansiklopedisi" meydana getirmiştir. Bu arada Mukâtil İbn Bükeyr ve Kelbî gibi tefsirde zayıf kabul edilen âlimlerden nakilde bulunmamaya da dikat etmiştir.

Câmiu'l-Beyân'ın muhtelif baskıları vardır. En yaygın olan 30 cüz halinde ve kenarında Neysâbûrî (öl. 728/1328)'nin "Ğarâibu'l-Kur'ân ve Rağaibu'l-Furkân" adli tefsiri bulunan baskısıdır.

Mahmûd Muhammed Şâkir ve Ahmed Muhammed Şâkir eserin tahkikli neşrine başlamışlarsa da Ahmed Muhammed Şâkir'in vefatı ile 16. cilde kalmıştır. Tahkiki biten cildler Mısır'da. Dâru'l-Maârifçe neşredilmiştir. Camiu'l-Beyan'ın birçok yönü üzerinde çeşitli master ve doktora tezleri yapılmıştır. Ayrıca Hasan Karakaya tarafından Türkçeye tercüme edilen eser
hisar yayınlarınca basılmıştır.

Aradığınız Bilgiye Ulaşamadıysanız Üye Olmadan
Aradığınız Konuyu BURAYA Başlık Olarak Açabilirsiniz.

ALLAH ASIKLARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

WEZ Format +1. Şuan Saat: 08:43 AM.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0 RC1
İslamseli.Com | İslami Forum
Valid XHTML 1.0 Transitional
Mutlu Olmak