İslamseli Anasayfa
...HİZMET NİMETTİR...

Mimar sinan - (1490-1588)

Mimar sinan - (1490-1588) Konusu, Büyük İslam Alimleri... Forumunda Tartışılıyor.

Ana Sayfa Kimler Online Bugünki Mesajlar İletişim MODERATÖR BAŞVURUSU!
Geri git   İslami Forum, İslam Hakkında Herşey Bu Forumda... |İslamSeli.Com > İSLAM VE İNSAN. > Büyük İslam Alimleri...
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Konularım Forumları Okundu Kabul Et


Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 25-07-2009, 05:50 PM   #1 (permalink)
Thumbs up Mimar sinan - (1490-1588)

Mimar sinan - (1490-1588) İslamseli.Com  Mimar sinan - (1490-1588)

MİMAR SİNAN - (1490-1588)

Kayseri'nin Ağırnas köyünde doğdu. Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul'a getirildi. Zeki genç ve dinamik olduğu için seçilenler arasındaydı. Sinan At Meydanı'ndaki saraya verilen çocuklar içinde mimarlığa özendi vatanın bağlarında ve bahçelerinde su yolları yapmak kemerler meydana getirmek istedi. Devrinin mahir ustaları mahiyetinde han çeşme ve türbe inşaatında çalıştı. 1514'te Çaldıran 1517'de Mısır seferlerine katıldı. Kanunî Sultan Süleyman zamanında yeniçeri oldu ve 1521'de Belgrad 1522'de Rodos seferinde bulunarak atlı sekban oldu. 1526'da katıldığı Mohaç Meydan Muharebesinden sonra sırası ile acemi oğlanlar yayabaşılığı kapı yayabaşılığı ve zenberekçibaşılığa yükseldi.

1532'de Alman 1534'de Tebriz ve Bağdat seferlerinden dönüşte "Haseki" rütbesi aldı. Bağdat seferinde Van Kalesi Muhasarasında göl üzerinde nakliyat yapan kalyonlara top yerleştirdi.
Korfu Pulya (1537) ve Moldovya (1538) seferlerine katılan Mimar Sinan Moldovya (Kara Buğdan) seferinde Prut nehri üzerine onüç günde kurduğu köprü ile Kanunî Sultan Süleyman'ın takdirini kazandı. Aynı sene başmimarlığa yükseldi.
Mimar Sinan katıldığı seferlerde Suriye Mısır Irak İran Balkanlar Viyana'ya kadar Güney Avrupa'yı görüp mimari eserleri inceledi ve kendisi de birçok eser verdi. İstanbul'da devrin en meşhur mimarları ile Bayezid Camii'nin ustası Mimar Hayreddin ile tanıştı.
Bazı Eserleri:
Sinan'ın mimarbaşılığa getirilmeden evvel yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar Halep'de Hüsreviye Külliyesi Gebze'de Çoban Mustafa Paşa Külliyesi ve İstanbul'da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesi'dir.
Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser O'nun sanatının gelişmesini gösteren basamaklar gibidir. Bunların ilki Şehzadebaşı Camii ve Külliyesidir. Külliyede ayrıca imaret tabhane (mutfak) kervansaray ve bir sokak ile ayrılmış medrese bulunmaktadır.
Süleymaniye Camii Mimar Sinan'ın İstanbul'daki en muhteşem eseridir. Yirmiyedi metre çapındaki büyük kubbe zeminden itibaren tedricen yükselen binanın üzerine gayet nisbetli ve ahenkli bir şekilde oturtulmuştur. Sükûnet ve asaleti ifade eden bu sade ve ahenkli görünüşü ile Süleymaniye Camii olgunlaşmış bir mimariyi temsil etmektedir.Sekiz ayrı binadan meydana gelen Süleymaniye Camii ve Külliyesi Fatih'ten sonra şehrin ikinci üniversitesi olmuştur.
Mimar Sinan'ın en güzel eseri seksen yaşında yaptığı Edirne Selimiye Camii'dir. Selimiye'nin kubbesi Ayasofya kubbesinden daha yüksek ve derindir. 3150 metre çapındaki kubbe sekizgen şeklindeki gövde üzerine oturmuştur. Üç şerefeli ince minarelerine üç kişi aynı anda birbirini görmeden çıkabilmektedir.Sinan bu camiin ustalık eseri olduğunu ve bütün sanatını Selimiye'de gösterdiğini belirtmektedir.
Mimar Sinan gördüğü bütün eserleri büyük bir dikkatle incelemiş fakat hiçbirini aynen taklid etmeyip sanatını devamlı geliştirmiş ve yenilemiştir. Eserlerindeki sütunlar duvarlar ve diğer kısımlar taşıdıkları yüke mukavemet edebilecek miktardan daha kalın değildir. Kullandığı bütün mimari unsurlarda bu hesap dikkati çeker.
Mimar Sinan aynı zamanda bir şehircilik uzmanıdır. Yapacağı eserin önce çevresini tanzim ederdi. Yer seçiminde de büyük başarı göstermiş ve eserlerini çevresine en uygun tarzda yerleştirmiştir.
Bilinen eserleri: 84 camii 53 mescid 57 medrese 7 darülkurra 22 türbe 17 imaret 3 darüşşifa 5 su yolu kemeri 8 köprü 20 kervansaray 35 saray 8 mahzen 48 hamam olmak üzere 364 adettir.
Depreme Dayanıklı:
Mimarın çok sayıdaki eserini inceleyenler Sinan'ın depreme karşı bilinen ve gereken tüm tedbirleri aldığını söylemekteler.Bu tedbirlerden biri temelde kullanılan taban harcıdır.Sadece Sinan'ın eserlerinde gördüğümüz bu harç sayesinde deprem dalgaları emilir etkisiz hale gelir. Yine yapıların yer seçimi de ilginç. Zeminin sağlamlaşması için kazıklarla toprağı sıkıştırmış dayanak duvarları inşa ettirmiş.Mesela Süleymaniye'nin temelini 6 yıl bekletmesi temelin zemine tam olarak oturmasını sağlamak içindir.
Mimar Sinan yapılarında ayrıca drenaj adı verilen bir kanalizasyon sistemi de kurmuştur.Drenaj sistemiyle yapının temellerinin sulardan ve nemden korunarak dayanıklı kalması öngörülmüştür. Ayrıca yapının içindeki rutubet ve nemi dışarı atarak soğuk ve sıcak hava dengelerini sağlayan hava kanalları kullanmış. Bunların dışında yazın suyun ve toprağın ısınmasından dolayı oluşan buharın yapının temellerine ve içine girmemesi için tahliye kanalları kullanmıştır. Buhar tahliye ve rutubet kanalları drenaj kanallarına bağlı olarak uygulamaya konulmuştur.
İşte Sinan'ın eserlerini inceleyen ve birçoğunu da restore eden Mimar Abdülkadir Akpınar'ın söyledikleri:
"Karşılaştığım bir özellikten dolayı gözlerime inanamadım. Sinan'ın eserlerinde en ufak bir çıktı ve desen dahi tesadüf değil. Renklere bile bir fonksiyon yüklenmiş. Çünkü yapıyı her şeyi ile bir bütün olarak ele almış. Bütün ölçülerini ebced hesabına göre yapmış ve bir ana temayı temel almış. Ölçülerini asal sayıya göre yapmış ve onun katlarını baz almış. İlmini din ile bütünleştirip mükemmel eserler ortaya koymuş. Örneğin Sinan Kur'an-ı Kerim'de geçen "Biz dağları yeryüzüne çivi gibi gömdük..." ayetinden etkilenerek yapılarının yer altındaki kısmını ona göre inşa etmiş. Yapıları hislerine göre değil matematiksel olarak oluşturmuş. Bugünün teknolojisi bile Sinan'ın yapmış olduğu bazı uygulamaları çözemiyor. Küresel ve piramidal uygulamalarının bir başka benzeri daha yok. Ama bunların hepsi estetik sağladığı gibi yapının sağlamlığını da pekiştirmiştir.

MİMAR SİNAN TÜRBESİ

Süleymaniye Camii 'nin eski ağalar kapısının karşı köşesinde yol ayrımında üçgen bir alandadır. Önde som mermerden yapılmış bir sebil görülmektedir. Sebilin arkasındaki ufak mezerlıkta 6 sütunlu üstü örtülü ve etrafı açık türbede Mimar Sinan'ın mezarı bulunmaktadır. Türbesini ölümünden az önce kendisi yapmıştır. 1933 yılında Mimar Vasfi Egeli tarafından restore edilmiştir. Sandukanın uçları ile üzerindeki burma kavuk mermerdendir. Sokağa bakan demir parmaklıklı bir pencereden türbe görünür.

Aradığınız Bilgiye Ulaşamadıysanız Üye Olmadan
Aradığınız Konuyu BURAYA Başlık Olarak Açabilirsiniz.

ALLAH ASIKLARI isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

WEZ Format +1. Şuan Saat: 08:51 AM.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0 RC1
İslamseli.Com | İslami Forum
Valid XHTML 1.0 Transitional
Mutlu Olmak